TERM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "term" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. term ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu term ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde term olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

TERMOELEKTRİKLİK

15 harfli kelimeler

TERMOREGÜLASYON, TERMOGRAVİMETRİ, TERMİNALİZASYON, TERMİKLEŞTİRMEK

14 harfli kelimeler

TERMAKOGENEZİS, TERMİKLEŞTİRME

13 harfli kelimeler

TERMOTOLERANT, TERMOMETRİKAL, TERMOELEKTRİK, TERMOBİYOLOJİ, TERMAROTERAPİ

12 harfli kelimeler

TERMONÜKLEER, TERMONÖROZİS, TERMOJENEZİS, TERMOPLASTİK, TERMİNOLOJİK, TERMODİNAMİK

11 harfli kelimeler

TERMOTOKSİN, TERMOMETRİK, TERMOPLİPNÖ, TERMATOLOJİ, TERMOTERAPİ, TERMOSTABİL, TERMİNOLOJİ

10 harfli kelimeler

TERMİNATOR, TERMOPLAST, TERMİNALİS, TERMONASTİ, TERMİNASYO, TERMOMETRİ, TERMOMETRE, TERMOLİZİS, TERMOLABİL, TERMOKİMYA, TERMOKAPIL, TERMOJENİN, TERMOGRAFİ, TERMOPLEJİ, TERMOFOBİK, TERMOTAKSİ, TERMOSİLİN, TERMOSİFON, TERMOFİLİK, TERMODURİK

9 harfli kelimeler

TERMOGRAF, TERMOÇİFT, TERMİTLER, TERMOSFER, TERMOSTAT, TERMOKUPL, TERMOKLİN

8 harfli kelimeler

TERMOSET, TERMİNAL, TERMOPİL, TERMOFOR, TERMOFOB, TERMOFİL, TERMİTİN

7 harfli kelimeler

TERMİYE

6 harfli kelimeler

TERMAŞ, TERMAL, TERMOS, TERMEM, TERMİT, TERMİK, TERMİN

5 harfli kelimeler

TERME, TERMO

4 harfli kelimeler

TERM

Bazı kelimelerin anlamları

TERM

Özellikle ABD'nde yemlerin enerjilerinin belirtilmesinde kullanılan 1000 kcal'yi belirten bir ölçü birimi, 0.424 nişasta birimi.

TERMİKLEŞTİRME

Termikleştirmek işi.

TERMAROTERAPİ

Sıcak hava tedavisi.

TERMİNALİZASYON

Mayozun diploten safhasında kiyazmanın, kromozomun ucuna doğru hareketi.

TERMOBİYOLOJİ

Termal enerjinin her türlü canlı organizma ve biyolojik molekül üzerindeki etkisini inceleyen bilim dalı.

TERMONÖROZİS

Sinir menşeli vücut sıcaklığının yükselmesi.

TERMOELEKTRİKLİK

Isı etkisiyle elektrik oluşması.

TERMOREGÜLASYON

Vücut ısısının metabolizma ya da davranış vasıtası ile kontrolü ile sabit vücut ısısı sağlanması. Er bezlerinin sıcaklığının vücut sıcaklığından 1-2 oC düşük olması, yani er bezlerinin sıcaklığının bu derecede korunması.

TERMOJENEZİS

Organizmaların ısı oluşumu.

TERMONÜKLEER

Ancak çok yüksek sıcaklıklarda, hafif elementler arasında doğan (çekirdeksel tepkime).

TERMAKOGENEZİS

İlaç etkisiyle vücut sıcaklığının yükselmesi.

TERMOTOLERANT

Sıcaklık değişimlerine uyum gösterebilen.

TERMİKLEŞTİRMEK

Yüksek enerji nötronlarını termik nötron durumuna getirmek için yavaşlatmak.

TERMOELEKTRİK

Isı enerjisi ile elektrik enerjisi arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu.

TERMOMETRİKAL

Termometrik.

TERMOGRAVİMETRİ

Kontrollü ısıtma programına tabi tutulan bir numunenin kütlesinin sıcaklıkla değişiminin ölçüldüğü ve grafiğe geçirildiği bir teknik.

  -   -   -  

Anlamında TERM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TERM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AŞERMEK

Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.

AKKARINCA

Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

ARTİSTLİK

Artistin işi. Olduğundan başka türlü görünme, kendini başka türlü gösterme. Artist olma durumu.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AŞIRMAK

Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.

AŞIRMA

Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.

AVUKAT

Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.

ARIZALANMAK

Arıza yapmak, aksaklık göstermek, bozulmak.

AĞABEY

Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

ABARTI

Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

AKKARINCALAR

Ağız parçaları iyi gelişmiş, iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu, termitler.

AŞAĞILAMAK

Değerinden düşük göstermek. Küçültücü davranışlarda bulunmak, hor görmek.

ACEMİLEŞMEK

Beceriksizlik göstermek.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

APOLET

Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AŞAĞISAMAK

Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.

ASABİLEŞMEK

Kızmak, öfkelenmek, sinirlilik belirtileri göstermek, sinirlenmek.