Kelimeler arşivi içinde; başında "yar" olan, toplam 454 adet kelime bulunmaktadır. yar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YARARLANILABİLMEK
YARARLANDIRILMAK, YARARLANILABİLME, YARDIMLAŞABİLMEK, YARDIMLAŞMACILIK
YARARLANABİLMEK, YARARLANDIRILMA, YARAŞDURUBİLMEK, YARDIMLAŞABİLME, YARGILANABİLMEK, YARGILATABİLMEK, YARGILAYABİLMEK, YARIMKANATLILAR, YARIMKORDALILAR, YARIŞTIRABİLMEK
YARALANABİLMEK, YARALAYABİLMEK, YARARLANABİLME, YARARLANDIRMAK, YARATILABİLMEK, YARBAŞIÇANDIRI, YARDIMSEVERLİK, YARGILANABİLME, YARGILATABİLME, YARGILAYABİLME, YARIBAŞKALAŞAN, YARIBAŞKALAŞMA, YARIMKABAKULAK, YARIŞTIRABİLME, YARLIGANMAKLIK
YARALANABİLME, YARALAYABİLME, YARAMAZLAŞMAK, YARARLANDIRMA, YARARLANILMAK, YARAŞIKSIZLIK, YARATILABİLME, YARIBAKIŞIMLI, YARIDÜZGÜNLÜK
YARADANCILIK, YARADILIŞTAN, YARADIŞÇILIK, YARAMAZLAMAK, YARAMAZLAŞMA, YARANABİLMEK, YARARLANILMA, YARAŞLIYÜRÜK, YARATABİLMEK, YARATILINMAK, YARATIMCILIK, YARATIŞÇILIK, YARATIVERMEK, YARAYABİLMEK, YARDIMLANMAK, YARDIMLAŞMAK, YARIDENEMSEL, YARIGEÇİRGEN, YARILABİLMEK, YARILIVERMEK, YARIMADAKÖYÜ, YARISIRALAMA, YARIŞABİLMEK, YARIŞMACILIK, YARYARAKUSDÜ
YARADILIŞLI, YARAKLANMAK, YARAKLANMIŞ, YARANABİLME, YARANDIRMAK, YARARLANMAK, YARARSIZLIK, YARAŞDURMAK, YARAŞTIRMAK, YARATABİLME, YARATICILIK, YARATIVERME, YARAYABİLME, YARAYAPRAĞI, YARÇULAŞMAK, YARDAKÇILIK, YARDIMCILAR, YARDIMCILIK, YARDIMCISIZ, YARDIMLAŞMA, YARDIMSEVER, YARENDİRMEK, YARENKİLİDİ, YARGILANMAK, YARGILATMAK, YARGILLAMAK, YARIBİÇİMLİ, YARIÇEVİRME, YARIDEVİRME, YARIİLETKEN, Devamını Oku »»
YARABİLMEK, YARADILMIŞ, YARAGANNIH, YARAKLAMAK, YARALANMAK, YARAMAZLAR, YARAMAZLIK, YARAMAZRAK, YARANBOĞUŞ, YARANDIRMA, YARANYARIŞ, YARARCILIK, YARARLANAN, YARARLANMA, YARARLILIK, YARARSIZCA, YARAŞIHSIZ, YARAŞIKLIK, YARAŞIKSIZ, YARAŞTIRMA, YARATILMAK, YARATIMSAL, YARAYIŞSIZ, YARDIMCILI, YARENLİKLİ, YARENNİGEN, YARGICILAR, YARGICILIK, YARGILAMAK, YARGILANIŞ, Devamını Oku »»
YARABİLME, YARADANCI, YARADILIŞ, YARAKDİŞİ, YARALAMAK, YARALANIŞ, YARALANMA, YARAMAZCA, YARASALAR, YARAŞIKLI, YARATILIŞ, YARATILMA, YARATIMCI, YARAYIŞLI, YARAYİŞLİ, YARBAYLIK, YARCANMAK, YARDARRIH, YARDIMSIZ, YARDIRMAK, YARENBAŞI, YARGIÇLIK, YARGILAMA, YARGINLIK, YARIBUÇIH, YARIBUÇUK, YARICILIK, YARIKKAYA, YARIKKUYU, YARILAMAK, Devamını Oku »»
YARALAMA, YARAMSIK, YARAMSUH, YARANLIK, YARANMAK, YARARLIK, YARARSIZ, YARAŞMAK, YARATGAN, YARATICI, YARATMAK, YARBASAN, YARBOĞAZ, YARDAKÇI, YARDANLI, YARDIMCI, YARDIMLI, YARDIMLU, YARDIRMA, YARENLER, YARENLİK, YARENNİK, YARENOTU, YARETMAK, YARGALAÇ, YARGIEVİ, YARGILIK, YARGISAL, YARGITAY, YARHİSAR, Devamını Oku »»
