Kelimeler arşivi içinde; başında "va" olan, toplam 644 adet kelime bulunmaktadır. va ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu va ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde va olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VAZİFELENDİRİLMEK, VAZOKONSTRİKSİYON
VASIFLANDIRILMAK, VAZİFELENDİRİLME
VAKIFGEÇİTVEREN, VARSILLAŞTIRMAK, VASIFLANDIRILMA, VASKÜLARİZASYON, VAZGEÇİREBİLMEK, VAZİFELENDİRMEK, VAZOKONSTRİKTÖR, VAZORELAKSASYON
VAHŞİLEŞTİRMEK, VAKTİZAMANINDA, VARLIKLAŞTIRMA, VARSILLAŞTIRMA, VASIFLANDIRMAK, VATANLANDURMAK, VATANLAŞTIRMAK, VATANPERVERLİK, VAZGEÇİREBİLME, VAZİFELENDİRME, VAZODİLATASYON, VAZOHİPERTONİK
VAHŞİLEŞTİRME, VAKSİNOTERAPİ, VALVULOPLASTİ, VARDIRABİLMEK, VARİKOZİTELER, VARSAYABİLMEK, VASIFLANDIRMA, VATANLAŞTIRMA, VATANSEVERLİK, VAZGEÇEBİLMEK, VAZODEPRESYON, VAZOHİPOTONİK
VAGOSEMPATİK, VAHDETİVÜCUT, VAHVAHLANMAK, VAKANÜVİSLİK, VAKIFBELÖREN, VAKIFİĞDEMİR, VAKTİKERAHET, VALASİKLOVİR, VARDABANDIRA, VARDIRABİLME, VARDİYACILIK, VARDİYANBAŞI, VARILABİLMEK, VAROLUŞÇULUK, VARSAYABİLME, VARSILLAŞMAK, VARYETECİLİK, VASITASIZLIK, VASİYYETNAME, VAYVAYÇANAĞI, VAZELİNLEMEK, VAZGEÇEBİLME, VAZİFESİZLİK, VAZODEPRESÖR, VAZONÖROPATİ
VADIRDANMAK, VAGİNALİTİS, VAGOMİMETİK, VAGOTROPİZM, VAHİMLEŞMEK, VAHLKAMPFİA, VAHŞİCESİNE, VAHŞİLEŞMEK, VAHVAHLANMA, VAHYOLUNMAK, VAJİNOPEKSİ, VAJİNOSKOPİ, VAKARSIZLIK, VAKFEDİLMEK, VAKFEDİLMİŞ, VAKİTSİZLİK, VAKSİNASYON, VAKVAKLAMAK, VALİNOMİSİN, VALLİSNERİA, VANGILDAMAK, VANGIRDAMAK, VANĞILDAMAK, VANKILDAMAK, VANVANLAMAK, VAPORİZATÖR, VAPURDUMANI, VARAKLANMAK, VARDUĞUNDAN, VARILABİLME, Devamını Oku »»
VACIRDAMAK, VADIRDAMAK, VADOLUNMAK, VAFTİZHANE, VAGILDAMAK, VAGOTROPİK, VAĞILDAMAK, VAHDANİYET, VAHIRDAMAK, VAHİMLEŞME, VAHŞİLEŞME, VAHYOLUNMA, VAJİNOSKOP, VAKAYİNAME, VAKFEDİLME, VAKFIKEBİR, VAKIFAKTAŞ, VAKIFKÖPRÜ, VAKUMLAMAK, VAKUMMETRE, VAKVAKLAMA, VALİKÜLTÜR, VALVULİTİS, VANILATMAK, VANILDAMAK, VANKOMİSİN, VANTİLATÖR, VANTİRATOR, VAPOTERAPİ, VAPURCULUK, Devamını Oku »»
VADOLUNMA, VAFTİZEVİ, VAGOLİTİK, VAGOTONİK, VAĞILAMAK, VAĞILIDAK, VAHAMETLİ, VAHDETTİN, VAHSINMAK, VAHŞİYANE, VAHVETMEK, VAJİNALİS, VAJİNİTİS, VAJİNOSEL, VAKANÜVİS, VAKFETMEK, VAKIFNAME, VAKSİNİYA, VAKUMLAMA, VALİDELİK, VALLEKULA, VALÜASYON, VANDALİZM, VANDALLIK, VANGIRDAK, VANĞIRDAK, VANILAMAK, VANKILDAK, VANTRİLOK, VAPURHANE, Devamını Oku »»
VADETMEK, VADEYELİ, VAGOTOMİ, VAGOTONİ, VAHITSIZ, VAHİMLİK, VAHİTTİN, VAHŞİLİK, VAKARSIZ, VAKFETME, VAKIFLAR, VAKİTSİZ, VAKLAMAK, VAKTİNDE, VAKTİYLE, VALTALIK, VALVİFER, VALVÜLER, VANADYUM, VANGILTI, VANLAMAK, VANLILIK, VANŞATLI, VARADURA, VARAGELE, VARAKULA, VARANGEL, VARDABAŞ, VARDIRMA, VARDIYAN, Devamını Oku »»
