Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yar" olan, toplam 94 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MİKROBİLGİSAYAR
HIYAROĞLUHIYAR, MİNİBİLGİSAYAR
SICAKLIKYAYAR
DİYARBADİYAR
IŞIĞADUYAR, BİLGİSAYAR, İSFENDİYAR, HAKKIHIYAR, KIZILCAYAR, SÜNGÜHIYAR, KONUKSAYAR
YARÜAĞYAR, İNCENİYAR, ADIMSAYAR
ALACAYAR, KÖRZİYAR, KIZILYAR, SESYAYAR, ZÜLFÜYAR, ISIYAYAR, SÜNGÜYAR, ŞEHRİYAR, ŞENHIYAR, TANRIYAR, BAHTİYAR
UZUNYAR, EHDİYAR, EHTİYAR, YENİYAR, IHDIYAR, YEDİYAR, IHTIYAR, IKDIYAR, EKTİYAR, TALIYAR, İTTİYAR, SARIYAR, BOZİYAR, İHTİYAR, HEMAYAR, AHDİYAR, AJDİYAR, AKBAYAR, AKÇAYAR
DİLYAR, MİLYAR, KONYAR, ŞAHYAR, SEYYAR, TAYYAR, KELYAR, SİLYAR, İTİYAR, MAHYAR, BEYYAR, MALYAR, HAVYAR, ALİYAR, HUBYAR, GABYAR, ETİYAR, SALYAR
SAYAR, AĞYAR, PİYAR, İŞYAR, TİYAR, HIYAR, AYYAR, BOYAR, DİYAR, DUYAR, TAYAR, GAYAR, CİYAR, ÇİYAR, DAYAR, EGYAR, BEYAR, BAYAR, ALYAR, PIYAR, AKYAR, MİYAR, KOYAR, KAYAR, NİYAR, OKYAR, ÖZYAR, PAYAR
UYAR, AYAR
YAR
YAR
Uçurum.
İNCENİYAR
Papatyaya benzer ince yapraklı bir çeşit çiçek.
KIZILCAYAR
Denizli şehrinde, Çivril ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
MİNİBİLGİSAYAR
Elektronik teknikbiliminde görülen hızlı gelişmenin ürünleriyle bilgisayar dizge yapısı bakımından donanım-yazılım İşbirliğinde yeni yaklaşımların bir arada kullanıldığı, bu özellikleriyle, küçük ya da büyük geleneksel bilgisayarlardan, bilgi işlem gücüne göre donanımın ucuzlaması ve oylumun küçülmesi bakımından ayrılan bir bilgisayar türü. Mini sözcüğünün ilk bakışta düşündürdüğü "küçük" bilgisayar çağrışımına karşın, özellikle ana bellek ve dış bellek sığası bakımından bir minibilgisayar geleneksel ortaboy bilgisayar sınıfına yakışan donanım birimleri için düşünülen bellek sığalarıyla donatılmış olabilir.
İSFENDİYAR
İran Mitolojisinde adı geçen hükümdarın adı.
IŞIĞADUYAR
Uygun elektromıknatıs ışınım karşısında ışıkiletkenlik, ışıkelektrik etkisi gösteren (özdek).
BİLGİSAYAR
Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran elektronik araç, elektronik beyin.
DİYARBADİYAR
Arapça kökenli Far. diyâr-be-diyâr: diyar diyar.
SÜNGÜHIYAR
Acur da denilen bir çeşit hıyar.
HIYAROĞLUHIYAR
Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse. Hakaret içeren bir seslenme sözü.
HAKKIHIYAR
Seçme hakkı.
KONUKSAYAR
Bitlis şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Van ilinde, Albayrak bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SICAKLIKYAYAR
Bir cismin ısı değişikliklerini, yaydığı kızılötesi ışınları kaydeden cihaz, termograf.
MİKROBİLGİSAYAR
Ana işlem birimi olarak bir mikroişleyiciyle bellek ve öteki donanım birimleri olarak çok büyük çapta tümleşik (ÇBÇT) birleşenlerden oluşan bir bilgisayar türü. ÇBÇT teknik biliminin geliştirdiği mikroizlenceleme olanağı donanım ile yazılım arasında esnek bir köprü sağlamakta, ana işlem biriminin sağladığı temel komutlar kullanıcıya mikroizlencelerle geliştirilmiş daha yüksek düzeyli komutlar biçiminde sunulmaktadır.
YARÜAĞYAR
El âlem.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AÇIKLIKÖLÇER
Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
ADAPTASYON
Uyarlama.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
ADAMCA
İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ADAPTE
Uyarlanmış.