Kelimeler arşivi içinde; başında "albur" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. albur ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu albur ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde albur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALBUR
Nisan ayı. Nisan.
ALBURAK
"İşte Burak" anlamında kullanılan bir isim".
ALBURA
Bazı balıkçı gemilerinin baş kısmına dikili gözcü direği.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALBUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖZER
Buğday, toprak vb.nin elendiği iri gözlü kalbur.
ÇALKAR
Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.
KALBURLAMAK
Kalburdan geçirmek.
İRİNTİ
Elek ve kalbur üzerinde kalan iri taneler. Hayvanların beğenmeyerek yemedikleri iri saman.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
NALBURLUK
Nalbur olma durumu, hırdavatçılık.
ELENTİ
Arpa, buğday vb.nin kalburdan geçirilmiş bölümü.
SARAT
Büyük delikli kalbur.
ÇEÇ
Tahıl yığını. Tahıl elenen kalbur.
AKKEFAL
Sazangillerden bir cins tatlı su balığı (Alburnus).
KALBURCULUK
Kalburcunun yaptığı iş.
KALBURLANMA
Kalburlanmak işi.
KALBURCU
Kalbur yapan veya satan kimse. İşi, bir şeyi kalburdan geçirmek olan kimse.
TEKERLEME
Tekerlemek işi. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışı. Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler. Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı. Çoğunlukla basmakalıp söz. Çoğunlukla, masalların genel olarak başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş veya ara sözler.
KALBURLATMA
Kalburlatmak işi.
HIRDAVATÇILIK
Hırdavatçının yaptığı iş, nalburluk.
ÇALKANTI
Deniz ve gölde dalgalanma. Coşku. Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp. Çalkanmış şey. Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum.
KALBURLATMAK
Kalburdan geçirtmek.
KALBURLANMAK
Kalburdan geçirilmek.
KASNAK
Enli çember. Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri. Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember. Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü. Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember. Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi. Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember.