Kelimeler arşivi içinde; başında "abık" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. abık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu abık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde abık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ABIK
Çocuk ayakkabısı, patik. Bozuk. Taşak yumurtaları karnının içinde bulunan veya yaradılışta taşak yumurtaları olmıyan hayvan. Ahmak, budala, sersem, aptal.
ABIKEVSER
Cennette bulunduğuna inanılan ırmak, havuz veya çeşmenin suyu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ABIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HÖCEKLİ
Sabıkalı.
SABIKASIZ
Sabıkası olmayan.
UZLAŞMAK
Aralarındaki düşünce veya çıkar ayrılığını, karşılıklı ödünlerle kaldırarak uyuşmak, karşılıklı anlaşmak ve mutabık kalmak, antant kalmak.
YARIŞÇI
Bir spor dalında birbirini geçmeye çalışanlardan her biri, müsabık.
ESKİ
Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.
BAYRAMCI
Bayram ziyaretine gelen: Ortalığı çabık topla, hincik (şimdi) bayramcılar basar.
SABIHA
Sabıka.
SABIKASIZLIK
Sabıkasız olma durumu.
UYGUN
Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
PARILTILI
Parlaklığı olan, parıldayan, ışıltılı, yalabık.
SİCİLLİ
Sicile geçmiş, sicili defterine işlenmiş, müseccel. Suçu sicile geçmiş, sabıkalı, müseccel.
YARIŞMACI
Bir yarışmaya katılan kimse, yarışımcı, müsabık.
ŞİMŞEK
Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak. Parıltı.
TEMİZ
Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.
UYUŞMAK
Soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak. Bir iş, düşünce, görüş vb. üzerinde anlaşmaya varmak, uzlaşmak, mutabık kalmak. Her konuda birbirine uymak, imtizaç etmek.
ÖNCEKİ
Önce olan, evvelki, mukaddem, sabık.
SABIKALI
Sabıkası olan.
ONATLAŞMAK
Uyuşmak, mutabık kalmak.