Sonu ARAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "arak" olan, toplam 65 adet kelime bulunmaktadır. Sonu arak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında arak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde arak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

AMAÇLAYARAK

10 harfli kelimeler

YEŞİLBARAK, KAKKABARAK, BAŞBADARAK, AŞAĞIBARAK, TÜYLÜBARAK, ALAFASARAK

9 harfli kelimeler

ŞEYHBARAK

8 harfli kelimeler

SANSARAK, FAZLARAK, İHİNARAK, TANLARAK, TASTARAK, BELBARAK, AŞAĞARAK, MAMBARAK, MANCARAK, ALABARAK, MANÇARAK, MANGARAK, ŞAKKARAK, SONRARAK, DALYARAK

7 harfli kelimeler

KARARAK, MATARAK, ORTARAK, KADARAK, OSTARAK, KABARAK, SAMARAK, SOKARAK, ALÇARAK, GABARAK, DUTARAK, ÇOMARAK, BOZARAK, BITARAK, BAKARAK, BASARAK, ASTARAK, KISARAK, GADARAK, YAĞARAK, YAŞARAK, TUTARAK, YANARAK

6 harfli kelimeler

AFARAK, OLARAK, UFARAK, AMARAK

5 harfli kelimeler

ŞARAK, ZARAK, GARAK, PARAK, MARAK, KARAK, HARAK, ÇARAK, CARAK, YARAK, VARAK, TARAK, SARAK, BARAK

4 harfli kelimeler

ARAK

Bazı kelimelerin anlamları

ARAK

Ter. Çalma. Pirinç ve şeker kamışından elde edilen bir rakı türü.

TASTARAK

Ufak tefek eşya, öteberi.

KAKKABARAK

Keklik.

BELBARAK

Nevşehir ilinde, Hacıbektaş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YEŞİLBARAK

Antalya ili, Kaş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

SANSARAK

Bursa şehri, İznik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ALAFASARAK

Yeni yetme.

TÜYLÜBARAK

Kırmızı lale.

ŞEYHBARAK

Kayseri ili, Tomarza belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

BAŞBADARAK

Baş, idare eden: Baş yok badarak yok. Üstbaş.

AŞAĞIBARAK

Nevşehir şehrinde, Hacıbektaş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

AŞAĞARAK

Daha aşağı, aşağıca, bir derece aşağı.

AMAÇLAYARAK

kasden, kasdi olarak.

TANLARAK

Şafak söker sökmez.

FAZLARAK

Fazlaca, biraz fazla.

İHİNARAK

İşte.

  -   -   -  

Anlamında ARAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

ABDESTLİ

Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

ABANOZLAŞMAK

Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

ACCELERANDO

Gittikçe hızlanarak.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.