Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aklamak" olan, toplam 188 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aklamak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aklamak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aklamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SARIMSAKLAMAK, KARZINAKLAMAK
AMONYAKLAMAK, GIRTLAKLAMAK, FIDIRAKLAMAK, HIRTLAKLAMAK
CIRNAKLAMAK, KASNAKLAMAK, KUNDAKLAMAK, PARMAKLAMAK, SAVSAKLAMAK, TARTAKLAMAK, TIRNAKLAMAK, TOKMAKLAMAK, TOPRAKLAMAK, VAKVAKLAMAK, YAŞMAKLAMAK, BANNAKLAMAK, BASSAKLAMAK, BAŞŞAKLAMAK, BOĞMAKLAMAK, CAYRAKLAMAK, CINNAKLAMAK, CIYNAKLAMAK, CIYYAKLAMAK, CIZMAKLAMAK, CİNNAKLAMAK, ÇAKMAKLAMAK, ÇALLAKLAMAK, ÇALTAKLAMAK, ÇAMTAKLAMAK, ÇEYNAKLAMAK, ÇIRDAKLAMAK, ÇIRMAKLAMAK, ÇIRNAKLAMAK, ÇIRPAKLAMAK, Devamını Oku »»
BAŞAKLAMAK, BIÇAKLAMAK, CIYAKLAMAK, ÇOMAKLAMAK, DAYAKLAMAK, DURAKLAMAK, DUŞAKLAMAK, DUVAKLAMAK, GIDAKLAMAK, KONAKLAMAK, KUCAKLAMAK, KUŞAKLAMAK, MALAKLAMAK, OĞLAKLAMAK, PATAKLAMAK, SAVAKLAMAK, TABAKLAMAK, TARAKLAMAK, TOPAKLAMAK, TUZAKLAMAK, VARAKLAMAK, VİYAKLAMAK, YASAKLAMAK, YUMAKLAMAK, ALÇAKLAMAK, AMBAKLAMAK, ANLAKLAMAK, ANNAKLAMAK, ARDAKLAMAK, BABAKLAMAK, Devamını Oku »»
ADAKLAMAK, ARAKLAMAK, AYAKLAMAK, ODAKLAMAK, ALAKLAMAK, ANAKLAMAK, İNAKLAMAK, ONAKLAMAK, UFAKLAMAK, UŞAKLAMAK
GAKLAMAK, HAKLAMAK, PAKLAMAK, SAKLAMAK, ÇAKLAMAK, DAKLAMAK, KAKLAMAK, LAKLAMAK, ŞAKLAMAK, TAKLAMAK, VAKLAMAK
AKLAMAK
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.
TARTAKLAMAK
Çekerek ve iterek hırpalamak.
PARMAKLAMAK
Parmakla yemek. Dürtmek. Parmakla dokunmak.
GIRTLAKLAMAK
Birinin gırtlağını sıkmak.
HIRTLAKLAMAK
Boğazını sıkmak, gırtlaklamak.
KASNAKLAMAK
Kasnak içine almak, çemberlemek. Kollarını dolayarak kavramak. Yapılarda, betonun şişmesini önlemek ve direncini artırmak için sıkıştırılmış betonun çevresini metalden bir kasnak içine almak.
FIDIRAKLAMAK
Bir şeyi öfke ile biraz uzağa atmak.
TOPRAKLAMAK
Üzerini toprakla örtmek.
CIRNAKLAMAK
Tırmalamak.
SARIMSAKLAMAK
İçine sarımsak katmak.
KARZINAKLAMAK
İnce ince yağan karlar oraya buraya uçuşmak.
SAVSAKLAMAK
Belirli bir sebebi olmaksızın bir işi isteyerek geri bırakmak, geciktirmek, umursamamak, ertelemek, sallamak, ihmal etmek.
TIRNAKLAMAK
Tırmalamak. Tırnaklarını geçirerek yolmaya, kazımaya veya çekmeye çalışmak.
AMONYAKLAMAK
Bazı yemleri amonyak veya bir amonyum bileşiği ile karıştırmak, doyurmak.
KUNDAKLAMAK
Bebeği kundağa sarmak. Bir yeri kundakla yakmak. Ara bozmak, aldatmak. Tüfek namlusunu kundağa bağlamak. Saçları yemeninin içine toplayarak bağlamak.
TOKMAKLAMAK
Tokmakla vurmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKLAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKLAMA
Aklamak işi, ibra.
AYAKLAMA
Ayaklamak işi.
BAŞAKLAMA
Başaklamak işi.
AŞIRMAK
Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.
BIÇAKLAMA
Bıçaklamak işi.
CIYAKLAMA
Cıyaklamak işi, ciyaklama.
ADAKLAMA
Adaklamak işi.
ALIKOYMAK
Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.
BUZLUK
Yiyecek ve içecekleri soğutarak saklamak için kullanılan, buzla soğutulan kap veya dolap. Buzdolabının içinde buz yapan bölme.
BOHÇALAMAK
Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.
BELEMEK
Çocuğu kundaklamak. Beşiğe yatırıp bağlamak. Bulamak, bulaştırmak.
AMONYAKLAMA
Amonyaklamak işi.
ARITMAK
Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.
CIYAKLAMAK
İnce, acı ve yüksek sesle bağırmak, ciyaklamak.
BIRAKMAK
Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.
ARAKLAMA
Araklamak işi, çalma, aşırma.
AYIRMAK
Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
CIRNAKLAMA
Cırnaklamak işi.
ARŞİVLEMEK
Arşive kaldırmak, arşivde saklamak.