ALİYE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "aliye" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. aliye ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu aliye ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aliye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ALİYE

Yüksek, yüce.

  -   -   -  

Anlamında ALİYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALİYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇALIŞKANLIK

Çalışkan olma durumu, faaliyet.

LAĞIV

Bir kuruluşun faaliyetine son verme. Hükümsüz kılma, feshetme.

MALİ

Mal ile ilgili. Parasal. Maliyeye ilişkin, maliye ile ilgili.

MALİYETSİZ

Maliyeti olmayan, değersiz.

LAUBALİCE

Laubaliye yakın. (la:uba:li'ce) Laubali bir biçimde.

ETKİNLİK

Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi.

EKONOMİ

İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat. Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. Tutum.

DENEYÜSTÜCÜLÜK

İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.

LAĞVOLMAK

Bir kuruluşun faaliyeti sona ermek. Hükümsüz kılınmak, dağıtılmak.

KRALLIK

Kral olma durumu, kraliyet. Kralın görevi, kraliyet. Kral tarafından yönetilen devlet ve bu devletin toprağı.

FESHEDİLMEK

Kapatılmak, dağıtılmak, faaliyetten men edilmek.

MALİYECİLİK

Bir devletin mali işleri. Maliyecinin görevi.

MALİYETLİ

Maliyeti olan, değerli.

AKLANMAK

Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.

MALİYECİ

Maliye işlerinde uzman olan veya devletin maliye kuruluşlarında çalışan kimse.

AMELİYAT

Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.

HAZİNE

Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet. Kaynak. Gömülü ya da saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü. Değerli şeylerin saklandığı yer. Devlet malının veya parasının saklandığı yer. Devlet malı veya parası. Değerli bir şeyin çok bulunduğu yer. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse. Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam.

HAMALLIK

Taşıyıcılık. Hamala verilen para, hamaliye. Kaba ve ağır iş. Gereksiz yere yüklenme. Zihni gereksiz bilgilerle doldurma.

DEFTERDAR

Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli. Osmanlılarda maliye işlerinin en yüksek yetkilisi veya illerde maliye işleriyle uğraşan görevli.

LAĞVEDİLMEK

Bir kuruluşun faaliyetine son verilmek. Hükümsüz kılınmak, feshedilmek.