Sonu ABIK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "abık" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu abık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında abık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde abık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

YASYALABIK, YARYALABIK, TATLIKABIK

8 harfli kelimeler

MIHRABIK

7 harfli kelimeler

HODABIK, ŞILABIK, MURABIK, KAÇABIK, MUTABIK, YALABIK, MÜSABIK

6 harfli kelimeler

ALABIK

5 harfli kelimeler

HABIK, GABIK, KABIK, ÇABIK, CABIK, YABIK, SABIK

4 harfli kelimeler

ABIK

Bazı kelimelerin anlamları

ABIK

Çocuk ayakkabısı, patik. Bozuk. Taşak yumurtaları karnının içinde bulunan veya yaradılışta taşak yumurtaları olmıyan hayvan. Ahmak, budala, sersem, aptal.

YARYALABIK

Düzgün ve temiz.

MURABIK

Kolayca aldatılan, kurnaz olmayan.

YALABIK

Alevin oynayarak parıldaması, parlama, parıltı. İkiyüzlü, kaypak. Güzel, yakışıklı, sevimli. Parlak, parıltılı, ışıltılı. Şimşek.

HODABIK

İpsiz sapsız kişi.

KABIK

Kabuk.

HABIK

Korkak. Arkası basılmış ayakkabı.

YASYALABIK

Çok düzgün, çok güzel.

ALABIK

İkiyüzlü, ara bozan kimse (çocuk oyunlarında).

GABIK

Kabuk. Elverişsiz yer. Evlenmemiş kız.

MUTABIK

Birbirine uyan, aralarında anlaşmazlık olmayan. Uygun.

KAÇABIK

Ayakkabılara ağaç çivi çakmak için delik açmakta kullanılan bir ayakkabıcı aracı, biz.

ŞILABIK

Işıklı, aydınlık, parlak.

MÜSABIK

Yarışçı. Yarışmacı.

MIHRABIK

Kurumuş çamurda araba tekerleği, hayvan ayağı izleri.

TATLIKABIK

Tarçın.

  -   -   -  

Anlamında ABIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ABIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SABIHA

Sabıka.

BAYRAMCI

Bayram ziyaretine gelen: Ortalığı çabık topla, hincik (şimdi) bayramcılar basar.

UYUŞMAK

Soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak. Bir iş, düşünce, görüş vb. üzerinde anlaşmaya varmak, uzlaşmak, mutabık kalmak. Her konuda birbirine uymak, imtizaç etmek.

UYGUN

Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

ÖNCEKİ

Önce olan, evvelki, mukaddem, sabık.

SABIKALI

Sabıkası olan.

ŞİMŞEK

Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak. Parıltı.

PARILTILI

Parlaklığı olan, parıldayan, ışıltılı, yalabık.

TEMİZ

Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

YARIŞÇI

Bir spor dalında birbirini geçmeye çalışanlardan her biri, müsabık.

SABIKASIZLIK

Sabıkasız olma durumu.

SİCİLLİ

Sicile geçmiş, sicili defterine işlenmiş, müseccel. Suçu sicile geçmiş, sabıkalı, müseccel.

UZLAŞMAK

Aralarındaki düşünce veya çıkar ayrılığını, karşılıklı ödünlerle kaldırarak uyuşmak, karşılıklı anlaşmak ve mutabık kalmak, antant kalmak.

HÖCEKLİ

Sabıkalı.

YARIŞMACI

Bir yarışmaya katılan kimse, yarışımcı, müsabık.

SABIKASIZ

Sabıkası olmayan.

ONATLAŞMAK

Uyuşmak, mutabık kalmak.

ESKİ

Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.