Kelimeler arşivi içinde; başında "zava" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. zava ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu zava ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zava olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ZAVALLILIK
ZAVARANA
ZAVALLI, ZAVARCI
ZAVALA, ZAVARA
ZAVAL, ZAVAR
ZAVA
ZAVA
Güvey. Taşsız yüzük. Mısır koçanı. Damat, güvey. Damat.
ZAVARCI
Atak.
ZAVAL
Hayvanlara yedirilmek için hazırlanan tahıl kırması. Kızılcık. Zeval, yok olma, son.
ZAVARA
İri öğütülmüş un. İri öğütülmüş hayvan yemi.
ZAVALLILIK
Zavallı olma durumu.
ZAVAR
Tazı. Hayvanlara yedirilmek için hazırlanan tahıl kırması. İri öğütülmüş un. Boş laf. Hayvanlara yedirilen tahıl kırması ve benzerleri yem. iri bulgur. (Dereyazıcı Alaca Çorum.).
ZAVARANA
İri öğütülmüş un.
ZAVALA
Hamur pazısı.
ZAVALLI
Acınacak kadar kötü durumda bulunan. Gücü bir şeye yetmeyen, âciz.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZAVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞAK
Arpa, buğday, yulaf ve benzerleri ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı. Tarlalarda, bağlarda dökülmüş veya tek tük kalmış olan ürün. Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı. Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüler: Zavallı ihtiyar kadın, ömrünü başak toplamakla geçirir. Sigara izmariti: Tütün alacak parası yok ki başak toplayıp içiyor. Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu. Spika. Mahsûl devşirildikten sonra dal ve sap üzerinde kalmış olan artıklar. Demren, okun ucundaki sivri demir. İstanbul şehri, Karacaköy bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ilinde, Hasançelebi bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Mardin kenti, Kızıltepe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak şehri, Silopi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Başak takımyıldızı, Başak burcu.
GARİP
Kimsesiz, zavallı. Yabancı, gurbette yaşayan, elgin. Acayip. Dokunaklı, hüzün veren. Şaşılacak bir şey karşısında söylenen söz.
BEYÇARE
Biçare, zavallı.
FUKARA
Yoksul, fakir. Zavallı. Derviş.
CIRBAĞA
Küçük çocuk. Gelişmemiş, cılız çocuk. Aşağılık. Yaramaz, arsız. Sıska (çocuklar hakkında). Cılız çocuk, zavallı, beceriksiz.
BEÇARE
Biçare, zavallı.
GARİBAN
Kimsesiz, zavallı, garip.
NAÇAR
Çaresi olmayan, çaresiz. Zavallı, düşkün.
BEÇARO
Biçare, zavallı.
ÇARESİZ
Çaresi bulunmayan, onulmaz. İster istemez. Çıkar yol bulamayan bir biçimde. Çare bulamayan, zavallı (kimse), biçare.
BİÇARELİK
Biçare olma durumu, zavallılık, çaresizlik.
KUTSUZ
Uğursuz, kötü, menhus. Mutsuz, zavallı.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
BUNCUCUH
Buncağız, zavallıcık, küçük. Biraz, birazcık. Bunun kadar küçük.
MİSKİN
Çok uyuşuk olan (kimse). Hoş görülemeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen (kimse). Cüzzam hastalığına tutulmuş olan (kimse). Âciz, zavallı.
BUNCIVAZ
Buncağız, zavallıcık, küçük.
PERİŞAN
Dağınık, düzensiz, karmakarışık. Acınacak durumda olan, zavallı.
BUNCAĞIZ
Bu kadar, bu kadarcık. Bu zavallı, bu küçücük.
ZEBUNKÜŞ
Güçsüze acımayan, zavallıları ezen.
MELUL
Üzgün. Boynu bükük, zavallı bir biçimde.