Kelimeler arşivi içinde; başında "alınlık" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. alınlık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alınlık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alınlık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALINLIK
ALINLIK
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası. Yapılarda cephe süsü.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALINLIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MİSİNA
Yapay ve sentetik ham maddeden tek kat çekilmiş, değişik kalınlıkta iplik. Balıkçıların olta ipi olarak kullandıkları kıl veya naylondan iplik.
KONTRATABLA
Ağaç malzemenin biçim değiştirmesini önlemek için körağacın iki yüzüne, elyaf yönleri körağaca çapraz veya 45 derece eğik, aynı kalınlıkta astar kaplama ve yüz kaplama yapıştırılarak elde edilen tabla.
GISTI
Eski ince paraların yüz kadarını dizerek yapılan bir çeşit gerdanlık. Çeşitli biçimlerde boncuk ya da pünezlerden yapılmış alınlık. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya).
BİTÜMLEMEK
Belirli bir kalınlıkta bitüm ile örtmek.
SAPLAMA
Saplamak işi. Bir menteşenin iki oynak parçasını birleştirmeye yarayan küçük, ince metal mil. İç içe geçen veya başka bir parça üzerine eklenen parçaların bağlantısı için kullanılan, türlü kalınlık ve uzunlukta, bir yanı yivli, yuvarlak metal kama.
SADELİK
Yalın olma durumu. Yalınlık.
DİPKİN
Meşe, karaağaç ve benzerleri nin düzgün ve 4-5 cm. kalınlıktaki fidanı.
TİRLİN
Mürekkeple çizgi çizmeye yarayan, türlü kalınlıklarda gereç. Mürekkebin daha çabuk kurumasını sağlayan madde.
HAHYEMEZ
Tahtaları aynı kalınlıkta işaretleyen bir araç.
KUTLA
Kır at. On iki okkalık, ağaçtan yapılmış tahıl ölçeği, şinik. Yarım kile. 20 okkalık ölçü kabı. 3-4 metre uzunluğunda, 15-20 cm. eninde, 4-5 cm. kalınlıkta kereste.
KALİNLOH
Kalınlık.
DERMATOM
Embriyo gelişiminde somitlerden gelişen ve ileriki gelişmelerde derinin dermisiyle deri altı bağ dokusunun biçimlendiği yapı. Greft olarak hazırlanmak üzere çeşitli kalınlıklarda deri plakaları kesebilen aygıt.
İNTUMEZENSİYA
Şişkinlik. Kalınlık.
KUMPAS
Dizicilerin harfleri satır durumuna getirirken içine yerleştirdikleri ayarlanabilir demir yuva. Sanayide kalınlık ve incelikleri ölçmede kullanılan ölçüm aleti. Hile, düzen.
GİRT
Kalınlık.
GÖLGELİK
Gölge altında bulunan yer. Kazıkların ve belli kalınlıktaki dikmelerin üzerine bindirilmiş bir tür demir veya ahşap çardak, sayeban, pergola.
LOKMA
Ağza bir defada alınıp götürülen yiyecek parçası, sokum. Yemek. Türlü kalınlıktaki cıvataları, boşluğuna geçirip sökmeye veya sıkıştırmaya yarayan metalden alet. Lokma tatlısı. Genellikle haksız olarak ele geçirilen mal veya para.
PERDE
Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Katarakt. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Doğruyu görmeye engel olan şey. Seste pes perde. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri.
DÖYNEL
Orta kalınlıkta, kalınca.
BATMAZ
Koçların alnına takılan, üstünde çivi uçları bulunan alınlık. (Ortayazı Senirkent Isparta).