Sonu ALVAR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alvar" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alvar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında alvar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alvar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KILŞALVAR

6 harfli kelimeler

ŞALVAR, DALVAR, SALVAR, TALVAR

5 harfli kelimeler

ALVAR

Bazı kelimelerin anlamları

ALVAR

Kütük, tomruk. Tahta bahçe duvarı, çit. Ardıç ağacı ve tahtası, ölü gömüldükten sonra konulan ardıç tahtası. Erzurum şehrinde, Pasinler ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya şehri, Kuluncak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KILŞALVAR

Keçi kılından, dokuma kumaştan yapılmış don, şalvar.

TALVAR

1.Bağ ve bostanlarda, çalı çırpıdan yapılmış üstü kapalı bir çeşit çardak, bağ evi ya da bostan kulübesi. 2.Asma çardağı. 3.Çardak. 4.Hayvanların barınması için dört direkten yapılmış üstü kapalı çardak. 5.İlkel biçimde yapılmış üstü açık balkon. 6.Bağ ve bahçelerde tahtadan yapılan, yerden bir metre yükseklikteki yatılacak yer. 7.Bağ ve bostanlarda bekçiler için yüksekçe yapılan gözetleme yeri. 8.Bağ ve bahçe kulübelerinde direk yerine kullanılan kalın ağaç. 9.Bağ teveklerini yukarı kaldırmak için yanlarına dikilen sırık. Sergen, raf. Dallardan yapılıp üstü otla kapatılmış çardak. Üst kısmı asma dalları ile örtülmüş bağevi. (Uluğbey Senirkent Isparta; Başkışla Karaman Konya). Çardak, kulübe.

ŞALVAR

Genellikle ağı çok bol olan, bele bir uçkurla bağlanan, geniş bir pantolon türü.

DALVAR

Üstü çalı çırpı ile örtülmüş bağ, bostan kulübesi. Çadırların önüne yapılan gölgelik.

SALVAR

Salya, tükürük.

  -   -   -  

Anlamında ALVAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALVAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DUA

Yakarış. Tanrı'ya yalvarma, yakarış için söylenen dinî metin.

TEFARİK

Genellikle kırmızı, beyaz ve mor kumaştan dikilen, gömlek ve şalvardan oluşan, kol ağızları, paça kenarları ile şalvarın yanları işlenmiş kadın giysisi. Yüksekliği 60-100 santimetre olan, büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki (Pogostemon patchouly).

YAKARMAK

Israrlı bir biçimde istemek, yalvarmak. Tanrı'ya içten yalvararak dua etmek, niyaz etmek.

SIKMA

Sıkmak işi. Dar bir tür kadın yeleği. Sımsıkı bağlanmış. Bir tür pantolon ya da şalvar. Bayat ekmeğin su ile ıslatılıp sıkılmasıyla elde edilen malzemeyi un, tuz ve suyla yoğurup hamur durumuna getirdikten sonra arasına kavrulmuş soğan, peynir konularak pişirilen bir yemek. Sıkılmaya, suyu alınmaya elverişli (portakal).

ŞALVARLI

Şalvar giyinmiş olan (kimse).

ÇİNTİYAN

İçi astarlı, uzun kadın donu, kadın şalvarı.

MİYAVLATMAK

Kediyi bağırtmak. Birini çok yalvartmak.

NİYAZ

Yalvarma, yakarma.

PAÇA

Pantolon, don, şalvar vb. giyeceklerde bacakların çıktığı aşağı bölüm. Bu ayaktan yapılmış olan çorba. Kasaplık hayvanların ayağı.

KÖPEKLENMEK

Yalvarıp yaltaklanarak aşağılık bir duruma düşmek.

DUACI

Tanrı'ya yalvaran kimse.

ÇAKŞIR

Paça bölümü diz üstünde veya diz altında kalan bir tür erkek şalvarı. Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy.

İSTİRHAM

Yalvarma, merhamet dileme.

TUMAN

Don, şalvar.

PAÇALIK

Pantolon, şalvar veya uzun külot paçasının ayak bileğini saran bölümü. Gelinin paça günü giydiği giysi. Paça çorbası yapmak için ayrılmış. Otomobilde tekerleğin taş, çamur atmasını önleyen ve tekerlek arkalarına takılan lastik veya plastikten yapılmış araç.

SIRNAŞIK

Can sıktığına, rahatsız ettiğine aldırmadan bir kimseden sürekli, yalvarırcasına istekte bulunan ve bu isteğinde direnen (kimse). Yapmacık. Rahatsız eden, sıkıntı veren.

UÇKUR

Şalvarı bele bağlamak ya da torba, kese vb. şeylerin ağzını büzmek için bunlara geçirilen bağ. Cinsel duygu veya ilişki.

ALTINOLUK

İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.

ÇEKME

Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.

NAZ

Kendini beğendirmek amacıyla yapılmış olan davranış, cilve, eda. İsteksiz gibi görünerek yalvartmak amacıyla yapılmış olan davranış. Şımarıkça davranış.