Kelimeler arşivi içinde; sonunda "apça" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu apça ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında apça olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde apça olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AHBAPÇA, HESAPÇA, KİTAPÇA
ARAPÇA, AHAPÇA, AKAPÇA
KAPÇA, SAPÇA, YAPÇA
APÇA
APÇA
Amca. Dost, arkadaş.
YAPÇA
Yavaş, yavaşça. Söz taşıyan, arabozucu.
HESAPÇA
Hesaba göre, hesaba uygun olarak.
AHBAPÇA
Dostça, içten, teklifsizce.
KİTAPÇA
Kitabın yazdığına göre.
ARAPÇA
Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi. Bu dille yazılmış olan.
AKAPÇA
Bembeyaz, çok beyaz, tertemiz.
KAPÇA
İlik. Düğme.
AHAPÇA
Bembeyaz, çok beyaz, tertemiz.
SAPÇA
Zonguldak ili, Kilimli bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde APÇA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANŞE
Arapça kökenli aişe / âyişe: Kadın adı "Ayşe.
ANSA
Arapça kökenli âişe: Ayşe. Ayşe. Halka, kangal, kıvrım.
ARAPÇALAŞTIRMA
Arapçalaştırmak işi, Arabizasyon.
TANIMLIK
Arapçada addan önce gelerek onun belirli olduğunu gösteren elif ve lam harfleri, harfitarif.
ALAHELEM
Arapça kökenli Allâhü alem bi's-sevâb: allahualem.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
ALAF
Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.
AFAĞAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Nefesi kesen sürekli öksürük. Arapça kökenli hafakan: hafakan. afağannar basmak: canı sıkılmak; yerinde duramamak.
BİNA
Yapı. Çatı. Arapça fiil çatısını konu edinen bilim veya kitap.
AMMI
Amca. Arapça kökenli amm: Amca, emmi.
ANIDAN
Arapça kökenli âni: aniden; ani olarak.
ALAFDAR
Her çeşit hububat satıcısı, zahireci. Arapça kökenli + Far. alef-dâr: hayvan yemi taciri.
AKEF
Arapça kökenli âkif: Akif.
SAMİ
Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu. Bu kola özgü olan.
ARAPÇALAŞTIRMAK
Arapçaya çevirmek. Arap dili özelliği kazandırmak.
ANTERE
Arapça kökenli anteri. Tek parçalı kadın giyeceği, entari. Bazı yörelerde erkeklerin de giydiği uzun düz üstlük.
ÇAMÇAK
Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak. Köpüklenerek akma.
ARABICA
Arapça.
AMMAN
Arapça kökenli amân: aman.
ARABİ
Arapça. Araplarla ilgili, Araplara özgü olan.