Kelimeler arşivi içinde; başında "tüm" olan, toplam 125 adet kelime bulunmaktadır. tüm ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tüm ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tüm olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TÜMKİRPİKLİLER
TÜMBAŞKALAŞAN, TÜMBAŞKALAŞMA, TÜMDENGELİMLİ, TÜMGENERALLİK, TÜMKEMİKLİLER
TÜMAMİRALLİK, TÜMEFAKSİYON, TÜMSEKLEŞMEK, TÜMTÜZLENMEK
TÜMBASMACIK, TÜMBÜLDEMEK, TÜMDENGELİM, TÜMLEVLENEN, TÜMMÜSSEMEK, TÜMOROJENİK, TÜMÖRLENMEK, TÜMÖRLEŞMEK, TÜMSEKLEŞME
TÜMBÖLNIEZ, TÜMGENERAL, TÜMLEVLEME, TÜMÖRLENME, TÜMÖRLEŞME, TÜMSEKGAGA, TÜMSELEMEK
TÜMAMİRAL, TÜMBÜLDEK, TÜMCELEME, TÜMDERNEY, TÜMENBOĞA, TÜMEVARIM, TÜMLENMEK, TÜMSELMEK, TÜMÜRLEVÜ
TÜMBAKIŞ, TÜMBELİS, TÜMBÖLEN, TÜMBÜTÜN, TÜMCECİK, TÜMCÜLÜK, TÜMÇAĞRI, TÜMDANIŞ, TÜMDEĞER, TÜMDOLAM, TÜMELLER, TÜMELLİK, TÜMELMEK, TÜMENBAY, TÜMERDEM, TÜMERKAN, TÜMERKİN, TÜMİŞLEV, TÜMLEMEK, TÜMLENİK, TÜMLENME, TÜMLENTİ, TÜMLEŞİK, TÜMLEYEN, TÜMLEYİM, TÜMPETTİ, TÜMSEKLİ, TÜMSELME, TÜMSETİŞ
TÜMEDEK, TÜMEDEN, TÜMENAT, TÜMENLİ, TÜMKURT, TÜMLEĞİ, TÜMLEME, TÜMSAYI, TÜMSELİ
TÜMAÇI, TÜMBAY, TÜMBEK, TÜMBET, TÜMBEZ, TÜMBÜL, TÜMBÜS, TÜMCAN, TÜMÇEK, TÜMDEN, TÜMERK, TÜMHAN, TÜMKAL, TÜMKAN, TÜMKOÇ, TÜMKOR, TÜMKUT, TÜMLEÇ, TÜMLEK, TÜMLER, TÜMLEV, TÜMLÜK, TÜMMEK, TÜMSEK, TÜMSÜK, TÜMTÜM, TÜMÜNE
TÜMAN, TÜMAY, TÜMBE, TÜMBÜ, TÜMCE, TÜMEÇ, TÜMEK, TÜMEL, TÜMEN, TÜMER, TÜMEY, TÜMEZ, TÜMÖN, TÜMÖR, TÜMRÜ, TÜMSE, TÜMSÜ, TÜMÜK, TÜMÜL, TÜMÜN, TÜMÜR
TÜMP, TÜMT, TÜMÜ
TÜM
TÜM
Bir şeyin bütünü, tamamı, hepsi. Yarım olmayan, bütün, eksiksiz. Tümsek.
TÜMAMİRALLİK
Tümamiral rütbesi. Tümamiralin makamı ve görevi.
TÜMTÜZLENMEK
Bir şey yapmayı tasarlamak, düşünmek : Şehre gitmeye tümtüzlendim fakat olmadı.
TÜMBAŞKALAŞMA
Böceklerde, kurtçuk ve koza evresi geçiren başkalaşma çeşidi. Kınkanatlılar, zarkanatlılar, sinekler, kelebekler ve pireler, tümbaşkalaşma gösteren böceklerdendirler.
TÜMGENERALLİK
Tümgeneral olma durumu. Tümgeneralin görevi. Tümgeneralin rütbesi.
TÜMKİRPİKLİLER
Birçok türü evcil hayvanların sindirim aygıtında yaşayan ve çoğunlukla vücudu birbirine eşit boyda kirpiklerle kaplı bulunan haşlamlılar topluluğu. (Holotricha), Birgözeli hayvanlardan kirpikliler (Ciliata) sınfının özkirpikliler (Euciliata) alt-sınıfına giren bir takımı. Vücutları kısa ve eş yapılı kirpiklerle tüm olarak örtülüdür. Terliksi hayvanı (Paramaecium) en iyi bilinen cinsidir bk.
TÜMEFAKSİYON
Şişkinlik, şişkin olma durumu, şiş, ödem.
TÜMBÜLDEMEK
Hafifçe sallanan bir şey ses çıkarmak. Yürek hızlı çarpmak, çarpıntı tutmak. Çocuk ya da yaşlı kimse sallanarak düşecek gibi yürümek.
TÜMKEMİKLİLER
(Holostei), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının bir takımı. İyi gelişmiş kemik iskeletleri vardır. Bazı sınıflandırmalara göre yuvarlakpullular (Cycloganoidea) ve eşkenarpullular (Rhomboganoidea) takımlarına karşılıktır. Yapı bakımından kemikli balıklara çok, yaklaşmışlardır.
TÜMDENGELİMLİ
Tümdengelimi içererek ya da tümdengelime dayanarak.
TÜMSEKLEŞMEK
Tümsek durumuna gelmek, tümselmek.
TÜMDENGELİM
Tümel bir önermeden tikel bir önermeye, yasalardan olaylara, etkenden etkiye geçme yolu, talil, dedüksiyon.
TÜMBASMACIK
Dokumacılıkta kullanılan bir çeşit motif.
TÜMLEVLENEN
Tümlevi hesaplanan işlev. F f(x) dx deyiminde tümlev imi içindeki f işlevi.
TÜMBAŞKALAŞAN
Tümbaşkalaşma gösteren.
TÜMMÜSSEMEK
Aslanağzı da denilen bir çiçek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TÜM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIM
Ayağın üstündeki tümsek yer.
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: "Kimi insanlar fânidir" önermesi "Bütün insanlar fânidir" önermesinin altığı olur.
BEDBİNLEŞMEK
Kötümserleşmek, kötümser olmak, karamsar olmak.
ASFALT
Siyah renkte şekilsiz bir cins bitüm. Ana maddesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım. Bu karışımla kaplanmış.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
BASIN
Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
BEDBİN
Kötümser.
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ASFALTİT
Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
BANKACILIK
Bankada yapılmış olan işlemlerin tümü. Bankacının yaptığı iş.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AKAİT
Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.
BEDBİNLEŞTİRMEK
Kötümser, karamsar duruma getirmek.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
ANSİKLOPEDİ
Belli bir yönteme göre düzenlenen, bilim, sanat ve uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada bulunduran, genellikle birkaç ciltten oluşan kitap, bilgilik.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.