Kelimeler arşivi içinde; başında "altı" olan, toplam 134 adet kelime bulunmaktadır. altı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu altı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde altı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALTIYARIKLIGİLLER
ALTIKARDEŞLER, ALTINSİNEKLER
ALTINHÜSEYİN, ALTINKELEBEK
ALTIBOĞUMLU, ALTINLAŞMAK, ALTINTOPRAK, ALTINYAPRAK, ALTIŞARLAMA
ALTIATILIR, ALTIBARMAK, ALTIKARDEŞ, ALTINBALIK, ALTINBARAN, ALTINBAŞAK, ALTINBEŞİK, ALTINBÖCEK, ALTINBÖLÜM, ALTINBULAK, ALTINCILIK, ALTINÇANAK, ALTINÇAYIR, ALTINÇEVRE, ALTINÇİÇEK, ALTINDAMLA, ALTINEVLER, ALTINGEDİK, ALTINHANIM, ALTINHATUN, ALTINKESİT, ALTINKILIÇ, ALTINKİLİK, ALTINKUŞAK, ALTINKÜREK, ALTINLAŞMA, ALTINÖLÇEK, ALTINPINAR, ALTINTARLA, ALTINUŞAĞI, Devamını Oku »»
ALTIÇATKI, ALTIGIRAN, ALTIKESEK, ALTIKONAK, ALTIKULAÇ, ALTILAMAK, ALTINABAT, ALTINAHIR, ALTINAKAR, ALTINAYVA, ALTINBİKE, ALTINBOĞA, ALTINDERE, ALTINEKİN, ALTINELMA, ALTINEMEK, ALTINIMSI, ALTINIŞIK, ALTINIŞIN, ALTINKAYA, ALTINKENT, ALTINOLUK, ALTINTEPE, ALTINÜZÜM, ALTINYAKA, ALTINYAZI, ALTINYURT, ALTIPINAR, ALTISÖĞÜT, ALTIŞARLI, Devamını Oku »»
ALTIATAR, ALTIATEŞ, ALTIKAPI, ALTIKARA, ALTINBAŞ, ALTINBAY, ALTINCIK, ALTINÇAĞ, ALTINÇAY, ALTINDAĞ, ALTINDAL, ALTINGÖZ, ALTINGÜL, ALTINHAN, ALTINKIZ, ALTINKÖY, ALTINKUM, ALTINLAR, ALTINNUR, ALTINOBA, ALTINOVA, ALTINÖZÜ, ALTINSAÇ, ALTINSOY, ALTINTAÇ, ALTINTAŞ, ALTINTOP, ALTINTUĞ, ALTIOLUK, ALTIPALA, Devamını Oku »»
ALTIDAN, ALTIGEN, ALTIGÖZ, ALTILAR, ALTILIK, ALTINAY, ALTINCA, ALTINCI, ALTINDA, ALTINEL, ALTINER, ALTINİZ, ALTINLI, ALTINLİ, ALTINOK, ALTINÖZ, ALTINSI, ALTINSU, ALTIPAS, ALTIPAT, ALTIŞAR, ALTIYOL
ALTILI
ALTIK, ALTIN, ALTIZ
ALTI
ALTI
Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.
ALTINLAŞMAK
Altın durumu veya görünümü almak.
ALTINKELEBEK
Karın sonuçları yaldızlı olup, dalayıcı tüycüklerle süslü tırtıl çağında türlü yangılar yapması ve oburca yaprak yemesi dolayısıyle, hem insan, hem hayvan, hem de bitki sağlığı yönünden önem taşıyan akkelebek; altınkıçlı kelebek.
ALTIATILIR
Altı mermi alan toplu tabanca, altıpatlar.
ALTIBOĞUMLU
Akrep.
ALTINBARAN
Üstün nitelikli, değerli kimse.
ALTIYARIKLIGİLLER
(Hexanchidae), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının köpekbalıkları (Selachii) takımının çift-omurlular (Diplospondyli) alt-takımına giren bir familyası. Solungaçları 6-7 çifttir. Çoğu taşıldır.
ALTINYAPRAK
Kahramanmaraş ilinde, Ekinözü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ALTIKARDEŞ
Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.
ALTIKARDEŞLER
Zatülkürsi, altıkardeş takım yıldızı.
ALTIŞARLAMA
Bir gazelin her koşasının üstüne, birinci dize ile uyaklı dörder dize ekleme.
ALTINSİNEKLER
Çeşitli türleri, özellikle yara kurtlanmalarına yol açtığı için, insan ve hayvan sağlığı yönünden büyük önem taşıyan, yaldızlı yeşilimsi renkte sinekler soyu.
ALTINHÜSEYİN
Tunceli kenti, Balpayam bucağına bağlı bir bölge.
ALTINTOPRAK
Mardin şehrinde, Şenyurt nahiyesine bağlı bir yer.
ALTIBARMAK
Bir tür kadife kumaş.
ALTINBALIK
Sazangiller familyasından olup, çeşitli solucanlara arakonakçılık eden balık türü; havuz balığı, kırmızı balık, kırmızı havuz balığı. Sivrisinek kurtçuklarını yediği için bir bakıma yararlıdır.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTINCI
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen. Altın alıp satan kimse.
ALTIGEN
Altı kenarlı çokgen, müseddes. Bu biçimde olan.
ALTIN
Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).
AKUPUNKTUR
Vücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılmış olan tedavi.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
AB
Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
ALŞİMİ
Elementleri altına çevirmek isteyen bir iş alanı, simya.
ALTINIMSI
Altınsı.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ALTILIK
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş. Düzinenin yarısı. Altı tane alabilen.
ALINLIK
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası. Yapılarda cephe süsü.
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: "Kimi insanlar fânidir" önermesi "Bütün insanlar fânidir" önermesinin altığı olur.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
ALTILI
Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.
ALTINCILIK
Altıncının yaptığı iş.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.