Kelimeler arşivi içinde; sonunda "anışmak" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu anışmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında anışmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde anışmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DAYANIŞMAK, KIĞANIŞMAK, KIVANIŞMAK
DANIŞMAK, TANIŞMAK, GANIŞMAK, KANIŞMAK, SANIŞMAK
ANIŞMAK
ANIŞMAK
Birini anmak, birinin arkasından sözünü etmek: Şimdi seni anışıyorduk. Konuşmak, söyleşmek, anlatmak: Çocuk ölmüş, demin adamlar anışıyordu. Birlikte anmak (birini).
SANIŞMAK
Tutulmak, uğramak. Düşünmek, mülâhaza etmek. Birlikte düşünmek.
DANIŞMAK
Bir iş için bilgi veya yol sormak, görüş almak, istişare etmek, müracaat etmek, meşveret etmek.
KANIŞMAK
Suya doymak. Pazarlıkta uyuşmak, anlaşmak. Direnmek. Başı geriye çekip dimdik durmak.
GANIŞMAK
İnsan, dengesini kaybederek bir tarafa eğilmek: Sırtındaki çocuk geri ganışıyor.
TANIŞMAK
Daha önce birbirini tanımayan kimseler birbirini tanır duruma gelmek.
DAYANIŞMAK
Bir topluluğu oluşturan kişiler bir şeyi gerçekleştirmek için duygu, düşünce ve çıkar birliği göstermek, birbirini kollamak, mütesanit olmak.
KIĞANIŞMAK
Beraberce öğünmek, müfahara etmek.
KIVANIŞMAK
Hep birlikte sevinmek, şevka gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANIŞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MEVİKLEŞMEK
Danışmak, bir konu üstünde birkaç kişi birlikte karar vermek.
GÖRÜŞÜK
Nişanlı kızın evinde bir gece için, oğlan tarafıyle tanışmak üzere yapılan eğlenti. Düğün armağanı.
İŞBIRAKIMI
İşçilerin, ücretlerine ve çalışma koşullarına ilişkin isteklerinin işverence yerine getirilmemesi durumunda ya da kimi ülkelerde yasayla tanındığı gibi bir halk, bir işçi devinimiyle dayanışmak amacıyla, belli kurallara uyarak topluca çalışmayı durdurmaları.
DANİŞMAK
Danışmak.
DÜĞÜRLEŞMEK
Evlenecek kız ve oğlan yakınları tanışmak, birbirlerine gidip gelmek.
DAYANIŞMA
Dayanışmak işi, tesanüt. Bir topluluğu oluşturanların duygu, düşünce ve ortak çıkarlarda birbirlerine karşılıklı bağlanması, tesanüt.
TANİŞMAK
Fikir sormak, danışmak.
TANIŞMA
Tanışmak işi.
GENEŞMEK
Danışmak. Gerinmek. Genişlemek geniş.
KENNEŞMEK
İnatlaşmak, kinlenmek. Danışmak, konuşmak.
YANŞAKLANMAK
Danışmak.
TEŞERRÜF
Bir kimse ile tanışmaktan onurlanma, şereflenme, şeref duyma.
SELAMLAŞMAK
Birbirine selam vermek, esenleşmek. Çok az tanışmak.
BELLEŞMEK
Tanışmak: Artık belleştik, bundan sonra daha çok ahbaplık ederiz. Tanışmak.
DANMAK
Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak. Sormak, fikir almak. Şaşmak. Ayıplamak, kınamak. İnkâr etmek, gizlemek. Düşünmek. Hissetmek, his olarak bilmek; gelbime dandi. Dönmek. Doğmak; inkâr etmek. Dinlemek. Danışmak, istişare etmek. Hayrette kalmak, şaşmak. Şaşırtmak.
DANIŞMA
Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.
GENGEŞMEK
Danışmak.
SINAŞMAK
1.Alışmak : Çocuk mektebe sınaştı. 2.Kullanmak. 3.Tanışmak, dost olmak. Karşılıklı kuvvet denemek. Birbirini denemek, karşılaşmak. Birbirini sınamak.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
SÖYKELENMEK
Dayanışmak, birbirine kefil olmak. Uzanmak, yatmak, yaslanmak.