Kelimeler arşivi içinde; başında "alka" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. alka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALKAPTONURYA, ALKALOİDOZİS, ALKALİGENLER
ALKADİENLER, ALKAPTONÜRİ, ALKALİÖLÇER, ALKALİMETRE, ALKALİMETRİ
ALKAZITMAK, ALKAYAOĞLU, ALKALÖLÇER, ALKALİNİTE
ALKALOZİS, ALKAZIMAK, ALKALAMAK
ALKANLAR, ALKASNAK, ALKARISI, ALKAEVLİ, ALKAPTON, ALKANASI, ALKAÇMAK, ALKAKUCA, ALKALOİT, ALKAÇICI
ALKAZAR, ALKALOZ, ALKALİN, ALKATEN, ALKARNA, ALKASAN, ALKALİK
ALKAİK, ALKAYA, ALKARA, ALKALİ
ALKAP, ALKAN, ALKAÇ
ALKA
ALKA
Çember, halka. Halka.
ALKALÖLÇER
Alkalilerin saflık derecesini belirtmeye yarayan cihaz, alkalimetre.
ALKALİMETRİ
Ayarlı asit çözeltileri yardımıyla alkali çözeltilerinin derecesini saptamaya yarayan, gıda maddelerinin kimyasal analizlerinde yararlanılan bir titrimetrik yöntem.
ALKALAMAK
Hırpalamak, çok oynamak.
ALKAZIMAK
Yıpranmak, zayıflamak, kuvvetten düşmek.
ALKALİNİTE
Bir maddenin alkali reaksiyon gösterme durumu veya derecesi. Alkalik özellikte olma.
ALKALOZİS
Vücut sıvılarının aşırı derecede alkali olması ve vücudun hidroksil iyonunun tamponlama yeteneğindeki azalması sonucu ortaya çıkan metabolik bir durum, alkaloz. Kanın normal pH'sı olan. 40' ın üzerine çıkmasını ifade eder.
ALKALİÖLÇER
Alkalilerin saflık derecesini belirtmeye yarayan cihaz, alkalimetre.
ALKALOİDOZİS
Alkaloit zehirlenmesi.
ALKAPTONÜRİ
İnsan ve orangutanlarda fenilalanin-trozin metabolizmasındaki bozukluktan kaynaklanan, alkapton ve oksidasyon ürünlerinin idrarla atılmaları, idrarın koyu renkli oluşu, eklem yangısı, kıkırdak ve ligamentlerin kahverengi-sarı renkteki görünümüyle belirgin, otozomal çekinik geçişli kalıtsal hastalık, okronozis.
ALKAPTONURYA
İnsanda fenilalanin ve tirozin amino asitlerinin normal metabolizması sırasında faaliyet gösteren homojentisik asit oksidazın bulunmaması sebebiyle ortaya çıkan kalıtsal bir hastalık.
ALKAZITMAK
Yormak, kuvvetten düşürmek, ürkütmek: Pehlivanı alkazıttın.
ALKADİENLER
Molekülünde iki çift bağ bulunan hidrokarbonlar.Örn. bütadien (H2C=CH-CH = CH2).
ALKALİMETRE
Alkaliölçer.
ALKALİGENLER
Omurgalıların bağırsaklarında ve süt ürünlerinde bulunan, saprofit, Gram negatif, zorunlu aerobik bakteri grubu. Kimi hastane enfeksiyonlarından sorumlu tutulur.
ALKAYAOĞLU
Kahramanmaraş şehrinde, Elbistan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALKARCA
Malkarca.
BAKLA
Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.
AYRAN
Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm. Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılmış olan içecek.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
ATASÖZÜ
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.
ALKALİ
Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı.
BALKAR
Malkar.
BALIKGÖZÜ
Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka.
BAŞAĞAÇ
Boyuna dikey yönden kesilmiş olan ve yıl halkaları çember biçiminde görüntü veren ağaç.
ALKIŞÇI
Alkışlayan kimse. Şakşakçı, dalkavuk, yüze gülücü, yağcı kimse.
BALKANOLOG
Balkanoloji uzmanı.
BALKANOLOJİ
Balkan uluslarının dili, tarihi ve kültürü ile uğraşan bilim dalı.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
BAŞKESİT
Ağacın boyuna dikey yönde kesilmesi sonunda yıl halkalarının çember biçiminde görüntü verdiği yüzey.
ANTİASİT
Alkalik.
ANAHTARLIK
Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılmış olan halka veya kılıf.
ANELE
Gemilerde türlü işlerde kullanılan bir tür demir halka.
ALKALOİT
Özellikleri ile alkalileri andıran organik madde.
BALKIMAK
Parlamak, parıldamak. Şimşek çakmak. Organ, kesik kesik ağrımak, sancımak. Su halkalanmak, dalgalanmak.
ALKALİK
İçinde alkali bulunan, kalevi, antiasit.