Kelimeler arşivi içinde; sonunda "altı" olan, toplam 136 adet kelime bulunmaktadır. Sonu altı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında altı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde altı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DEĞİRMENALTI, ÖTEKTOİDALTI
DÖNENCEALTI, ÖTEKTİKALTI, TEPEYOLALTI
BARDAKALTI, BAYRAKALTI, BİLİNÇALTI, KAYMAKALTI, NORMALALTI, RÜZGARALTI, YASTIKALTI, ALTMIŞALTI, BÜYÜKÇALTI, CIĞARAALTI, ÇELTİKALTI, DÖŞEMEALTI, KAYRAKALTI, KÜÇÜKÇALTI, MAKİNEALTI, ÖĞECİKALTI
HASIRALTI, KUBBEALTI, SİLAHALTI, YEMEKALTI, BAYIRALTI, ÇAYIRALTI, ÇEŞMEALTI, ÇIBIĞALTI, ÇINARALTI, ÇUBUKALTI, DENİZALTI, ELLİKALTI, GEÇİTALTI, GEDİKALTI, HİSARALTI, KABUKALTI, KARAÇALTI, KARINALTI, KEMERALTI, KIZILALTI, KONYAALTI, LAMBAALTI, MAŞNAALTI, ÖRTMEALTI, PINARALTI, SAKARALTI, SOFRAALTI, SOĞUKALTI, SÜRGÜALTI, TEĞETALTI, Devamını Oku »»
AYAKALTI, KAHVALTI, ŞUURALTI, KAPIALTI, AĞAÇALTI, AHIRALTI, AYAĞALTI, ETEKALTI, GAHVALTI, GAYFALTI, KAHFALTI, KALEALTI, KAVSALTI, KAYAALTI, ÖMERALTI, SEKİALTI, SİNİALTI, SONGALTI, SONKALTI, SOYMALTI, TEPEALTI, TURAALTI, YABAALTI
ALÇALTI, BOŞALTI, BUNALTI, DARALTI, DİLALTI, KARALTI, KOŞALTI, PENALTI, TOPALTI, AKÇALTI, ARGALTI, BAŞALTI, BOZALTI, ÇAYALTI, ÇOĞALTI, DAĞALTI, EĞRALTI, GARALTI, GÖZALTI, GÜNALTI, KABALTI, KAFALTI, KAPALTI, KASALTI, KAŞALTI, KIRALTI, KOLALTI, KOVALTI, KÖKALTI, KUVALTI, Devamını Oku »»
AĞALTI, ARALTI, AVALTI, İNALTI, SUALTI
ÇALTI, PALTI, SALTI, YALTI
ALTI
ALTI
Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.
DEĞİRMENALTI
Bitlis şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya şehri, Hüyük ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
RÜZGARALTI
Boca, orsa karşıtı.
TEPEYOLALTI
Çorum kenti, Osmancık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÖTEKTİKALTI
Ötektik bileşiminin altındaki bileşimlere ilişkin olan.
KAYMAKALTI
Yağı alınmış süt.
DÖNENCEALTI
Yengeç dönencesine kuzeyden, Oğlak dönencesine de güneyden bitişik ve komşu olan, sıcak ve ılıman kuşaklar arasında bir ara iklim alanı yaratan bölge.
NORMALALTI
Bir eğriye ilişkin normalin, bir doğruyu kestiği nokta ile normalin ayağı arasındaki parçanın o doğru üzerindeki iz düşümü.
BÜYÜKÇALTI
Elâzığ ili, Gökdere bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÖTEKTOİDALTI
Ötektoid bileşiminin altındaki bileşimlere ilişkin olan.
BİLİNÇALTI
Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur.
YASTIKALTI
Banka veya bir başka yere yatırılmak yerine evde, iş yerinde saklanan taşınabilir (değer).
BARDAKALTI
Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.
BAYRAKALTI
Askerlik.
CIĞARAALTI
Kahvaltı.
ALTMIŞALTI
Altmış altı sayı almakla kazanılan bir tür iskambil oyunu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: "Kimi insanlar fânidir" önermesi "Bütün insanlar fânidir" önermesinin altığı olur.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
ALTILI
Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.
AKUPUNKTUR
Vücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılmış olan tedavi.
ALTILIK
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş. Düzinenin yarısı. Altı tane alabilen.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
ALTINIMSI
Altınsı.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
AB
Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.
ALTIN
Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
ALTINCILIK
Altıncının yaptığı iş.
ALTIGEN
Altı kenarlı çokgen, müseddes. Bu biçimde olan.
ALTINCI
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen. Altın alıp satan kimse.
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
ALINLIK
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası. Yapılarda cephe süsü.
ALŞİMİ
Elementleri altına çevirmek isteyen bir iş alanı, simya.