Kelimeler arşivi içinde; başında "yanıt" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. yanıt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yanıt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yanıt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YANITLANDIRILMAK
YANITLANDIRILMA, YANITLAYABİLMEK
YANITLANDIRMAK, YANITLAYABİLME
YANITLANDIRMA
YANITLANMAK, YANITLAYICI, YANITSIZLIK
YANITLAMAK, YANITLANMA
YANITLAMA
YANITMAK, YANITSIZ
YANITLI
YANIT
YANIT
Cevap. Canlı organizmaların tedavi veya diğer nedenlerle maruz kaldığı maddelere, durumlara karşı gösterdiği tepkime, reaksiyon.
YANITLAYICI
Bir soruşturu ya da görüşmede bilgi alınmak üzere kendisine soru yöneltilen ve soruya amaca uygun olarak yanıt veren kişi.
YANITMAK
Cezayı karşılamak.
YANITLANMA
Cevaplanma.
YANITSIZLIK
Cevapsızlık.
YANITLAYABİLME
Yanıtlayabilmek durumu.
YANITLANMAK
Cevaplanmak.
YANITLANDIRMA
Cevaplandırma.
YANITLANDIRILMA
Cevaplandırılma.
YANITLAMA
Cevaplama.
YANITLAMAK
Cevaplamak.
YANITLAYABİLMEK
Yanıtlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YANITLANDIRMAK
Cevaplandırmak.
YANITLI
Cevaplı.
YANITSIZ
Cevapsız.
YANITLANDIRILMAK
Cevaplandırılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YANIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CEVAPSIZLIK
Cevapsız olma durumu, yanıtsızlık.
CEVAPLAMA
Cevaplamak işi, yanıtlama.
ÇİZELİK
Bir soru çizinliğinde yanıt seçenekleri aynı olan soruları içinde toplayan ve ortak başlıkları bulunan çizelge.
CEVAPLAMAK
Bir soruya, bir isteğe, bir söz veya yazıya karşılık vermek, yanıtlamak.
KARŞILIK
Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
CEVAPLANMA
Cevaplanmak işi, yanıtlanma.
CEVAPLANDIRILMAK
Bir şeyin cevabı, karşılığı verilmek, yanıtlandırılmak.
CEVAP
Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık, yanıt.
ANSITMA
Bir görüşmede belli soruların olanaklı yanıt seçeneklerinin görüşmeci tarafından yüksek sesle okunması.
CEVAPLANDIRMA
Cevaplandırmak işi, yanıtlandırma.
CEVAPLANDIRMAK
Bir şeyin cevabını, karşılığını vermek, yanıtlandırmak.
AŞI
Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. Bu eriyiğin uygulanması. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk ve benzerleri parçaları kaynaştırma işi. Bu yolla eklenen parça. Aşılı (bitki). Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. Açık renkli sincap. Armut. Hayvana sürülen alınışı boya. Renkli badana toprağı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant DNA tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen.
BELİRTİM
Kamulaştırılması kararlaştırılan toprakların başka amaçlarla kullanılmasını, vurgunculuğa konu yapılmasını önlemek ve genel olarak taşınmazlar üzerinde başkalarının olan hakları belirtmek amacıyla, bu durumun, tapu kütüğüne işlenmesi. Bir nesnenin ölçüsü, niteliği, yeri ve benzeri gibi belirtici özelliklerinin ortaya çıkarılarak belirgin kılınması. Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim.
REAKSİYON
Tepki. Tepkime. Yanıt.
AKIŞTA
"Halay" ya da "nanay" denilen, beş altı kişinin yüksek sesle koro halinde söyledikleri, başka bir kümenin de bu havaya uyarak oynadığı oyunlar arasında sorulu - yanıtlı söylenen "bayati" biçimdeki koşuk. bk. bayati.
CEVAPSIZ
Cevabı verilmemiş, karşılıksız, yanıtsız. Cevabı verilmemiş, karşılıksız, yanıtsız olarak.
CEVAPLANDIRILMA
Cevaplandırılmak işi, yanıtlandırılma.
CUVAB
Cevap, yanıt.
ANNAÇ
Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Yan taraf: Bizim evin amacında bir ağaç var. Cevap, karşılık: Mektubumun annacını çabucak yolla. Karşı. Karşılık, yanıt: Mektubumun arınan geldi. Tam karşı.
CEVAPLI
İçinde cevap bulunan, yanıtlı.