Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yaşı" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yaşı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yaşı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yaşı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARIYAŞI
GÖZYAŞI, GANYAŞI, GONYAŞI, KANYAŞI
KAYAŞI
YAŞI
YAŞI
Küçük çocuklarda, pislikten oluşan bir deri hastalığı.
KAYAŞI
Makas.
GÖZYAŞI
Gözyaşı bezlerinin salgıladığı, bazı etkilerle akan duru sıvı damlacıklarından her biri, yaş (II).
GANYAŞI
Yaprakları kamış yaprağına benzeyen, sulak yerlerde biten zehirli bir ot.
KANYAŞI
Sulak yerlerde biten ayrık cinsinden zehirli bir ot.
KARIYAŞI
Sığırlara gaz sancısı veren, toprak altında köksalan bir yaban bitkisi.
GONYAŞI
Yaprakları mısır yaprağı, tohumları darı gibi olan bir çeşit ot.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAŞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOKSANLIK
İçinde doksan tane bulunan. Doksan yaşında olan.
ÇEBİÇ
Bir yaşındaki keçi yavrusu.
ERKEÇ
İğdiş edilmiş, üç yaşından büyük erkek keçi.
ARPALIK
Arpa ekilen yer, arpa tarlası. Karşılıksız yarar sağlanılan yer veya kimse, yemlik. Osmanlılarda memurlara görevleri sırasında maaşlarına ek olarak, görevden ayrıldıktan sonra ise bir tür emeklilik maaşı olarak verilen gelir. Hayvanın dişinde bulunan ve hayvan yaşlandıkça silindiği için yaşını belli eden bir nişan. Arpa konulan yer.
DOLDURMAK
Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek. Ses, koku yayılıp kaplamak. Belirli bir süreyi kaplamak, almak. Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek. Yaşını, yılını bitirmek. Ateşli silahların içine mermi sürmek. Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek. Canlılık kazandırmak.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
ERGİN
Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. Kişisel haklarını kendi kullanabilmesi için yasanın gösterdiği on sekiz yaşına gelmiş olan (kimse), reşit.
BACAKSIZ
Bacağı olmayan. Bacakları kısa olan, kısa boylu, bodur. Yaramaz. Yaşından büyük işlere kalkışan çocuklara söylenen bir söz.
BEBECİK
Bebeklere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz. Yaşına yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse.
ERGENLEŞMEK
Döl verebilecek erişkin duruma gelmiş olmak, erinleşmek, akil baliğ olmak, büluğa ermek. Rüşdünü ispat etme yaşına gelmiş olmak, erinleşmek, akil baliğ olmak, büluğa ermek.
EVLAT
Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk. Soy, döl. Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü.
DANA
İneğin, sütten kesildikten sonra bir yaşına kadar olan yavrusu.
EMSAL
Benzer, eş, denk. Örnek. Katsayı. Yaşıt.
EKE
Büyük, yetişkin, yaşlı, kart. Yaşı küçük olduğu hâlde sözleri ve davranışları büyükmüş gibi olan çocuk.
ALTMIŞLIK
İçinde altmış tane bulunan. Altmış yaşında olan veya görünen.
BOĞALIK
Boğa olarak kullanılmak için ayrılan bir yaşından yukarı erkek sığır.
DÜVE
Boğaya gelmemiş 1-2 yaşında dişi sığır.
BÜYÜMEK
Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek. Genişlemek. Yaşı artmak, yaşlanmak. Yetişmek. Sayıca artmak. Önem ve değer kazanmak. Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak.
ELLİLİK
İçinde elli tane bulunan. Elli kuruş veya elli lira değerinde para. Elli yaşında olan.
DERBİ
Aynı şehrin takımları arasında oynanan oyun. Yılda bir kez yapılan, üç yaşına gelmiş atların katıldığı yarış. Büyük takımlar arasında oynanan oyun.