Sonu ALIPLAR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alıplar" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alıplar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında alıplar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alıplar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ALIPLAR

Sakarya kenti, Geyve ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında ALIPLAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALIPLAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KURUMLAŞMA

Kurum niteliği kazandırma, kurum niteliği verme. Herhangi bir davranış, düşünüş, inanış biçiminin tarih olarak durağan ve toplumca değer verilen kalıplara dönüşmesi süreci, müesseseleşme. Özellikle politik ve ekonomik alanlarda denetim örgütlerinin, kurumların çoğaltılması eğilimi.

HURUFAT

Harfler. Basımda, baskı işinde kullanılan metal vb. bir maddeden yapılmış harf, rakam veya başka işaret kalıpları. Dizgi işinde kullanılan harf türlerinin bütünü.

KATLANTI

Erimiş metalin kalıplara boşaltılması sırasındaki sıçrama sonucu bir ön donma ile oluşan ve haddeleme ile yassılaşan yüzey kusuru.

UYMACILIK

Yürürlükteki kurum, ölçüt veya şartlara, kesin olmayan katı kalıplara, eleştirici bir değerlendirme yapmaksızın uyma, konformizm.

KALIPÇI

Kalıp yapan veya satan kimse. Beton kalıplarını yapan kimse. Görevi herhangi bir şeyi kalıba vurmak olan kimse.

ÇAPAKTOZU

Kalıpların arasına ayırgaç olarak serpilen çok ince toz. (Bursa).

YAZMA

Yazmak işi, tahrir. Kabakulak. Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez. Bu bezden yapılmış. Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha.

DOM

Davul. Ağıl. Tavan tahtası yapmak için çam ağacından ayrılan kalıplar. Doğum. Buhar kazanından buharın alındığı kubbeli kısım.

DÜZGÜSEL

Kurallarla, yasalarla ilgili olan, kural, yasa koyan, normatif. Belirlenmiş kalıplar içinde olan, normatif.

ALÇA

Alın. Ayakkabı kalıplarının ön tarafına konulan üç köşeli mukavva, vaketa veya meşin parça. Erkeğin nişanlısına verdiği hediye. Erik. Kalıpları ayakkabıya uydurmak amacıyla kalıpların üzerine konulan meşin parçalar. (Aksaray Niğde) (alçı) : (Ankara).

KERPİÇ

Duvar örmekte kullanılmak için kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş saman ve balçık karışımı ilkel tuğla. Bu tuğladan yapılmış.

TUĞLA

Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılmış olan ve duvar örmekte kullanılan yapı malzemesi.

RUBAİ

Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir, dördül.

ARTIKLI

Her dizesine bir küçük dize eklenmiş bir divan koşuk biçimi. Küçük dizeye artık denir, ölçüsü şöyledir: Mef'ûlü mefâilü mefâilü feiûlün, mef'ûlü feûlün. Artık, uzun dizenin baş ve son kalıpları ölçüsünde olur: Ey şuh-i kerem - pise dil-i zar senindir / Yok minnetin asla / Ey kân-ı kerem anda ne kim var senindir / Pinhan ü hüveyda / Sen kim gelesin meclise bir yer mi bulunmaz / Baş üzre yerin var / Gül goncasısın guşe-i destar senindir / Gel ey gül-i rana. (Nedim). Ordu kenti, Uzunisa nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ilinde, Kavak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

TİFDRUK

Oyulmuş bakır kalıplarla yapılan, renkli fotoğraf baskılarına elverişli bir baskı tekniği.

SÖVE

Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar. Pencere ve kapı kenarlarındaki süs kalıpları.

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

YAZMACI

Yemeni, yorgan yüzü vb. şeylere elle veya tahta kalıplarla desen yapan kimse. Yazma satan kimse.

BASKICI

İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse. Kısıtlayan. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse.

KANITSAV

İlksavlı bir biçimsel dizgede kanıtlanabilen, başka bir deyişle ilksavlardan çıkarım kuralları yardımıyla türetilebilen tamdeyim. Temel mantıklı bir biçimsel dizgenin kanıtsavları yinelgen sayılabilir olan bir küme oluşturur. Tümdengelimci bir dizgede önsayıtlardan çıkarım kalıpları ya da kuralları aracılığıyla türetilen ya da kanıtlanabilen önerme.