Kelimeler arşivi içinde; başında "apo" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. apo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu apo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde apo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
APOLİPOPROTEİN
APONÖROTİKUS, APONÖROZİTİS, APOKAROTENAL
APOKALİPTİK, APOFERRİTİN, APOSTERİORİ
APOPROTEİN, APOPLEKTİK, APOİNDUSER, APONÖROZİS, APONÖROTİK
APOPTOZİS, APOMORFİN, APOPLEKSİ, APOTESYUM, APOLONYÜS, APOZİSYON
APOLİTİK, APOLİZİS, APOFİZİS, APOMİKSİ, APOSTROF, APONOMMA, APOENZİM, APONÖROZ, APOPİTOZ
APOPTOZ, APOGAMİ, APOKARP, APOKRİF, APOKRİN, APOSKAL, APOLLON
APOTİP, APODEM, APOFİZ, APOLAR, APOLET, APOLİZ
APORT, APOKS, APOŞİ, APODİ, APOTI, APOTR
APOR, APOŞ
APO
APO
Abla, büyük kız kardeş. Serseri, aptal. İnek, sığır. Yemek, mama (çocuk dilinde).
APOSTERİORİ
Sonsal.
APOMORFİN
Morfinin yoğun sülfürik asitle kaynatılması ve molekülündeki oksijen köprüsünün yıkılması sonucu oluşan ve beyindeki kusma merkezini uyararak kusmaya neden olduğundan klinikte kusturucu olarak kullanılan kimyasal bir bileşik.
APOPLEKTİK
Felce ait, felce meyilli.
APOPLEKSİ
Beyin damarlarından birinde ani yırtılma sonucu veya tıkanma sonucu gelişen bilinç kaybı ve felç oluşumuyla belirgin tablo.
APOPROTEİN
Bir protein kompleksinde etkinlik için gerekli olabilecek prostetik grup veya herhangi bir organik veya inorganik kısım haricindeki protein kısmı.
APOPTOZİS
Canlı ve henüz metabolik olarak etkin bir hücrede sitoplazma ve çekirdekte hızla gelişen bir büzüşme, kromatinin yoğunlaşması, sitoplazmik kabarcıkların oluşması, çekirdeğin ve sitoplazmanın zarla çevrili parçalara ayrılmasıyla belirgin bir dizi morfolojik değişim, apopitoz, apoptoz, hücre intiharı, nekrobiyoz, tek hücre ölümü, programlı hücre ölümü. Embriyolojik dönem dâhil tüm yaşam süresince oluşursa da, kimi patolojik olaylara bağlı olarak genetik bakımdan yıpranmış ve yaşlanmış hücrelerin programlı bir biçimde uzaklaştırılma yöntemi olduğundan hücre intiharı olarak da bilinir.
APOFERRİTİN
Demir kapsayan ferritin molekülünün proteinsiz kısmı. Demir kapsayan ferritin molekülünün protein kısmı. Demir bağlanmış apoferritin, ferritin adını alır.
APOKALİPTİK
Anlaşılmaz, kapalı, karanlık (söz veya yazı).
APONÖROZİS
Ak zar, yassı kiriş yapısı.
APONÖROTİK
Aponevroza ait, aponevrozla belirgin olan.
APOKAROTENAL
Portakalda bulunan, margarinlerin renklendirilmesinde kullanılan renk maddesi.
APONÖROTİKUS
Ak zara benzeyen.
APONÖROZİTİS
Aponöroz yangısı.
APOİNDUSER
DNA'da kontrol bölgesine bağlanmak ve kayıda imkân vermek üzere geni faaliyete geçiren düzenleyici protein.
APOLİPOPROTEİN
Lipoproteinlerin protein kısmı. A, B, C ve E olmak üzere dört grupta sınıflandırılır.
Bu bölümde tanımı içerisinde APO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
JUDO
Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu.
KAMİKAZE
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Japonların kullandığı intihar uçağı.
KAPORTACI
Otomobil kaportalarını onaran veya değiştiren usta.
GİNSENG
Çin, Japonya, Kore vb. Uzak Doğu ülkelerinde yetişen, geleneksel tedavilerde kullanılan, kazık köklü, otsu ve çok yıllık bir bitki (Panax ginseng).
ÇÖVEN
Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.
JİUJİTSU
Güçten çok yönteme dayanan, çıplak elle yapılmış olan Japon savunma tekniği.
GÖZLEMCİ
Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit. Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt. Teleskop. Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genel olarak söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit. Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.
ALTAYCA
Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.
GİZLİ
Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.
JAPONCA
Japon dili. Bu dille yazılmış olan.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
İSPİRALYA
Gemi kamaralarını aydınlatmak için güvertelerde açılan küçük yuvarlak camlı kaporta.
BASYA
Sapotgillerden, tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen, Asya'da yetişen bir ağaç (Basia).
GEYŞA
Dansçı ve şarkıcı Japon kadını. Özel olarak konuk ağırlamak için yetiştirilmiş Japon kadını.
JAPON
Japonya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse. Japonya'ya özgü olan.
ALTAYİSTİK
Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.
HIRTAPOZLUK
Hırtapoz olma durumu.
ARGONOT
Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).
KAMELYA
Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki, Japon gülü, Çin gülü (Camellia japonica).
ANİME
Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.