ALGILAMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "algılama" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. algılama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu algılama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde algılama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ALGILAMA

Algılamak işi, idrak, idrak etme.

ALGILAMAK

Bir olayı veya bir nesnenin varlığını duyu organlarıyla kavramak, idrak etmek.

  -   -   -  

Anlamında ALGILAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALGILAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DUYU

İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum.

TELEPATİ

Birinin düşündüklerini veya uzakta geçen bir olayı hiçbir bağlantı olmadan algılama, uza duyum.

KAVRAYIŞ

Kavrama işi. Bir algının doğrudan doğruya kavranması. Motorlu araçlarda lastiğin tam olarak yolu kavraması. Kavrama, anlama, algılama yetisi.

DUYUÜSTÜ

Duyularla verilmeyen. Algılama yoluyla değil, düşünme ile kavranan.

İŞİTMEK

Kulakla algılamak, duymak. Haber almak.

SALGILAYIŞ

Salgılama işi.

KÖTÜRÜMLEŞMEK

Kötürüm duruma gelmek. Algılama özelliğini kaybetmek.

DUYUMSAMAK

Duyular aracılığıyla bir şeyi algılamak.

SANRI

Uyanık bir kişinin, kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması, yaşaması, varsanı, birsam, halüsinasyon.

İDRAK

Anlama yeteneği, anlayış, akıl erdirme. Algılama. Erişme, ulaşma. Algı.

DUYGU

Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.

GÖRMEK

Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.

PARAPSİKOLOJİ

Doğaüstü olayları araştıran, telepati, gaipten haber alma, duyu dışı algılama, geleceği görebilme vb. olayları inceleyen ruh bilimi.

KAVRAMA

Kavramak işi, anlama, anlamaklık, algılama. Küçük orak. İki dikme arasındaki sağlamlığı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılan yatay ahşap parça. Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme.

ALGILATMAK

Algılama işini birine yaptırmak, idrak ettirmek.

GÖRÜŞ

Görme işi. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.

SALGILAMA

Salgılamak işi.

ALGILANMAK

Algılama işine konu olmak, idrak edilmek.

DUYMAK

Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.

BASAR

Göz. Merdivenin ayakla basılan yüzeyi. İleriyi görme, algılama yetisi.