Sonu ARLI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "arlı" olan, toplam 128 adet kelime bulunmaktadır. Sonu arlı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında arlı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde arlı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

AFYONKARAHİSARLI, HIZARBAŞIKUMARLI

14 harfli kelimeler

BÜYÜKKARAKARLI, KÜÇÜKKARAKARLI

13 harfli kelimeler

YUKARIPINARLI

12 harfli kelimeler

MADAGASKARLI, BİLGİSAYARLI, TEPEKÖKNARLI

11 harfli kelimeler

KARAHİSARLI, YUKARINARLI

10 harfli kelimeler

İSTİKRARLI, ALTMIŞARLI, BEYDAMARLI, CİHANŞARLI, DOKSANARLI

9 harfli kelimeler

AKPINARLI, ALTIŞARLI, ANAHTARLI, ÇUHADARLI, DOKUZARLI, ESKİNARLI, İKTİDARLI, ÜÇANBARLI

8 harfli kelimeler

ÇAVDARLI, DESTARLI, İTİBARLI, KANTARLI, KASTARLI, MANTARLI, ŞALVARLI, TEKRARLI, ALAKARLI, ALAŞARLI, BAYDARLI, BULVARLI, ÇANDARLI, DİNDARLI, DİZDARLI, DÜNDARLI, GAFFARLI, HAYDARLI, KAYNARLI, KIRDARLI, KIRKARLI, KOÇMARLI, KÖKNARLI, OTUZARLI, PANCARLI, PİNDARLI, RÜZGARLI, SANCARLI, SERDARLI, SILCARLI, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ASTARLI, BAHARLI, BUHARLI, ÇINARLI, DAMARLI, DUYARLI, ESRARLI, HASARLI, ISRARLI, İHBARLI, KARARLI, KAŞARLI, KENARLI, KOÇARLI, LİVARLI, RÖTARLI, TIMARLI, TUTARLI, VAKARLI, YARARLI, ZARARLI, AFŞARLI, AMBARLI, AVŞARLI, DİVARLI, DUVARLI, EFKARLI, FİLARLI, GAFARLI, HIZARLI, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

AHARLI, AYARLI, ACARLI, ONARLI, UÇARLI, UYARLI

5 harfli kelimeler

CARLI, HARLI, KARLI, GARLI, NARLI, VARLI, YARLI, ZARLI

4 harfli kelimeler

ARLI

Bazı kelimelerin anlamları

ARLI

Namuslu, utangaç, sıkılgan.

AFYONKARAHİSARLI

Afyonkarahisar ilinden olan kimse.

CİHANŞARLI

Yozgat ilinde, Sorgun belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

İSTİKRARLI

Dengeli.

KÜÇÜKKARAKARLI

Tekirdağ ili, Hayrabolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

HIZARBAŞIKUMARLI

Ordu ilinde, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

YUKARIPINARLI

Bayburt kenti, Demirözü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KARAHİSARLI

Konya ili, Kurthasanlı bucağına bağlı bir bölge. Tekirdağ ili, Barbaros bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

MADAGASKARLI

Madagaskar halkından olan kimse.

BÜYÜKKARAKARLI

Tekirdağ şehri, Dambaslar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DOKSANARLI

Doksanar doksanar sıralanmış. Her biri doksan birimden oluşan.

TEPEKÖKNARLI

Giresun ilinde, Dereli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ALTMIŞARLI

Altmışar altmışar sıralanmış. Her biri altmış birimden oluşan.

BİLGİSAYARLI

Bilgisayarı olan, bilgisayarla iş gören. Bilgisayardan yararlanılarak yapılan.

BEYDAMARLI

Ağrı ilinde, Tutak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

YUKARINARLI

Samsun ili, Vezirköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında ARLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

AKKELEBEK

Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).

ALAFRANGA

Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

ARMUDİYE

Nazarlık olarak takılan armut biçimindeki altın.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ALÇI

Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.

ANTİK

İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.

ALGILAMAK

Bir olayı veya bir nesnenin varlığını duyu organlarıyla kavramak, idrak etmek.

ALTIGEN

Altı kenarlı çokgen, müseddes. Bu biçimde olan.

ANLAMLILIK

Anlamlı olma durumu, manidarlık.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

ANAFİLAKSİ

Aşırı duyarlık.

ALERJİ

Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

ARABESK

Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü. Girişik bezeme.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AĞIRCANLI

Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).