Kelimeler arşivi içinde; sonunda "anlı" olan, toplam 267 adet kelime bulunmaktadır. Sonu anlı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında anlı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde anlı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GÖKÇESÜLEYMANLI, MOLLASÜLEYMANLI, YUKARIISIRGANLI
AŞAĞIISIRGANLI, BÜYÜKKARAMANLI, KARASÜLEYMANLI, PSÖDOMEMBRANLI, SARITANIŞMANLI, YUKARIYORGANLI
ABDURRAHMANLI, ATMALIKAŞANLI, BULGARİSTANLI, BÜYÜKDAVDANLI, YUKARICİVANLI, YUKARIÇAYANLI, YUKARIDUMANLI, YUKARIKOTANLI, YUKARIYABANLI
AZERBAYCANLI, YUNANİSTANLI, AŞAĞICİVANLI, AŞAĞIÇAYANLI, AŞAĞIDUMANLI, AŞAĞIKOTANLI, BÜYÜKKAZANLI, GEDİKHASANLI, HACIRAHMANLI, KÜÇÜKÇOBANLI
ANTRENMANLI, ABROZAVANLI, ADASARHANLI, BÜYÜKALANLI, ESKİDOĞANLI, HACIHASANLI, HACIOSMANLI, KARAHASANLI, KARAOĞLANLI, KARAOSMANLI, KOCAHASANLI, KOCAOĞLANLI, KÖSEÇOBANLI, KURTHASANLI, KÜÇÜKALANLI, MAKFERLANLI, PİRSULTANLI, SARIHASANLI, YENİDOĞANLI, YENİŞABANLI, YUKARIÇANLI
ANGAJMANLI, KUMANDANLI, PAKİSTANLI, PATLICANLI, RANDIMANLI, SERİNKANLI, SICAKKANLI, SOĞUKKANLI, AŞAĞIÇANLI, BİRZAMANLI, BÜYÜKCANLI, DEMİRHANLI, DURHASANLI, ELBİSTANLI, ERZİNCANLI, FERHADANLI, FİLİGRANLI, GÖKHASANLI, KIZILCANLI, KIZKAPANLI, KÜÇÜKCANLI, MERTEBANLI, PEHLİVANLI, SEKİRDANLI, SÜLEYMANLI, ŞIRLAĞANLI, TEKTABANLI
AĞIRCANLI, AĞIRKANLI, CAMADANLI, CEREYANLI, DELİKANLI, GALEYANLI, HEYECANLI, KARAMANLI, SARUHANLI, ARDAHANLI, BABAYANLI, BALABANLI, BARABANLI, CAMEKANLI, HARAZANLI, HORASANLI, IRLAGANLI, ISIRGANLI, RAMAZANLI, VELİCANLI, YİDİCANLI
ARSLANLI, BUHRANLI, CAPCANLI, DESTANLI, FERMANLI, FİSTANLI, JANJANLI, KATMANLI, KATRANLI, KAYTANLI, LÜBNANLI, MERCANLI, REYHANLI, TAVŞANLI, TAYVANLI, VİCDANLI, ALACANLI, ALAHANLI, ALAMANLI, ANAYANLI, BATMANLI, BAYHANLI, BOSTANLI, ÇOMRANLI, DAVDANLI, DOYRANLI, DURHANLI, GİLDANLI, HARMANLI, HAVŞANLI, Devamını Oku »»
DUMANLI, İDMANLI, İMRANLI, NİŞANLI, OSMANLI, SAMANLI, SOĞANLI, SUDANLI, TABANLI, TURANLI, UNVANLI, ÜMRANLI, ZAMANLI, AFGANLI, ALHANLI, ARZANLI, ASLANLI, AVDANLI, AVKANLI, AYRANLI, AZCANLI, BORANLI, CİHANLI, ÇOBANLI, DABANLI, DİVANLI, DOĞANLI, DOLANLI, ELVANLI, FİDANLI, Devamını Oku »»
İMANLI, İNANLI, İRANLI, İZANLI, ORANLI, PLANLI, PUANLI, ALANLI, AMANLI, EŞANLI, GAANLI, IŞANLI, OZANLI, ÜSANLI
CANLI, KANLI, SANLI, YANLI, ZANLI, ÇANLI, GANLI, HANLI, PANLI, ŞANLI, VANLI
ANLI
ANLI
Ünlü, tanınmış, namlı, şöhretli, soylu. Ünlü, tanınmış, namlı.
BÜYÜKKARAMANLI
Kayseri şehrinde, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
PSÖDOMEMBRANLI
Yalancı zarlı.
YUKARIISIRGANLI
Samsun şehri, Alaçam ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUKARIÇAYANLI
Osmaniye ilinde, Kadirli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BULGARİSTANLI
Bulgaristan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
SARITANIŞMANLI
Osmaniye şehri, Kadirli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YUKARICİVANLI
Iğdır ili, Gaziler nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ABDURRAHMANLI
Tokat kenti, Reşadiye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Yozgat şehri, Akdağmadeni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUKARIYORGANLI
Van ilinde, Dorutay bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GÖKÇESÜLEYMANLI
Tokat ili, Reşadiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ATMALIKAŞANLI
Kahramanmaraş ilinde, Gücük bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BÜYÜKDAVDANLI
Ankara ili, Balâ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
AŞAĞIISIRGANLI
Samsun kenti, Alaçam belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KARASÜLEYMANLI
Ankara ilinde, Haymana ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Hatay ili, Reyhanlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
MOLLASÜLEYMANLI
Manisa şehri, Üçpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AGİTATO
Canlı ve coşkulu bir biçimde (çalınmak).
ADAMLIK
İnsanlık. Yabanlık.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ADAVET
Düşmanlık.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
ADLANDIRMAK
Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.
ADAKSIZ
Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.
ADAKLI
Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).