Kelimeler arşivinde; içinde "amak" olan, toplam 3644 tane kelime bulunuyor. İçerisinde amak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu amak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında amak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DAMAKSILLAŞTIRMAK
DAMAKSILLAŞTIRMA, ARTDAMAKSILLAŞMA
HIZIRİLYASLAMAK, TABINDIRIKLAMAK
DAMAKSILLAŞMAK, ŞAMANDIRALAMAK, GUMAŞLAYAMAMAK, TAVŞANCIKLAMAK, YANABİDİLDAMAK
DAMAKSILLAŞMA, FOTOĞRAFLAMAK, MIKNATISLAMAK, SARIMSAKLAMAK, CONKABIRLAMAK, ÇAHALAMALAMAK, HOYDURUKLAMAK, KADASTROLAMAK, KARBONATLAMAK, KARZINAKLAMAK, KINCIFIRDAMAK, KIZILGANLAMAK, MIRLAMATLAMAK, SAKSAĞANLAMAK, SALINDIRMAMAK, SERDİMATLAMAK, SIYIRGALLAMAK, SUPRAMAKSİLAR, YALAPŞIKLAMAK
AMBALAJLAMAK, AMONYAKLAMAK, BARİKATLAMAK, ÇİMENTOLAMAK, GIRTLAKLAMAK, HACAMATLAMAK, ISTAMPALAMAK, İHTİYARLAMAK, İSPİYONLAMAK, KALAFATLAMAK, KAPAROZLAMAK, KATALOGLAMAK, KILAVUZLAMAK, KİRİZMALAMAK, KOLONYALAMAK, MAKADAMLAMAK, PALAMUTLAMAK, PAYANDALAMAK, PROGRAMLAMAK, SİGORTALAMAK, SİLİKATLAMAK, ŞAMPUANLAMAK, ŞIRINGALAMAK, TASARIMLAMAK, YABANCILAMAK, ARDARINLAMAK, BURANTALAMAK, CINIBILDAMAK, CİLTIRARAMAK, DARHABALAMAK, Devamını Oku »»
AFOROZLAMAK, ALAŞIMLAMAK, ALINTILAMAK, ANAFORLAMAK, ASFALTLAMAK, AYKIRILAMAK, BADANALAMAK, BALYOZLAMAK, BANDAJLAMAK, BANGIRDAMAK, BASINÇLAMAK, BINGILDAMAK, BOYNUZLAMAK, BUKAĞILAMAK, BULGURLAMAK, BUZAĞILAMAK, CIMBARLAMAK, CIMBIZLAMAK, CIRNAKLAMAK, CIVATALAMAK, CUMBULDAMAK, CUMBURDAMAK, ÇANGIRDAMAK, ÇAPRAZLAMAK, ÇARŞAFLAMAK, ÇINGIRDAMAK, ÇIRÇIRLAMAK, ÇITÇITLAMAK, DANGIRDAMAK, FATURALAMAK, Devamını Oku »»
ADAMAKILLI, AFSUNLAMAK, AFYONLAMAK, AKORTLAMAK, AKŞAMLAMAK, ALACALAMAK, ALKIŞLAMAK, AMBARLAMAK, ARGAÇLAMAK, ARŞINLAMAK, ARTIKLAMAK, ASTARLAMAK, AŞAĞILAMAK, AŞAĞISAMAK, AVURTLAMAK, AYRIMSAMAK, BAĞDALAMAK, BAĞIMLAMAK, BAĞIŞLAMAK, BALTALAMAK, BALYALAMAK, BAŞAKLAMAK, BAYATLAMAK, BIÇAKLAMAK, BODOSLAMAK, BOĞAZLAMAK, BOĞUMLAMAK, BOHÇALAMAK, BOMBALAMAK, BORDALAMAK, Devamını Oku »»
AÇIKLAMAK, AÇIMLAMAK, AÇINSAMAK, AÇKILAMAK, ADAKLAMAK, ADIMLAMAK, AFALLAMAK, AĞAÇLAMAK, AĞIRLAMAK, AĞIRSAMAK, AĞIZLAMAK, AĞLAMAKLI, AHARLAMAK, AHIRLAMAK, AKAÇLAMAK, ALAZLAMAK, ALÇILAMAK, ALGILAMAK, AMAÇLAMAK, ANIKLAMAK, ANIMSAMAK, APAZLAMAK, ARAKLAMAK, ARIKLAMAK, ARKALAMAK, ARZULAMAK, ATKILAMAK, AVUÇLAMAK, AYAKLAMAK, AYARLAMAK, Devamını Oku »»
AGULAMAK, AĞILAMAK, ALALAMAK, ALTLAMAK, ARALAMAK, ARILAMAK, AŞILAMAK, BAĞDAMAK, BAĞLAMAK, BALLAMAK, BANLAMAK, BAŞLAMAK, BOKLAMAK, BOŞLAMAK, BOYLAMAK, BOZLAMAK, BUMLAMAK, CAMLAMAK, CARLAMAK, CAVLAMAK, CIRLAMAK, CIZLAMAK, COPLAMAK, ÇAĞLAMAK, ÇALKAMAK, ÇAPLAMAK, ÇATLAMAK, ÇINLAMAK, ÇITLAMAK, ÇOKSAMAK, Devamını Oku »»
