ALVAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alvar" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. alvar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alvar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alvar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ALVAR

Kütük, tomruk. Tahta bahçe duvarı, çit. Ardıç ağacı ve tahtası, ölü gömüldükten sonra konulan ardıç tahtası. Erzurum şehrinde, Pasinler ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya şehri, Kuluncak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında ALVAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALVAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÖPEKLENMEK

Yalvarıp yaltaklanarak aşağılık bir duruma düşmek.

UÇKUR

Şalvarı bele bağlamak ya da torba, kese vb. şeylerin ağzını büzmek için bunlara geçirilen bağ. Cinsel duygu veya ilişki.

ÇEKME

Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.

DUACI

Tanrı'ya yalvaran kimse.

PAÇALIK

Pantolon, şalvar veya uzun külot paçasının ayak bileğini saran bölümü. Gelinin paça günü giydiği giysi. Paça çorbası yapmak için ayrılmış. Otomobilde tekerleğin taş, çamur atmasını önleyen ve tekerlek arkalarına takılan lastik veya plastikten yapılmış araç.

ŞALVARLI

Şalvar giyinmiş olan (kimse).

SIRNAŞIK

Can sıktığına, rahatsız ettiğine aldırmadan bir kimseden sürekli, yalvarırcasına istekte bulunan ve bu isteğinde direnen (kimse). Yapmacık. Rahatsız eden, sıkıntı veren.

ÇİNTİYAN

İçi astarlı, uzun kadın donu, kadın şalvarı.

NAZ

Kendini beğendirmek amacıyla yapılmış olan davranış, cilve, eda. İsteksiz gibi görünerek yalvartmak amacıyla yapılmış olan davranış. Şımarıkça davranış.

DUA

Yakarış. Tanrı'ya yalvarma, yakarış için söylenen dinî metin.

MİYAVLATMAK

Kediyi bağırtmak. Birini çok yalvartmak.

TUMAN

Don, şalvar.

İSTİRHAM

Yalvarma, merhamet dileme.

SIKMA

Sıkmak işi. Dar bir tür kadın yeleği. Sımsıkı bağlanmış. Bir tür pantolon ya da şalvar. Bayat ekmeğin su ile ıslatılıp sıkılmasıyla elde edilen malzemeyi un, tuz ve suyla yoğurup hamur durumuna getirdikten sonra arasına kavrulmuş soğan, peynir konularak pişirilen bir yemek. Sıkılmaya, suyu alınmaya elverişli (portakal).

NİYAZ

Yalvarma, yakarma.

PAÇA

Pantolon, don, şalvar vb. giyeceklerde bacakların çıktığı aşağı bölüm. Bu ayaktan yapılmış olan çorba. Kasaplık hayvanların ayağı.

TEFARİK

Genellikle kırmızı, beyaz ve mor kumaştan dikilen, gömlek ve şalvardan oluşan, kol ağızları, paça kenarları ile şalvarın yanları işlenmiş kadın giysisi. Yüksekliği 60-100 santimetre olan, büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki (Pogostemon patchouly).

ÇAKŞIR

Paça bölümü diz üstünde veya diz altında kalan bir tür erkek şalvarı. Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy.

YAKARMAK

Israrlı bir biçimde istemek, yalvarmak. Tanrı'ya içten yalvararak dua etmek, niyaz etmek.

ALTINOLUK

İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.