Kelimeler arşivi içinde; başında "alabal" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. alabal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alabal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alabal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALABAL
Diyarbakır ilinde, Mermer bucağına bağlı bir yer. Elâzığ ili, Çan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ALABALIK
Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).
ALABALIH
Alabalık.
ALABALIKGİLLER
Omurgalı hayvanlardan, kemikli balıkların bir familyası.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALABAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CERRAR
Çekici, sürükleyici. Zorla para alan kimse. Savaş araçlarıyla donatılmış kalabalık ordu. Dilenci.
FORTÇU
Taşıtlarda kalabalıktan yararlanarak başkalarına sürtünen, sarkıntılık eden kimse.
CEMAAT
Bir imama uyup namaz kılan kişiler. Bir dinden veya bir soydan olanların topluluğu. İnsan kalabalığı, topluluk.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
CAFCAF
Gösteriş, şatafat. Ağız kalabalığı ile bir şeyi elde eden, şirret.
İZDİHAM
Aşırı kalabalık, yığılma.
FARFARA
Çok konuşan. Yüksek sesle konuşan. Ağzı kalabalık. Çok övünen.
KİTLE
Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu, kütle. Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı, kütle. Kist.
KARGAŞA
Kışkırtma ve karışıklık yoluyla toplumda ortaya çıkan düzen bozukluğu, anarşi. Kalabalık, düzensizlik vb.nin yol açtığı karışıklık, kaos.
KALABALIKLAŞMAK
Kalabalık duruma gelmek.
KAYNAŞMA
Kaynaşmak işi. Kalabalığın çok olduğu bir yerde kıpırdanma, hareketlilik. Huzursuzluk.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
FEVÇ
İnsan kalabalığı.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
ISKARÇA
Kalabalık liman. Bir şeyi tıka basa doldurma. Bir limanın gemilerle dolu olması durumu.
KALABALIKÇA
Biraz kalabalık.
DOLMAK
Dolu duruma gelmek. Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek. Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek. Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek. Bir yere iyice yayılmak, kaplamak. Süre, hesap tamamlanmak.
KAYNAŞMAK
Ayrılmayacak bir biçimde birleşmek. Çok kalabalık ve hareketli olmak, hareket etmek. Birleşmek. Uyuşmak, yakın ilişki kurmak, derinleştirmek, iyi anlaşmak. Huzursuzluk çıkmak. Birbirine iyice uymak.
KALABA
Kalabalık.
DERİNTİ
Toplantı. Gelişigüzel toplanmış eşya. İnsan kalabalığı, güruh.