Kelimeler arşivi içinde; başında "alata" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. alata ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alata ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alata olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALATATAVU
ALATAKAÇ, ALATARAS, ALATARLA, ALATAVLI, ALATAVUK
ALATAN, ALATAŞ, ALATAV, ALATAY
ALATA
ALATA
Karışık, toplama. Karışık maddelerle yapılan bir çeşit ekmek. Uçurum: Alatadan aşağı yuvarlandı. Yüksek: Arabaya alata yük vurmuş. Sürüye katılmayan zayıf, hasta hayvan. Nekahat devresindeki iştahlılık.
ALATARAS
Toprağı tavlıyacak kadar yağan yağmur. Yarı nemli, tavlı toprak.
ALATAKAÇ
Ağaçkakan.
ALATAVLI
Yarı yaş, yarı kuru toprak, az tavlı yer. İyice pişmemiş yemek.
ALATARLA
Elâzığ ili, Hıdırbaba bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum ilinde, Oltu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu ilinde, Taşköprü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ALATAŞ
Çok renkli taş. Giresun kenti, Keşap ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ili, Anamur ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Trabzon ilinde, Maçka ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ALATATAVU
İyice pişmemiş yemek.
ALATAV
Az tavlı, yarı yaş yarı kuru olan (toprak).
ALATAY
Derisinde benekler olan tay. Ağrı ili, Patnos ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ALATAVUK
Dağlarda yaşıyan bir çeşit kuş.
ALATAN
Güneş doğmadan önce ufukta beliren karışık renkler.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALATA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MUGALATACI
Mugalata yapan kimse.
ACIGÜNEYİK
Tereye benzeyen, salataya konulan bir çeşit yaban otu.
RADİKA
Yaprakları salata olarak yenen baharlı, çok yıllık bir bitki (Taraxacum officinale).
KUZUKULAĞI
Karabuğdaygillerden, nemli yerlerde yetişen, yaprakları salata olarak kullanılan, çiçekleri iki evcikli ve kırmızımtırak bir bitki, ekşikulak (Rumex acetosa).
SÖĞÜŞ
Soğuk olarak yenen haşlanmış et. Üzerine yağ ve limon konulmadan ve birbirine karıştırılmadan yenen dilimlenmiş domates, salatalık vb.
ROKA
Turpgillerden, yaprakları salata gibi yenen, 20-40 santimetre yüksekliğinde, sebze olarak bahçelerde yetiştirilen, kokulu, bir iki yıllık bir bitki (Eruca sativa).
HIYAR
Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus). Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık. Kaba saba, görgüsüz, budala. Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük.
SİRKE
Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası. Salatalara, yemeklere ekşilik vermek için kullanılan ekşimiş üzüm, elma, limon vb. suyu. Birtakım kimyasal yöntemlerle hazırlanmış birleşiklerin ortak adı.
PİYAZ
Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılmış olan salata. Kebap, ızgara köfte, balık vb.nin yanına konulan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş maydanozlu soğan. Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenen övücü söz.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.
SERBESTLİK
Serbest olma durumu. İthalatı serbest bırakma, ithalata konulmuş miktar sınırlamalarını kaldırma, liberalizm, liberasyon.
ÇENTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak. Soğan, salatalık vb.ni küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak.
KORNİŞON
Kabuğunun üzeri pürtüklü bir tür turşuluk salatalık.
HİNDİBA
Birleşikgillerden, yaprakları haşlanarak salata gibi yenebilen, birkaç yıllık otsu bir bitki, güneğik, karakavuk (Cichorium endivia).
YANLIK
Kahvaltıda ve diğer öğünlerde ana yiyeceğin yanında verilen çerez türü veya domates, salatalık vb. yiyecekler.
SALATALIK
Hıyar. Salata yapmak için kullanılan.
YANILTMACA
Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme, mugalata. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, mugalata. Çabuk çabuk söylenmesi sırasında karışıklığa, dil dolaşmasına ve anlam değişmesine uğrayan söz grubu, yanıltmaç. Yanıltmaya dayanan davranış, yanıltıcı iş.
TERE
Turpgillerden, yaprakları salata olarak yenen baharlı bir bitki (Lepidium sativum).
ACIGİCİ
Su teresi. Acılı, ekşili: Acıgici, bu salatayı yerim. Abur cubur. Vesvese, üzüntüyü mucip sebepler: Başım, bugünler rahat, acıgici yok.
YEŞİLLİK
Yeşil olma durumu. Yeşil bitkileri çok olan yer. Marul, maydanoz, tere, roka vb. çiğ yenen, salata malzemesi olan sebzelerin genel adı. Yeşil ot.