TÜLÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tülü" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. tülü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tülü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tülü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TÜLÜTOMBALAK, TÜLÜDOMBALAK, TÜLÜDÖMBELEK

11 harfli kelimeler

TÜLÜTOPALAK

10 harfli kelimeler

TÜLÜTÖMBEK, TÜLÜTONTON, TÜLÜTONBAK, TÜLÜDOMBAK, TÜLÜTOMBAL, TÜLÜTOMBAK

9 harfli kelimeler

TÜLÜDAVAR

8 harfli kelimeler

TÜLÜBABA, TÜLÜŞMEN, TÜLÜMAYA, TÜLÜDEVE

7 harfli kelimeler

TÜLÜMEK, TÜLÜBAŞ, TÜLÜKÖY, TÜLÜŞAH, TÜLÜREK, TÜLÜNKÜ, TÜLÜNGÜ, TÜLÜNGİ, TÜLÜMEN, TÜLÜLER

6 harfli kelimeler

TÜLÜDÜ, TÜLÜCE, TÜLÜBE

5 harfli kelimeler

TÜLÜP, TÜLÜŞ, TÜLÜK

4 harfli kelimeler

TÜLÜ

Bazı kelimelerin anlamları

TÜLÜ

Uzun tüylü, özel güreşlerde yararlanılan erkek deve. 1.Uzun tüylü, güreşçi erkek deve. 2.Buhur ve adi devenin çiftleşmesinden doğan erkek deve. 3.Erkek davar. 4.Bir yaşındayken doğurmuş keçi, koyun. 5.Bir buçuk, iki ay önce kırkılmış koyun. 1.Uzun tiftiklerden aralıklı dokunan bir çeşit seccade. 2.Halı. 3.İnce eşarp. 4.Yaşlı kadınların düğünlerde başlarına örttükleri uzun tül. 5.Hamam havlusu. 1.Dağınık, kabarık (saç ve benzerleri şeyler için). 2.Çok ve uzun tüylü : Göksü tülü bir adam. Şeftali. Erkek deve. Boynu uzun tüylü, iri deve. Uzun tiftikten dokunan seccade. Tüylü. Keçi kılından ilmik atılarak dokunan seccade, namazlık (Ç. Çiftliği). Bir deve cinsi. Halının kaba türü (Yenikent Aksaray Niğde). Adana ili, Saimbeyli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

TÜLÜDOMBALAK

Şeftali.

TÜLÜDAVAR

Koyun.

TÜLÜTOMBALAK

Şeftali.

TÜLÜDÖMBELEK

Şeftali.

TÜLÜBABA

Mavi renkli bir çeşit orman çiçeği.

TÜLÜTOMBAL

Şeftali.

TÜLÜŞMEN

Kabarık, karışık saç.

TÜLÜDEVE

Tek hörgüçlü, iri deve.

TÜLÜTONTON

Bamya.

TÜLÜTOMBAK

Şeftali.

TÜLÜTONBAK

Şeftali.

TÜLÜTÖMBEK

Şeftali.

TÜLÜTOPALAK

Şeftali.

TÜLÜMAYA

Uzun tüylü, dişi deve.

TÜLÜDOMBAK

Şeftali.

  -   -   -  

Anlamında TÜLÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEDHAH

Başkasının kötülüğünü isteyen, kötü yürekli.

CURCUNALI

Gürültülü, patırtılı, şamatalı (yer, ses, hava).

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

BESEREK

İki hörgüçlü deve ile boz devenin melezi olan tülü devenin erkeği.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

CADI

Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak. Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.

CURCUNA

Gürültülü, karışık durum. Alaturka müzikte hızlı bir usul.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

BATAKLIK

Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.

CENGEL

Otlarla ve sık ağaçlarla örtülü geniş Hindistan ormanı, cangıl.

CAFCAFLI

Gösterişli, fazla şık, şatafatlı. Karışık, gürültülü patırtılı, tehlikeli.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

BEDNAM

Kötü ün kazanan, kötülüğü ile dillere düşen.

CİVCİVLİ

Civcivi olan. Gürültülü patırtılı, telaşlı.

CAYIRDATMAK

Sert, uzun, gürültülü ses çıkartmak.

ARILAR

Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası.

CİN

Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.

BEİS

Engel, uymazlık. Kötülük, zarar.

ÇAKILDAK

Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.

AĞLAMAKLI

Ağlar gibi olan, üzüntülü, ağlak, ağlamalı, ağlamsı.