Kelimeler arşivi içinde; sonunda "albur" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu albur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında albur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde albur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SIRIMKALBUR
TELKALBUR
ÜÇKALBUR
KALBUR, NALBUR, GALBUR, HALBUR, SALBUR
ALBUR
ALBUR
Nisan ayı. Nisan.
SALBUR
Ağaç çubuklarından, sazdan ve ipten örülen ayakkabı.
ÜÇKALBUR
Leblebi yapılacak nohudu büyüklüklerine göre kısımlara ayırmağa yarayan elek. (Tavşanlı Kütahya).
TELKALBUR
Nohut ile mısır kavurmada, buğday ile arpayı yıkamada kullanılan çok küçük gözenekli kalbur. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
HALBUR
Kalbur. Günlük işlerde, kum ya da ekin elemede kullanılan kalbur.
SIRIMKALBUR
Eleme kısmı sırımdan yapılmış buğday ya da arpa çalkalamak için kullanılan kalbur. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
GALBUR
Kalbur. Kalbur, seyrek delikli büyük elek, karşılığı garbıl.
NALBUR
At nalı yapan demirci. Çivi, kilit, menteşe gibi yapı işlerinde kullanılan şeyleri satan kimse, hırdavatçı.
KALBUR
Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALBUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKKEFAL
Sazangillerden bir cins tatlı su balığı (Alburnus).
KALBURCULUK
Kalburcunun yaptığı iş.
SARAT
Büyük delikli kalbur.
ELENTİ
Arpa, buğday vb.nin kalburdan geçirilmiş bölümü.
KALBURLATMAK
Kalburdan geçirtmek.
KALBURLANMAK
Kalburdan geçirilmek.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
ÇEÇ
Tahıl yığını. Tahıl elenen kalbur.
TEKERLEME
Tekerlemek işi. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışı. Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler. Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı. Çoğunlukla basmakalıp söz. Çoğunlukla, masalların genel olarak başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş veya ara sözler.
KALBURCU
Kalbur yapan veya satan kimse. İşi, bir şeyi kalburdan geçirmek olan kimse.
KASNAK
Enli çember. Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri. Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember. Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü. Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember. Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi. Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember.
ÇALKAR
Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.
KALBURLATMA
Kalburlatmak işi.
KALBURLANMA
Kalburlanmak işi.
KALBURLAMAK
Kalburdan geçirmek.
İRİNTİ
Elek ve kalbur üzerinde kalan iri taneler. Hayvanların beğenmeyerek yemedikleri iri saman.
HIRDAVATÇILIK
Hırdavatçının yaptığı iş, nalburluk.
GÖZER
Buğday, toprak vb.nin elendiği iri gözlü kalbur.
NALBURLUK
Nalbur olma durumu, hırdavatçılık.
ÇALKANTI
Deniz ve gölde dalgalanma. Coşku. Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp. Çalkanmış şey. Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum.