Kelimeler arşivinde; içinde "anıtmak" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde anıtmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu anıtmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında anıtmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ANITMAK
Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak. Aptal aptal, şaşkın şaşkın bakarak durmak, baka kalmak. Elle kovalamak, ürkütmek: Arıyı anıtma büsbütün azar. Bön bön, aptal aptal bakmak. Anlatabilmek, aklına koymak. İşi özensiz yapmak. İlgisiz davranmak.
SANITMAK
Boşuna ayakta durmak, dikilmek. Amaçsız dolaşmak. Boşuna zaman geçirmek. Süzülmek. Şaşakalmak, şaşırmak. 1.Sessiz durmak, alık alık bakmak.
KANITMAK
Bir işin üzerine çok düşmek.
ZANITMAK
Anlatmak, duyurmak.
TANITMAK
Bir kimsenin veya bir şeyin tanınmasını sağlamak. Bir kişinin kim olduğunu başkasına bildirmek, tanıştırmak, takdim etmek, prezante etmek.
YANITMAK
Cezayı karşılamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANITMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PLESİOTİP
Başlangıçta çok iyi tanıtılmamış bir türü yeniden tanıtmak üzere yapılan bir tavsif işleminde biçimlerin çizildiği örnek.
GÖSTERİ
İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
PREZANTE
"Tanıtmak" anlamındaki prezante etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.
GEZDİRMEK
Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak. Tanıtmak amacıyla dolaştırmak. Herhangi bir biçimde giydirmek. Sürterek, değdirerek hareket ettirmek. Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde dolaştırarak dökmek. Bir şeyi herkesin alması için dolaştırmak, sunmak.
TANIŞTIRMAK
Birbirini tanımayanların tanışmasını sağlamak, tanıtmak, takdim etmek.
TANITMA
Tanıtmak işi, takdim, prezantasyon.
ÖNCELEMEK
Bir şeyi önceden yapmak, geri bırakmamak, öne almak, takdim etmek. Tanıtmak, yönlendirmek amacıyla överek öne çıkarmak, lanse etmek.
KOLEKSİYON
Öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü, derlem. Modaevlerinin giyimdeki yenilikleri tanıtmak için düzenlediği defilelerde gösterilen modellerin bütünü.
REKLAM
Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol. Bu amaç için kullanılan yazı, resim, film vb.
SUNMAK
Bir büyüğe veya nezaket gereğince bir kimseye bir şeyi vermek, arz etmek, yollamak, göndermek, takdim etmek. Radyoda, televizyonda, bir eğlence yerinde programı takdim etmek. Tanıtmak, bilgi vermek amacıyla çeşitli yöntemler kullanarak bir konuyu dinleyenlere aktarmak.
MÜTENEKKİR
Kılık değiştiren, takma ad kullanan, kendini tanıtmak istemeyen.
ÖZENDİRME
Özendirmek durumu, işi, teşvik. Bir malı geniş kitlelere tanıtmak ve o malın sürümünü sağlamak amacıyla yapılmış olan çalışmalar, promosyon.
SERGİLEMEK
Bazı şeyleri göstermek, tanıtmak ya da satmak amacıyla herhangi bir biçimde, herkesin görebileceği bir yere yerleştirmek, teşhir etmek. Vermek veya sunmak.
MARKALAMAK
Bir nesneyi tanıtmak veya benzerlerinden ayırmak için işaret koymak.
PROPAGANDA
Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca.
SERGİ
Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer. Yaygı, kilim. Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü. Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer.
KATALOG
Kitaplıktaki kitapları veya belli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist. Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, eşyaları tanıtan, gösteren liste veya kitap, fihrist.
AFİŞ
Bir şeyi duyurmak veya tanıtmak için hazırlanan, kalabalığın görebileceği yere asılmış, genellikle resimli duvar ilanı, ası. Oyunların tanıtılmasında kullanılan çeşitli biçimde ve kimi kez resimli duvar ilânı.
SALIKLAMAK
1.Bir kavramı bütün öğeleri ile anlatmak, birşeyi özel ve temel niteliklerini sayarak tanıtmak, tanımlamak. 2.Yol göstermek. Bilgi vermek. Sallamak. Bildirmek, bilgi vermek.
DEFİLE
Giyecekleri tanıtmak amacıyla mankenlerin yaptıkları gösteri, giyim gösterisi.