AMAÇ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "amaç" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. amaç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu amaç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde amaç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

AMAÇLAŞTIRMAK, AMAÇSIZCASINA

12 harfli kelimeler

AMAÇLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

AMAÇLAYARAK

10 harfli kelimeler

AMAÇLANMAK, AMAÇSIZLIK

9 harfli kelimeler

AMAÇLAMAK, AMAÇLANMA, AMAÇLILIK, AMAÇSIZCA

8 harfli kelimeler

AMAÇLAMA

7 harfli kelimeler

AMAÇLIK, AMAÇSIZ

6 harfli kelimeler

AMAÇLI

4 harfli kelimeler

AMAÇ

Bazı kelimelerin anlamları

AMAÇ

Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

AMAÇSIZCA

Amaçsız bir biçimde, amaçsızcasına.

AMAÇLANMA

Amaçlanmak işi.

AMAÇLAMAK

Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.

AMAÇLI

Amacı olan, gayeli. Bir amaca yönelik.

AMAÇLAŞTIRMAK

Amaç durumuna getirmek.

AMAÇSIZLIK

Amaçsız olma durumu.

AMAÇSIZ

Amacı olmayan, gayesiz. Amacı olmayan, gayesiz bir biçimde, yönsüz, boş boş.

AMAÇLIK

"Seni görmeğe geldim" sözündeki "görmek" bir AMAÇLIK MASTAR (Infinitif final), -e takısı AMAÇLIK TAKI ve "haberiniz olsun diye söylüyorum" cümlesinde ise "Haberiniz olsun" tümcesi bir AMAÇLIK TÜMCE (Proposition finale), "diye" bağlacı da bir AMAÇLIK BAĞLAÇ (Conjonction finale) dir.

AMAÇLILIK

Amaçlı olma durumu.

AMAÇSIZCASINA

Amaçsızca.

AMAÇLANMAK

Amaçlama işine konu olmak.

AMAÇLAŞTIRMA

Amaçlaştırmak işi.

AMAÇLAYARAK

kasden, kasdi olarak.

AMAÇLAMA

Amaçlamak işi, istihdaf.

  -   -   -  

Anlamında AMAÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AMAÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CASUS

Bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları için çalışan kimse, çaşıt, ajan.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

BAZLAMA

Sacda pişirilmiş yuvarlak ekmek, bazlamaç. Tatlısı bol, kalın gözleme, bazlamaç.

BULMACA

Çeşitli biçimlerde düzenlenen ve düşündürerek, aratarak buldurmayı amaç edinen oyun.

BİRLEŞMEK

Ayrıyken tek bir bütün durumuna gelmek. Kaynaşmak. Uyuşmak, aynı görüşte olmak. Buluşmak, bir araya gelmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Aynı amaç çevresinde toplanmak.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.

BARIŞÇI

Barışsever. Barışı amaçlayan, barışı öngören.

BANKET

Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.

ANLAŞMAK

Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak. Sözleşmek, sözleşme imzalamak.

AHLAKÇILIK

Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti, törelcilik, aktörecilik, moralizm.

ARŞINLAMAK

Arşınla ölçmek. Amaçsız, geniş adımlarla dolaşmak.

BURS

Bir öğrencinin öğrenimini sürdürebilmesi veya bir kimsenin bilgi ve görgüsünü artırması için belli bir süre devlet veya özel kuruluşlarca ödenen aylık para. Bu amaçla vakfedilmiş paranın veya malın geliri.

ANLAŞMAZLIK

İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.

ALPYILDIZI

Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum).

BAŞKALDIRI

Herhangi bir amaçla kurulu düzene veya devlet güçlerine karşı gelme, başkaldırma, ayaklanma, isyan. Bir düzene veya emre boyun eğmeme, uymama, itaat etmeme.

AYIRMAK

Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.

BİLEZİK

Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.

AKLAN

Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.