ABRAMAK, AĞLAMAK, AĞNAMAK, AHLAMAK, AKLAMAK, AKSAMAK, ALLAMAK, ANLAMAK, ATLAMAK, AVLAMAK, AYLAMAK, BASAMAK, BOŞAMAK, BOYAMAK, BUDAMAK, BULAMAK, BUNAMAK, DALAMAK, DAMAKLI, DAMAKSI, DAYAMAK, DOLAMAK, DONAMAK, HAMAKAT, IHLAMAK, IKLAMAK, ILGAMAK, IRGAMAK, ISLAMAK, KAÇAMAK, Devamını Oku »»
ADAMAK, ARAMAK, ATAMAK, IRAMAK, ONAMAK, OTAMAK, ULAMAK, UZAMAK, ABAMAK, ALAMAK, ANAMAK, ASAMAK, DAMAKA, ELAMAK, İKAMAK, İRAMAK, KAMAKA, OĞAMAK, OLAMAK, OMAMAK, ORAMAK, OŞAMAK, SAMAKA, UNAMAK, URAMAK, USAMAK, UYAMAK
DAMAK, HAMAK, MAMAK, RAMAK, YAMAK, GAMAK, KAMAK, SAMAK, ŞAMAK, TAMAK, VAMAK
AMAK
AMAK
Tepenin en sivri yeri: Şu dağın amakına kadar çıktım. Almak. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Atmak. Eğmek.
CONKABIRLAMAK
Cevizlerin kabuğunu soymak.
DAMAKSILLAŞMA
Damaksıllaşmak işi.
ŞAMANDIRALAMAK
Belli bir noktayı işaretlemek için bir şamandırayı zincirleriyle birlikte denize bırakmak.
ARTDAMAKSILLAŞMA
Boğumlama noktası art damağa götürülen bir sesin uğradığı değişiklik.
DAMAKSILLAŞMAK
Bir kelimede art damaktan çıkan bir ünsüz veya kalın bir ünlü ön damağa kayıp yumuşamak ve incelmek: Yana yine, alma elma gibi.
DAMAKSILLAŞTIRMA
Damaksıllaştırmak işi.
HIZIRİLYASLAMAK
Hayvanların boyun ve kuyruklarının üzerindeki tüyleri traş etmek.
DAMAKSILLAŞTIRMAK
Bir fonemin boğumlanma noktasını sert damağa doğru kaydırmak.
GUMAŞLAYAMAMAK
Zengin olamamak.
FOTOĞRAFLAMAK
Fotoğrafla tespit etmek, fotoğrafını çekmek, görüntülemek.
YANABİDİLDAMAK
Beyaz ısırgan otu, Lamium Amplexicule Labiate.
TAVŞANCIKLAMAK
Yelden dalgalanmak (ekin için).
TABINDIRIKLAMAK
Büyükbaş hayvanların bir ayağını boynundaki ipe bağlamak.
MIKNATISLAMAK
Bir demir çubuğa mıknatıs özelliği vermek.
SARIMSAKLAMAK
İçine sarımsak katmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIMLAMA
Açımlamak işi, teşrih, şerh.
ADAMA
Adamak işi.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ABRAMA
Abramak işi.
AÇIKLATMAK
Açıklamasını sağlamak.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ADIMLAMA
Adımlamak işi.
AÇINSAMA
Açınsamak işi, istikşaf.
AÇIKLAMA
Açıklamak işi, izah.
AFFETTİRMEK
Bağışlanmasını sağlamak.
AFALLAMA
Afallamak durumu.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ADAKLAMAK
Küçük çocuk yürümeye başlamak.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
ADAKLAMA
Adaklamak işi.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
AÇKILAMA
Açkılamak işi.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.