İçinde ALABAL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "alabal" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alabal bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu alabal ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alabal olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

KALABALIKLAŞTIRMA

15 harfli kelimeler

KALABALIKLAŞMAK

14 harfli kelimeler

ALABALIKGİLLER, KALABALIKLAŞMA

12 harfli kelimeler

GALABALANMAK, KALABALIKLIK

11 harfli kelimeler

KALABALIKÇA

9 harfli kelimeler

KALABALIK, GALABALIK, KALABALIG, KALABALOH

8 harfli kelimeler

ALABALIK, ALABALIH

6 harfli kelimeler

ALABAL

Bazı kelimelerin anlamları

ALABAL

Diyarbakır ilinde, Mermer bucağına bağlı bir yer. Elâzığ ili, Çan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KALABALOH

İnsan topluluğu, kalabalık - kalmiş kohmiş: bayatlamış, vakti geçkin.

KALABALIK

Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu. Sayıca çok. Gereksiz, karışık şeyler topluluğu.

ALABALIH

Alabalık.

ALABALIK

Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).

ALABALIKGİLLER

Omurgalı hayvanlardan, kemikli balıkların bir familyası.

KALABALIKÇA

Biraz kalabalık.

KALABALIKLAŞMAK

Kalabalık duruma gelmek.

GALABALANMAK

Kalabalıklaşmak.

GALABALIK

Topluluk, kalabalık.

KALABALIKLIK

Kalabalık olma durumu. Bir odada ya da bir yerleşim yerinde, gereğinden çak sayıda insanın yaşaması. Genellikle bir odada yaşayan insan sayısının 1'i geçmesi, kalabalıklık sayılmaktadır. bk. konut darlığı.

KALABALIG

Kalabalık, bk. kalabalug.

KALABALIKLAŞTIRMA

Kalabalıklaştırmak işi.

KALABALIKLAŞMA

Kalabalıklaşmak işi.

  -   -   -  

Anlamında ALABAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALABAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.

KALABA

Kalabalık.

ISKARÇA

Kalabalık liman. Bir şeyi tıka basa doldurma. Bir limanın gemilerle dolu olması durumu.

CEMAAT

Bir imama uyup namaz kılan kişiler. Bir dinden veya bir soydan olanların topluluğu. İnsan kalabalığı, topluluk.

KAYNAŞMAK

Ayrılmayacak bir biçimde birleşmek. Çok kalabalık ve hareketli olmak, hareket etmek. Birleşmek. Uyuşmak, yakın ilişki kurmak, derinleştirmek, iyi anlaşmak. Huzursuzluk çıkmak. Birbirine iyice uymak.

DOLMAK

Dolu duruma gelmek. Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek. Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek. Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek. Bir yere iyice yayılmak, kaplamak. Süre, hesap tamamlanmak.

FORTÇU

Taşıtlarda kalabalıktan yararlanarak başkalarına sürtünen, sarkıntılık eden kimse.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

ALA

Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).

KÜRSÜ

Kalabalığa karşı konuşma yapanların önünde bulunan yüksekçe yer. Sandalye. Bir fakültede araştırma ve öğretim birimi, bölüm. Ana bilim dalı.

KAYNAŞMA

Kaynaşmak işi. Kalabalığın çok olduğu bir yerde kıpırdanma, hareketlilik. Huzursuzluk.

FEVÇ

İnsan kalabalığı.

İZDİHAM

Aşırı kalabalık, yığılma.

KOĞUŞ

Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.

CAFCAF

Gösteriş, şatafat. Ağız kalabalığı ile bir şeyi elde eden, şirret.

CERRAR

Çekici, sürükleyici. Zorla para alan kimse. Savaş araçlarıyla donatılmış kalabalık ordu. Dilenci.

FARFARA

Çok konuşan. Yüksek sesle konuşan. Ağzı kalabalık. Çok övünen.

DERİNTİ

Toplantı. Gelişigüzel toplanmış eşya. İnsan kalabalığı, güruh.

KİTLE

Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu, kütle. Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı, kütle. Kist.

KARGAŞA

Kışkırtma ve karışıklık yoluyla toplumda ortaya çıkan düzen bozukluğu, anarşi. Kalabalık, düzensizlik vb.nin yol açtığı karışıklık, kaos.