Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aklanma" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aklanma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aklanma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aklanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SARIMSAKLANMA
AĞIRŞAKLANMA
TIRNAKLANMA, TARTAKLANMA, SAVSAKLANMA, YALTAKLANMA, YAPRAKLANMA, YAŞMAKLANMA, KUNDAKLANMA, KOSTAKLANMA, KAYNAKLANMA, KAYMAKLANMA
BIÇAKLANMA, BAŞAKLANMA, YUMAKLANMA, YASAKLANMA, DAYAKLANMA, KAPAKLANMA, KUŞAKLANMA, VARAKLANMA, TUZAKLANMA, YATAKLANMA, TABAKLANMA, ARDAKLANMA, SAÇAKLANMA, PATAKLANMA, ÇAPAKLANMA, TOPAKLANMA, MERAKLANMA, KUCAKLANMA, DUVAKLANMA
ARAKLANMA, ADAKLANMA, AYAKLANMA, ODAKLANMA, UZAKLANMA
PAKLANMA, SAKLANMA
AKLANMA
AKLANMA
Aklanmak işi.
KAYMAKLANMA
Kaymaklanmak işi. Oksitlenme sonucunda kuruyan, bağlayıcı içeren solvent bazlı boyaların yüzeyinde oluşan ve solventlerde çözünmeyen tabaka.
TARTAKLANMA
Tartaklanmak işi.
KUNDAKLANMA
Kundaklanmak işi.
BAŞAKLANMA
Başaklanmak işi.
YAPRAKLANMA
Yapraklanmak işi.
SARIMSAKLANMA
Sarımsaklanmak işi.
YUMAKLANMA
Yumaklanmak işi.
AĞIRŞAKLANMA
Ağırşaklanmak durumu.
KOSTAKLANMA
Kostaklanmak işi.
YAŞMAKLANMA
Yaşmaklanmak işi.
SAVSAKLANMA
Savsaklanmak işi.
BIÇAKLANMA
Bıçaklanmak işi.
YALTAKLANMA
Yaltaklanmak işi, dalkavukluk.
KAYNAKLANMA
Kaynaklanmak işi.
TIRNAKLANMA
Tırnaklanmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKLANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAKLANMA
Ayaklanmak işi. Başkaldırı.
DEPOLAMA
Depolamak işi. Bellek cihazına verinin yerleştirilmesi veya saklanması.
İNDİFA
Püskürme. Kızamık, kızıl vb. hastalıklarda vücutta kırmızı lekeler görülme. Başkaldırma, isyan etme, ayaklanma.
ÇAPAKLANMA
Çapaklanmak işi.
BEŞME
Her çubuğu ayrı ayrı beş renkte olan, yollu bir kumaş türü. Tabaklanmamış ham deri. Çıkrıkçı tezgâhının kütüğü.
HELAL
Dinin kurallarına aykırı olmayan, dinî bakımdan yasaklanmamış olan, haram karşıtı. Kurallara, geleneklere uygun olarak. Kurallara, geleneklere uygun. Nikâhlı eş.
DEPO
Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye. Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer, debboy. Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer.
ARDİYE
Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo.
GİZLENMEK
Kendi kendini gizlemek, saklanmak. Gizlenilmek, gizli tutulmak.
BOŞBOĞAZ
Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze, ayran ağızlı. Yerli yersiz konuşan.
ALIKONULMAK
Alıkoyma işine konu olmak. Yasaklanmak.
GİZLENİLMEK
Gizlenme işi yapılmak, saklanmak. Gizli tutulmak.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ARDAKLANMA
Ardaklanmak durumu.
AYAKLANDIRMAK
Ayaklanmasına yol açmak.
DALKAVUKLUK
Dalkavukça davranış, kemik yalayıcılık, çanak yalayıcılık, yağcılık, yalakalık, yalpaklık, yaltakçılık, yaltaklanma, yaltaklık, tabasbus, huluskârlık.
BELENMEK
Kundaklanmak. Bulanmak, bulaşmak.
KAÇMAK
Hızla koşup bir yere saklanmak. Yok olmak. Hızlı koşmak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Girmek. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Kaçınmak. İpi kopmak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Kaçgöçe uymak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Bir yana doğru kaymak. Benzemek, andırmak.
BERAAT
Aklanma.
BAŞKALDIRI
Herhangi bir amaçla kurulu düzene veya devlet güçlerine karşı gelme, başkaldırma, ayaklanma, isyan. Bir düzene veya emre boyun eğmeme, uymama, itaat etmeme.