Sonu ALİYE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aliye" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aliye ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında aliye olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aliye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

BAKKALİYE, HARDALİYE, MÜTEALİYE, TELLALİYE

8 harfli kelimeler

HAMALİYE, İRSALİYE, İŞGALİYE, KEMALİYE, CELALİYE, İCLALİYE, İKBALİYE

6 harfli kelimeler

MALİYE, NALİYE, SALİYE, TALİYE

5 harfli kelimeler

ALİYE

Bazı kelimelerin anlamları

ALİYE

Yüksek, yüce.

MALİYE

Kamu ile ilgili işlerin yürütülmesi için gerekli gelirleri ve harcanan paraları düzenleyen kuralların bütünü. Devlet gelir ve giderlerini yöneten kuruluş. Konusu bu kuralları incelemek olan bilim dalı.

TALİYE

Sonradan gelen, bir şeyin arkası sıra giden. Kur'an okuyan.

SALİYE

Dernek.

İŞGALİYE

İşgal edilen yere ödenen ücret veya vergi.

CELALİYE

Kırklareli şehrinde, Lüleburgaz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KEMALİYE

Erzincan iline bağlı ilçelerden biri.

BAKKALİYE

Bakkalda satılan ürünler.

HAMALİYE

Taşıma ücreti. Hamallık.

HARDALİYE

İçine hardal katılarak yapılmış olan üzüm şırası.

İCLALİYE

Balıkesir ili, Susurluk ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bursa şehri, İnegöl belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

İKBALİYE

Sakarya şehri, Hendek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

NALİYE

Bir çeşit ambar.

İRSALİYE

Bir yere gönderilen eşyanın listesi, gönderme belgesi.

MÜTEALİYE

Deneyüstücülük.

TELLALİYE

Tellallık.

  -   -   -  

Anlamında ALİYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALİYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MALİYETSİZ

Maliyeti olmayan, değersiz.

LAĞVOLMAK

Bir kuruluşun faaliyeti sona ermek. Hükümsüz kılınmak, dağıtılmak.

MALİYECİ

Maliye işlerinde uzman olan veya devletin maliye kuruluşlarında çalışan kimse.

HAZİNE

Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet. Kaynak. Gömülü ya da saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü. Değerli şeylerin saklandığı yer. Devlet malının veya parasının saklandığı yer. Devlet malı veya parası. Değerli bir şeyin çok bulunduğu yer. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse. Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam.

LAĞIV

Bir kuruluşun faaliyetine son verme. Hükümsüz kılma, feshetme.

KRALLIK

Kral olma durumu, kraliyet. Kralın görevi, kraliyet. Kral tarafından yönetilen devlet ve bu devletin toprağı.

DEFTERDAR

Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli. Osmanlılarda maliye işlerinin en yüksek yetkilisi veya illerde maliye işleriyle uğraşan görevli.

LAUBALİCE

Laubaliye yakın. (la:uba:li'ce) Laubali bir biçimde.

EKONOMİ

İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat. Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. Tutum.

ÇALIŞKANLIK

Çalışkan olma durumu, faaliyet.

FESHEDİLMEK

Kapatılmak, dağıtılmak, faaliyetten men edilmek.

LAĞVEDİLMEK

Bir kuruluşun faaliyetine son verilmek. Hükümsüz kılınmak, feshedilmek.

HAMALLIK

Taşıyıcılık. Hamala verilen para, hamaliye. Kaba ve ağır iş. Gereksiz yere yüklenme. Zihni gereksiz bilgilerle doldurma.

DENEYÜSTÜCÜLÜK

İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.

AKLANMAK

Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.

MALİYECİLİK

Bir devletin mali işleri. Maliyecinin görevi.

MALİ

Mal ile ilgili. Parasal. Maliyeye ilişkin, maliye ile ilgili.

MALİYETLİ

Maliyeti olan, değerli.

AMELİYAT

Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.

ETKİNLİK

Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi.