Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alka" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alka ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında alka olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARAHALKA
DUTALKA, KONALKA
HALKA, ÇALKA, DALKA, SALKA, TALKA, VALKA
ALKA
ALKA
Çember, halka. Halka.
VALKA
Yelkenlinin ardına bağlı sandal.
KONALKA
Göçebe ve yolcuların yolculuk ya da göç sırasında konduktan sulu, otlu yerler, konak yeri.
ÇALKA
İçinde mısır patlatılan veya kahve kavrulan tava. Pamuk kozasını temizlemekte kullanılan en seyrek kalbur.
TALKA
Düzensiz, karışık : Bugün başım talkalı. Kâğıt, defter sayfası.
KARAHALKA
Kayseri ilinde, Örenşehir bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DALKA
Dalga.
DUTALKA
Sara.
HALKA
Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Çember biçiminde olan. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Çember biçiminde dizilmiş topluluk.
SALKA
Çuha, kadife, sırma ve benzerleri kumaşlardan yapılan kollu cepken.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAKLA
Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.
BALKARCA
Malkarca.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
BALKIMAK
Parlamak, parıldamak. Şimşek çakmak. Organ, kesik kesik ağrımak, sancımak. Su halkalanmak, dalgalanmak.
BAŞAĞAÇ
Boyuna dikey yönden kesilmiş olan ve yıl halkaları çember biçiminde görüntü veren ağaç.
ALKALİ
Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı.
ANTİASİT
Alkalik.
ATASÖZÜ
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.
ANELE
Gemilerde türlü işlerde kullanılan bir tür demir halka.
ALKALİMETRE
Alkaliölçer.
BALIKGÖZÜ
Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka.
ANAHTARLIK
Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılmış olan halka veya kılıf.
AYRAN
Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm. Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılmış olan içecek.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
BALKAR
Malkar.
BALKANOLOG
Balkanoloji uzmanı.
BALKANOLOJİ
Balkan uluslarının dili, tarihi ve kültürü ile uğraşan bilim dalı.
ALKALOİT
Özellikleri ile alkalileri andıran organik madde.
ALKIŞÇI
Alkışlayan kimse. Şakşakçı, dalkavuk, yüze gülücü, yağcı kimse.
ALKALİK
İçinde alkali bulunan, kalevi, antiasit.