Kelimeler arşivi içinde; başında "toka" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. toka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu toka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde toka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TOKATLAYABİLMEK
TOKALAŞABİLMEK, TOKATLAYABİLME
TOKALAŞABİLME
TOKAÇGEMRİĞİ
TOKAÇLANMIŞ, TOKATTAVUĞU, TOKATLATMAK, TOKAÇLANMAK, TOKATLANMAK, TOKAÇBALIĞI
TOKALIOĞLU, TOKATLATMA, TOKATLANMA, TOKATÇILIK, TOKATLILIK, TOKALAŞMAK, TOKATLAMAK, TOKAÇLANMA, TOKAÇLAMAK
TOKALAŞMA, TOKALAMAK, TOKATLAMA, TOKALOĞLU, TOKATKIRI, TOKATBAŞI, TOKAÇLAMA
TOKALMAK, TOKATHAN, TOKAÇÇIK, TOKANMAK
TOKALAN, TOKATÇI, TOKATÇA, TOKASIZ, TOKAÇLI, TOKANAK, TOKALAÇ, TOKAMAK, TOKALAK, TOKATLI
TOKANA, TOKAYA, TOKARA, TOKAMA, TOKALP, TOKALI
TOKAT, TOKAŞ, TOKAR, TOKAL, TOKAY, TOKAÇ
TOKA
TOKA
Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık. İçki içerken birinin şerefine, sağlığına kadeh tokuşturma. Kadınların saçlarını bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç. El sıkışma.
TOKATTAVUĞU
Bir çeşit tavuk.
TOKAÇGEMRİĞİ
Kilis kenti, Musabeyli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TOKAÇLANMAK
Çamaşır tokaçla dövülmek.
TOKALAŞABİLMEK
Tokalaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOKATLAYABİLMEK
Tokatlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOKAÇBALIĞI
Yeni yumurtadan çıkmış kurbağa yavrusu.
TOKAÇLANMIŞ
Tokaçlama uygulanmış olan.
TOKATLATMA
Tokatlatmak işi.
TOKATÇILIK
Dolandırıcılık.
TOKATLATMAK
Tokatlama işini yaptırmak.
TOKALAŞABİLME
Tokalaşabilmek işi.
TOKATLAYABİLME
Tokatlayabilmek işi.
TOKALIOĞLU
Bir çeşit kayısı.
TOKATLANMA
Tokatlanmak işi.
TOKATLANMAK
Tokat atılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SULUSARAY
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
ERBAA
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
BAŞÇİFTLİK
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
PATLATMAK
Patlama işine yol açmak. Bir insanın sabrını tüketmek. Tokat atmak. Bir silahı veya patlayıcı bir maddeyi ateşlemek.
DÖVMEK
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.
EKLEŞTİRMEK
Tokat atmak.
NİKSAR
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
REŞADİYE
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
DÖVÜŞ
Dövme işi. Tokat, yumruk, tekme gibi saldırışlarla yapılmış olan kavga.
KEMER
Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.
ALMUS
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
DOLANDIRICI
Birini aldatarak mal veya parasını alan kimse, ayyar, tokatçı.
SİLLE
Elin iç yüzüyle vurulan tokat.
KAPAMAÇ
Kilit, sürgü, toka vb.ni kapalı tutmaya yarayan düzenek.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
KİLLEMEK
Kirli çamaşırları kil kullanarak tokaçla yıkamak.
FİRKETE
Kadınların saçlarını tutturmak için kullandıkları U biçimindeki naylon veya telden saç tokası.
ARTOVA
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
SLAP
Büyük yassı levha. İngilizce'de tokat anlamına gelen kelime.
PAZAR
Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer. Rize iline bağlı ilçelerden biri. Belli bir şeyin satıldığı yer. Alışveriş. Cumartesi ile pazartesi arasındaki gün. Tokat iline bağlı ilçelerden biri.