Kelimeler arşivi içinde; sonunda "abık" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu abık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında abık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde abık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YASYALABIK, YARYALABIK, TATLIKABIK
MIHRABIK
HODABIK, ŞILABIK, MURABIK, KAÇABIK, MUTABIK, YALABIK, MÜSABIK
ALABIK
HABIK, GABIK, KABIK, ÇABIK, CABIK, YABIK, SABIK
ABIK
ABIK
Çocuk ayakkabısı, patik. Bozuk. Taşak yumurtaları karnının içinde bulunan veya yaradılışta taşak yumurtaları olmıyan hayvan. Ahmak, budala, sersem, aptal.
YARYALABIK
Düzgün ve temiz.
MURABIK
Kolayca aldatılan, kurnaz olmayan.
YALABIK
Alevin oynayarak parıldaması, parlama, parıltı. İkiyüzlü, kaypak. Güzel, yakışıklı, sevimli. Parlak, parıltılı, ışıltılı. Şimşek.
HODABIK
İpsiz sapsız kişi.
KABIK
Kabuk.
HABIK
Korkak. Arkası basılmış ayakkabı.
YASYALABIK
Çok düzgün, çok güzel.
ALABIK
İkiyüzlü, ara bozan kimse (çocuk oyunlarında).
GABIK
Kabuk. Elverişsiz yer. Evlenmemiş kız.
MUTABIK
Birbirine uyan, aralarında anlaşmazlık olmayan. Uygun.
KAÇABIK
Ayakkabılara ağaç çivi çakmak için delik açmakta kullanılan bir ayakkabıcı aracı, biz.
ŞILABIK
Işıklı, aydınlık, parlak.
MÜSABIK
Yarışçı. Yarışmacı.
MIHRABIK
Kurumuş çamurda araba tekerleği, hayvan ayağı izleri.
TATLIKABIK
Tarçın.
Bu bölümde tanımı içerisinde ABIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SABIHA
Sabıka.
BAYRAMCI
Bayram ziyaretine gelen: Ortalığı çabık topla, hincik (şimdi) bayramcılar basar.
UYUŞMAK
Soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak. Bir iş, düşünce, görüş vb. üzerinde anlaşmaya varmak, uzlaşmak, mutabık kalmak. Her konuda birbirine uymak, imtizaç etmek.
UYGUN
Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
ÖNCEKİ
Önce olan, evvelki, mukaddem, sabık.
SABIKALI
Sabıkası olan.
ŞİMŞEK
Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak. Parıltı.
PARILTILI
Parlaklığı olan, parıldayan, ışıltılı, yalabık.
TEMİZ
Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.
YARIŞÇI
Bir spor dalında birbirini geçmeye çalışanlardan her biri, müsabık.
SABIKASIZLIK
Sabıkasız olma durumu.
SİCİLLİ
Sicile geçmiş, sicili defterine işlenmiş, müseccel. Suçu sicile geçmiş, sabıkalı, müseccel.
UZLAŞMAK
Aralarındaki düşünce veya çıkar ayrılığını, karşılıklı ödünlerle kaldırarak uyuşmak, karşılıklı anlaşmak ve mutabık kalmak, antant kalmak.
HÖCEKLİ
Sabıkalı.
YARIŞMACI
Bir yarışmaya katılan kimse, yarışımcı, müsabık.
SABIKASIZ
Sabıkası olmayan.
ONATLAŞMAK
Uyuşmak, mutabık kalmak.
ESKİ
Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.