YARADAN, YARAĞAN, YARAĞIL, YARAKAN, YARAKCI, YARAKLI, YARAKLU, YARALLI, YARAMAH, YARAMAK, YARAMAZ, YARAMIŞ, YARANIŞ, YARANMA, YARANNI, YARAOTU, YARARCI, YARARER, YARARLI, YARAŞIH, YARAŞIK, YARAŞIR, YARAŞLI, YARAŞMA, YARATIG, YARATIH, YARATIK, YARATIM, YARATIŞ, YARATMA, Devamını Oku »»
YARALI, YARALİ, YARAMA, YARANA, YARASA, YARATI, YARBAK, YARBAY, YARCAN, YARDAK, YARDIM, YARDIN, YARDUM, YARESE, YARGAÇ, YARGAN, YARGEÇ, YARGIÇ, YARGIN, YARGUŞ, YARĞAN, YARICA, YARICI, YARIŞL, YARKAN, YARKIN, YARLAN, YARLIĞ, YARLIK, YARLİK, Devamını Oku »»
YARAH, YARAK, YARAN, YARAR, YARAŞ, YARBI, YARÇI, YARÇU, YARDA, YARDI, YAREM, YAREN, YARGA, YARGI, YARGU, YARIK, YARIM, YARIN, YARIŞ, YARİM, YARKA, YARKI, YARLI, YARMA, YARNI, YARON, YARTI, YARUH, YARUK, YARUN
YARA, YARE, YARI, YARİ, YARU
YAR
YAR
Uçurum.
YARIMKORDALILAR
(Hemichordata), Bazı sınıflandırmalara göre kordalılar (Chordata) filumunun bir alt- filumu ya da bir sınıfı olarak düşünülen bu hayvanlar kurt biçiminde olup hortum içine rastlıyan yutak duvarının ön tarafından bir sırt ipliği çıkıntısına sahiptirler. Balanoglossus (Balanoglossus) cinsi iyi bilinir.
YARGILANABİLMEK
Yargılanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARARLANILABİLME
Yararlanılabilmek işi.
YARAŞDURUBİLMEK
Münasip düşürmek.
YARARLANABİLMEK
Yararlanma olasılığı bulunmak.
YARARLANDIRILMA
Yararlandırılmak işi, faydalandırılma.
YARDIMLAŞMACILIK
Dar ekonomik anlamında İşleyim, tarım, bankacılık ve benzerleri alanlarda yardımlaşma dernekleri kurmaya yönelik elbirlikçilik akımı. Geniş anlamında her ortaklaşacı girişimde görülen karşılıklı bağımlılık duygusu ve yardımlaşma eğilimi.
YARGILATABİLMEK
Yargılatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARARLANDIRILMAK
Yararlanma işi yaptırılmak, faydalandırılmak.
YARDIMLAŞABİLME
Yardımlaşabilmek işi.
YARGILAYABİLMEK
Yargılama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARDIMLAŞABİLMEK
Yardımlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARARLANILABİLMEK
Yararlanılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARIMKANATLILAR
Kan ve bitki özsuyu emerek yaşayan, birinci çift kanatlarının son yarısı, ikinci çiftin tümü zarsı olan hortumlu böcekler topluluğu. (Tahtakurusu gibi kanadı büsbütün körelmiş türleri vardır.). (Hemiptera), su akrebi (Nepa cinerea) iyi bilinen türleridir.
YARIŞTIRABİLMEK
Yarıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ADAPTASYON
Uyarlama.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AÇIKLIKÖLÇER
Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.
ADAMCA
İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
ADAPTE
Uyarlanmış.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.