Kelimeler arşivi içinde; başında "anna" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. anna ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu anna ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde anna olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ANNAÇLAMAK, ANNAKLEYİN, ANNAKLAMAK
ANNALTIN, ANNADMAK
ANNABAK, ANNANAT, ANNAMAK, ANNAMAH, ANNAMAĞ, ANNAHLİ, ANNADÜZ, ANNADUT, ANNACIK
ANNAH, ANNAK, ANNAD, ANNAM, ANNAÇ, ANNAC
ANNA
ANNA
Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Hayır:-Oğlum bu gün pazara git.-Anna gitmem. Dirseğin iç kısmı: Anna*mı acıttın. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.
ANNADÜZ
Anlatıyoruz.
ANNAÇLAMAK
Cevap vermek, karşı gelmek: Babanın karşısında annaçlama.
ANNAKLAMAK
Dikkatle etrafı araştırmak, gözetlemek. Bir şeyi gizlice dinlemek. Anlamak, kavramak.
ANNAMAK
Hayvanlar toprakta yatıp yuvarlanmak. Anlayış, bellek, zekâ. Anlamak. Anlamak, kavramak. Anlamak (bk. ânlamak). Anlamak, bk. annımak.
ANNAMAH
Anlamak.
ANNALTIN
Alna takılan altın.
ANNAMAĞ
Anlamak.
ANNAHLİ
Anlayışlı, zeki.
ANNABAK
Alnının ortası: Annabağına bir taş vurursam öldürürüm.
ANNAKLEYİN
Karşıdan: Annakleyin üç adam geliyor.
ANNACIK
Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.
ANNAH
Anlayış, bellek, zekâ. Üzüntü, pişmanlık belirtir ünlem: Annah otamafili gaçırdık. Anlayış , zekâ.
ANNADUT
Ekin demetlerini arabaya koymaya ve harmanı aktarmaya yarıyan, üç, dört, beş, yedi çatallı olabilen, uzun saplı aygıt, dirgen, yaba.
ANNADMAK
Anlatmak. Anlatmak (bk. ânedmek).
ANNANAT
Ekin demetlerini arabaya koymaya ve harmanı aktarmaya yarıyan, üç, dört, beş, yedi çatallı olabilen, uzun saplı aygıt, dirgen, yaba.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KENEVİR
Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki, kendir (Cannabis sativa).
ANEDMEK
Anlatmak (bk. annadmak).
GADA
Dert, hastalık. Belâ. Kardeş. Teyze. Ağabey. Kaza, bela. Dert, keder, üzüntü. Eski türkçe kadaş: Arkadaş. "Yunus gadam annadur.". Eski türkçe kadaş: kardeş; arkadaş. Kadar. Bela. Erkek kardeş (Çayağzı). Kaza, dert (Gadan alım şeklinde kullanılır.). Kadar (Kuşu). Kadar (bk. kada, kadar, kadan).
MARİHUANA
Hindistan'da yetişen kenevirin çiçeklerinden ve yapraklarından elde edilen uyuşturucu madde (Cannabis sativa).
YAPINTILI
Yapıntı niteliğinde olan, musanna.
HEDERSİZ
Utanmaz, düşüncesiz: İnsannar biraz heder sahabı olmalı, ama o hedersizin biri.
SANATLI
Sanatla yapılmış, bir usta elinden çıkmış, musanna.
DABANNARI
Tabanları anlamında kullanılır: Burası sana yaramaz dabannarı yağla.
BİLDİRGE
Beyanname.
GENİZSİLLEŞME
Dudak ünsüzünün geniz ünsüzüne dönmesi. Türkçede ve Türk lehçelerinde b sesinin m sesine dönmesi gibi. Geniz ünsüzlerinin benzeştirme yolu ile yakınındaki ünsüzleri kendi boğumlanma noktasına çekmesi olayı. Türk dilinin eski metinlerinde, bugünkü lehçelerde ve Anadolu ağızlarında yer alan bir olaydır: ET. ben>men, bin>min bin, bengü>mengü ebedi, bun>mun, Anad. ağzl. dinlemek>dinnemek dinlemek; anlatmak>annatmak, pınar>mınar pınar, bengi>mengi, beni>meni sevinç, binmek>minmek, nişanlı>nişannı, yanlış>yannış, parmak>mBamak (Aydın, Bozdoğan) vb.
AMANNANMAK
Denge bozulmak, meyillenmek: Heybe amannandı.
GANNAĞRISI
Kin, hınç: Bana garşı bir gannağrın varışa o başka.
ANNAC
Karşı. Karşı (Kuşu) karşılığı annec. Yamaç, karşı: Yama-dağının annacı.
DABANNAMAK
Kovalamak: Babam beni dövmek için çok dabannadı ama tutamadı.
HAVACIVA
Sığırdiligillerden, Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen, çok yıllık otsu bir bitki (Alkanna tinctoria).
AFAĞAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Nefesi kesen sürekli öksürük. Arapça kökenli hafakan: hafakan. afağannar basmak: canı sıkılmak; yerinde duramamak.
HAŞAŞ
Arapça kökenli haşhâş: haşhaş. Cannabis (marijuana) veya kenevir bitkisinden elde edilen özüt. Bilinen esrardan daha derişik ve daha kuvvetlidir.
ANLEMEK
Anlamak, bk. annamak.
ANNAÇ
Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Yan taraf: Bizim evin amacında bir ağaç var. Cevap, karşılık: Mektubumun annacını çabucak yolla. Karşı. Karşılık, yanıt: Mektubumun arınan geldi. Tam karşı.
GIRİLMEK
Hastalıktan telef olmak. "Hayvanna hep gırildi.".