Kelimeler arşivi içinde; başında "tura" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. tura ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tura ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tura olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TURANCILIK
TURATEKİN, TURALAMAK
TURAALTI, TURAPLAR, TURANLAR, TURANKÖY, TURALAMA
TURAMAN, TURANLI, TURANCI, TURAMPA, TURAMAK
TURALP, TURANA, TURALI, TURANİ, TURAFE, TURABİ
TURAM, TURAN, TURAL, TURAK, TURAH, TURAÇ, TURAŞ, TURAT, TURAY
TURA
Tuğra. Metal paranın resimli yüzü. Halat gibi örülmüş iplik çilesi. Bazı oyunlarda, vurmak için kullanılan düğümlenmiş mendil. Ucu düğümlenmiş bir mendil aracılığıyla yanan veya yanılanların ebe tarafından cezalandırıldığı bir tür çocuk oyunu.
TURALAMAK
İplik çilelerini turalarına ayırmak. Turlamak. Bazı oyunlarda, tura ile vurmak.
TURAMAK
Türemek, bk. toramak.
TURALP
Genç, delikanlı yiğit.
TURAMPA
Değiş tokuş.
TURALAMA
Turalamak işi.
TURANCILIK
Osmanlı Devleti'nin son yıllarında ortaya çıkmış olan, Osmanlılık ve İslamcılık akımları karşısında bütün Türklerin tek vatanda ve tek bayrak altında birleştirilmesini amaçlayan akım, Panturanizm.
TURANKÖY
Bursa ili, Kestel belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Van şehri, Saray ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TURANLI
Orta Asya'da yaşamış olan halk veya bu halkın soyundan olan kimse, Turani.
TURAMAN
İri ve güçlü delikanlı.
TURANA
Çatının üstündeki eğimli bölüm.
TURATEKİN
Tuğralı hükümdar.
TURAPLAR
Düzce şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TURANCI
Turancılık yanlısı (kimse, görüş vb.), panturanist.
TURAALTI
Ev.
TURANLAR
Aydın ili, Germencik belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Bartın ili, Arıt bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya ili, Yeniceoba bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde TURA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAKLA
Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.
ANÜRİ
İdrar oluşturamama biçiminde ağır bir böbrek rahatsızlığı belirtisi.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
ARPEJ
Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
BAĞLAYICI
Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
ARMATÜR
Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
AYET
Kur'an surelerini oluşturan kısımlardan her biri.
ASİT
Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.