Kelimeler arşivi içinde; başında "alaşa" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. alaşa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alaşa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alaşa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALAŞARLI
ALAŞAĞA, ALAŞAĞI, ALAŞALİ
ALAŞAR, ALAŞAV
ALAŞA
ALAŞA
Çok renkli, karışık renkli. Zayıf ve çelimsiz at. Ağzı ve burnu beyaz olan at. Beygir, erkek at, iğdiş olmıyan huysuz at. Semere alışmış hayvan. Her kuzuyu emziren koyun. Azgın köpek, boğa, at ve benzerleri. Leş. Kötü kadın, orospu, oynak, cilveli. Çok süslü, allı pullu. Herkesçe beğenilen, hoş görülen, yakışıklı kimse. İkiyüzlü, ara bozucu, yaltaklık eden. Alçak, engin, basık: Duvar da çok alasaymış. Çok aceleci, her işte acele eden. Yaramaz, hırçın, yaygaracı. Bir çeşit deri hastalığı, çil. Başkalarının çıkarları için çalışan. Sert başlı, huysuz, haşarı (at).
ALAŞALİ
Oynak, cilveli (hayvanlar hakkında).
ALAŞARLI
İzmir kenti, Kaymakçı bucağına bağlı bir yer.
ALAŞAĞI
Bayburt barlarından olan Sıksaray oyununda söylenen bir söz.
ALAŞAR
Yüzü beyaz, lekeli adam. Yüzünde ak lekeler, kabarcıklar bulunan genç. Balıkesir kenti, Tütüncü bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Muğla kenti, Yatağan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ALAŞAV
Çeşitli renkler.
ALAŞAĞA
Bayburt barlarından olan Sıksaray oyununda söylenen bir söz.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALAŞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GARĞIN
Su yollarındaki engeller dolayısıyle kabarıp durgunlaşan su. Karların erimesiyle fazlalaşan su. Bu yıl ekinler çok gargın, bilmem ki, nasıl biçeceğiz.
GEVELEŞMEK
önemsiz bir konuyu şakalaşarak konuşmak. El şakası yapmak.
ŞAKALAŞABİLME
Şakalaşabilmek işi.
VEDALAŞABİLME
Vedalaşabilmek işi.
DALAŞABİLME
Dalaşabilmek işi.
ARTAK
Çocuğu beşiğe bağlıyan bez. Kırılan hayvan bacağını, oynatmadan düzgün tutmaya yarıyan tahta. Çoğalan, fazlalaşan, bereketli (pirinç, fasulye, nohut, mercimek v. b. hakkında).
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
GARĞUN
Karların erimesiyle fazlalaşan su. Sulu sepken.
TOKALAŞABİLME
Tokalaşabilmek işi.
GARGIN
Su yollarındaki engeller dolayısıyle kabarıp durgunlaşan su. Tıkanan su yolundan geri vuran su. Karların erimesiyle fazlalaşan su. Sık, sürekli ve fazla miktarda yağan yağmur. Gebe. Yemden doymuş (hayvan için). Bu yıl ekinler çok gargın, bilmem ki, nasıl biçeceğiz. Çok zengin (kimse için). İşi çok fazla olan kimse: Bugün çok gargınım, yanıma gelmeyin. Gövdeleri fazla gelişip odunlaşmış bitkiler. Sazlık. Üstü pişmiş, içi çiğ kalmış ekmek. Mısırın, fırında kururken yanma derecesine gelmesini anlatır.
GARGUN
Karların erimesiyle fazlalaşan su.