ALIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alık" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. alık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ALIKLAŞABİLMEK, ALIKLAŞIVERMEK

13 harfli kelimeler

ALIKLAŞTIRMAK, ALIKLAŞABİLME, ALIKLAŞIVERME

12 harfli kelimeler

ALIKLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

ALIKONULMAK

10 harfli kelimeler

ALIKONULMA, ALIKLAŞMAK

9 harfli kelimeler

ALIKOYMAK, ALIKLAŞMA, ALIKLAMAK, ALIKALMAK

8 harfli kelimeler

ALIKLAMA, ALIKOYMA

7 harfli kelimeler

ALIKLIK, ALIKAPI

6 harfli kelimeler

ALIKÇA

4 harfli kelimeler

ALIK

Bazı kelimelerin anlamları

ALIK

Sersem, budala, ebleh.

ALIKLAŞABİLMEK

Alıklaşma olasılığı bulunmak.

ALIKOYMA

Alıkoymak işi, tavik.

ALIKLAŞABİLME

Alıklaşabilmek işi.

ALIKLAŞMA

Alıklaşmak durumu.

ALIKLAŞTIRMA

Alıklaştırmak işi.

ALIKONULMAK

Alıkoyma işine konu olmak. Yasaklanmak.

ALIKALMAK

Geri kalmak: Döğmediği kapı, alıkalmadığı iş yok.

ALIKLAŞTIRMAK

Alık duruma getirmek.

ALIKLAŞIVERME

Alıklaşıvermek işi.

ALIKONULMA

Alıkonulmak işi, mevkufiyet.

ALIKLAŞMAK

Alık duruma gelmek, bir şey karşısında aptallaşıp şaşırmak, şaşkınlaşmak, aptallaşmak.

ALIKLAŞIVERMEK

Çabucak alıklaşmak.

ALIKLAMAK

Kuzuların karın tüylerini kırkmak. Zayıflamak, sararmak.

ALIKOYMAK

Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.

ALIKLAMA

Kaba ve hafif yük: Samanı çuvala alıklama yapıverdim.

  -   -   -  

Anlamında ALIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.

AKILSIZLIK

Akılsız olma durumu. Akılsızca yapılmış olan iş veya davranış, budalalık.

AĞCI

Ağ ile balık tutarak geçinen kimse.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

AKIL

Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Bellek.

ABLATYA

Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.

AKLİYECİ

Akıl hastalıkları uzmanı. Akılcı, usçu.

ABRAKADABRA

Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.

AHMAKLIK

Zekâsı az gelişmiş olma durumu, budalalık, anlayışsızlık, akılsızlık.

AKINKAYASI

Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AKLİYE

Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AKBALIK

Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.

ADAYAVRUSU

İki veya üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AĞRIMA

Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.