ARAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "aral" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. aral ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu aral ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aral olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ARALAYIVERMEK, ARALAYABİLMEK

12 harfli kelimeler

ARALAŞTIRMAK, ARALAYABİLME, ARALAYIVERME

9 harfli kelimeler

ARALANMAK, ARALIKSIZ, ARALAŞMAK, ARALATMAK

8 harfli kelimeler

ARALATMA, ARALIKLA, ARALIKLI, ARALICAK, ARALIKOZ, ARALANMA, ARALAMAK, ARALAMAH, ARALIKTA

7 harfli kelimeler

ARALAMA

6 harfli kelimeler

ARALIK, ARALIH, ARALIĞ, ARALAŞ, ARALTI, ARALUH

5 harfli kelimeler

ARALI

4 harfli kelimeler

ARAL

Bazı kelimelerin anlamları

ARAL

Harar, büyük çuval. Sıra dağlar. İki şey arası, ortası. Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada. Sıradağlar.

ARALAŞTIRMAK

Uzaklaştırmak, ayırmak. Aralamak, ayırmak.

ARALAYABİLMEK

Aralamaya gücü yetmek, aralama olasılığı bulunmak.

ARALAYIVERME

Aralayıvermek işi.

ARALIKLI

Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.

ARALIKLA

Aralıklı bir biçimde.

ARALANMA

Aralanmak işi.

ARALICAK

Aralık, daracık aralık. Giresun şehrinde, Espiye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ARALAŞMAK

Uzaklaşmak, defolmak. Bir şeyden uzaklaşmak. İlgisini kesmek. Kavga bitmek. Sık biten ürün, aralıklı duruma gelmek. Uzaklaşmak. Ayrılmak, uzaklaşmak.

ARALATMA

Aralatmak işi.

ARALATMAK

Aralık duruma getirtmek, biraz açtırmak.

ARALAYABİLME

Aralayabilmek işi.

ARALIKSIZ

Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.

ARALIKOZ

Giresun ilinde, Görele ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ARALANMAK

Biraz açılmak, aralık olmak. Araya zaman girmek. Gitmek, uzaklaşmak, yanından ayrılmak.

ARALAYIVERMEK

Çabucak aralamak.

  -   -   -  

Anlamında ARAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

ARALAMA

Aralamak işi.

ALMAŞIK

İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan. Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif.

BAĞITLAŞMAK

Aralarında sözleşme yapmak.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AYRIMLI

Ayrımı olan, aralarında ayrım bulunan, değişik, farklı.

ARTIK

İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.

ASTIM

Bronşların daralmasından ileri gelen nefes darlığı.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

ARALAMAK

İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.

ARA

İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.

ANLAŞIK

Aralarında anlaşma bulunan taraflardan, kimselerden biri.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

ARAYICI

Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.

ALGARİNA

Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.

ARMUZ

Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

AYNI

Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Başkası değil, yine o.