Kelimeler arşivi içinde; başında "api" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. api ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu api ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde api olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
APİKOMPLEKSAN
APİTYALİSMUS
APİKOPLAST, APİSEKTOMİ, APİTYALİZM, APİYOSOMOZ
APİKALİS, APİOSOMA, APİRETİK
APİÇİK, APİKAL
APİKO, APİUM
APİK
APİ
APİ
Aşık kemiği.
APİK
Atik, çevik.
APİSEKTOMİ
Diş kökünün çıkarılması.
APİKALİS
Herhangi bir hücre, yapı veya organın üst veya uç kısmı. Tepeyle, uçla ilgili olan.
APİTYALİZM
Tükürüğün az veya hiç salgılanmaması, apityalismus. Ateş, dehidrasyon ve tükürük bezi hastalıklarına bağlı olarak görülür, tükürük salgısı azlığı.
APİRETİK
Ateşsiz, nöbetsiz.
APİKAL
Herhangi bir hücre, yapı veya organın üst, uç kısmı. Uç kısım.
APİTYALİSMUS
Apityalizm.
APİKOPLAST
Sporozoanların hareketli ve enfektif çekirdeğinin önünde golgi aygıtına çok yakın olarak yerleşmiş tipik bir organel. Sporozoonların hareketli ve enfektif evrelerinde merozoitler ve sporozoitler gibi çekirdeğin önünde golgi aygıtına çok yakın olarak yerleşmiş tipik bir organel.
APİOSOMA
Silindirik, konik veya ayaklı kupa biçiminde vücuda sahip, serbest yüzeyinde oldukça az sayıda kirpik bulunan, üçgen, yuvarlak veya yumurta biçiminde makronükleusa sahip silli bir protozoon cinsi.
APİKOMPLEKSAN
Apicomplexa alt şubesinde bulunan protozoonlar. Apicomplexa alt şubesine ait veya Apicomplexa alt şubesiyle ilişkili.
APİUM
Su baldıranları.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
APİÇİK
Köpekleri çağırma ünlemi.
APİYOSOMOZ
Apiosoma cinsine ait protozoonların balıklarda oluşturduğu bir hastalık.
Bu bölümde tanımı içerisinde APİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAPİTALİSTLEŞME
Kapitalistleşmek durumu.
HAPİSLİK
Hapiste bulunma durumu veya süresi.
AKHARDAL
Hekimlikte iç sürdürücü olarak kullanılan hardal türlerinden biri (Sinapis alba).
İÇERİ
İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.
DİPDAM
Hapishane.
ANAMALCILIK
Anamala dayanan ve kâr amacı güden üretim düzeni, sermayecilik, kapitalizm.
CEZAEVİ
Hükümlülerin içinde tutuldukları yapı, hapishane, mahpushane, dam, kodes, mahbes.
KAFES
Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.
HAPSETMEK
Bir suçluyu hapishaneye koymak. Bir yere kapatıp salıvermemek. Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak. Engellemek, sınırlamak.
FAİZ
İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.
KEREVİZ
Maydanozgillerden, kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan kokulu bir bitki (Apium graveolens).
ANTİKAPİTALİZM
Kapitalizme karşı olma.
ÇURÇUR
Lapina familyasından, eti pek sevilmeyen, küçük bir deniz balığı (Crenilabrus). Önemsiz, değersiz.
KAPİTALİSTLEŞMEK
Kapitalist duruma gelmek.
HAPİS
Bir yere kapatıp salıvermeme. Mahpus. Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası. Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane. Pulları salıvermeme, kapatma esasına dayanan bir tür tavla oyunu.
ANTİKAPİTALİST
Kapitalist rejime karşı olan (kimse).
ANAMALCI
Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.
ARI
Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.
KABAHAT
Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet. Hafif hapis, para cezası veya meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç.
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.