VABESTE, VADESİZ, VADETME, VAGALİS, VAGİTİS, VAGONET, VAĞĞAYI, VAĞILDI, VAĞILTI, VAHAMET, VAHITLI, VAHİLİK, VAHİTLU, VAHŞİCE, VAİZLİK, VAKARLI, VAKFİYE, VAKIFLI, VAKITLI, VAKİTÇE, VAKİTLİ, VAKONDA, VAKUMLU, VALAŞAN, VALİLİK, VALLAHİ, VALLATA, VALLAYİ, VALVULA, VANİLİN, Devamını Oku »»
VACİBE, VACİBİ, VACİDE, VADELİ, VAFTİZ, VAHDET, VAHİBE, VAHİDE, VAHRAT, VAHŞET, VAJİNA, VAKAKA, VAKETA, VAKKAS, VAKUOL, VAKÜOL, VAKVAK, VALAHİ, VALGUS, VALİDE, VALLIH, VAMIKA, VAMPİR, VANDAL, VANDÖZ, VANTUZ, VARAKA, VARAZA, VARCIK, VARDAR, Devamını Oku »»
VACİB, VACİP, VACİT, VADİE, VADÜK, VAFAT, VAFİR, VAFİT, VAGAL, VAGAN, VAGAT, VAGİT, VAGON, VAGUS, VAĞAN, VAHAP, VAHID, VAHIF, VAHIN, VAHIT, VAHİB, VAHİM, VAHİP, VAHİT, VAHİY, VAHLI, VAHŞİ, VAHZE, VAKAR, VAKAT, Devamını Oku »»
VAAT, VAAZ, VADE, VADI, VADİ, VAFİ, VAHA, VAHİ, VAIZ, VAİZ, VAKA, VAKİ, VAKS, VALA, VALE, VALF, VALİ, VALO, VALS, VAMP, VANA, VANK, VANT, VARA, VARE, VARI, VARİ, VART, VASİ, VASL, Devamını Oku »»
VAA, VAÇ, VAD, VAE, VAH, VAN, VAR, VAŞ, VAT, VAV, VAY, VAZ
VA
VA
Var. Hayır, yok. Acıma bildiren ünlem. Şaşma bildiren ünlem. Va! (ünlem ed.). Vay, feryat, ah ü zar.
VAZGEÇİREBİLMEK
Vazgeçirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
VARLIKLAŞTIRMA
Tecimsel bir işletmenin çıkardığı pay ve borçlanma belgitleri toplam değeri. Bir nesneyi anamala çevirme işlemi ya da kâr getiren bir nesneye bir değerin yatırılması. Girişimin arıtılmasında pay iyelerine ve uzun önelli alacaklılara ödenecek tutar.
VAHŞİLEŞTİRMEK
Yabanileştirmek.
VAZİFELENDİRİLME
Vazifelendirilmek işi.
VARSILLAŞTIRMAK
Varsıllaşma işini yaptırmak.
VAZOKONSTRİKTÖR
Kan damarlarının kasılmasına sebep olan, kan damarlarının duvarlarındaki düz kasın kasılmasını sağlayan maddeler.
VASKÜLARİZASYON
Damarlanma, damarlaştırma.
VAZİFELENDİRİLMEK
Vazife verilmek, görevlendirilmek, ödevlendirilmek.
VAKTİZAMANINDA
Vaktiyle.
VASIFLANDIRILMAK
Nitelendirilmek.
VAZİFELENDİRMEK
Ödevlendirmek. Görevlendirmek.
VAZOKONSTRİKSİYON
Kan damarı iç çapının daralması.
VASIFLANDIRILMA
Nitelendirilme.
VAKIFGEÇİTVEREN
Bolu şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
VAZORELAKSASYON
Damar basıncının azalması.
Bu bölümde tanımı içerisinde VA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AEROLOJİ
Hava araştırmaları bilimi.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
ABDESTHANE
Tuvalet.
AÇIT
Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.
ABLAK
Yayvan ve dolgun (yüz).
ADACYO
Yavaş, ağır bir biçimde çalınan beste.
ADAKLIK
Adak adanan yer. Adak olarak ayrılmış (hayvan).
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.