Kelimeler arşivi içinde; başında "term" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. term ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu term ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde term olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TERMOELEKTRİKLİK
TERMOREGÜLASYON, TERMOGRAVİMETRİ, TERMİNALİZASYON, TERMİKLEŞTİRMEK
TERMAKOGENEZİS, TERMİKLEŞTİRME
TERMOTOLERANT, TERMOMETRİKAL, TERMOELEKTRİK, TERMOBİYOLOJİ, TERMAROTERAPİ
TERMONÜKLEER, TERMONÖROZİS, TERMOJENEZİS, TERMOPLASTİK, TERMİNOLOJİK, TERMODİNAMİK
TERMOTOKSİN, TERMOMETRİK, TERMOPLİPNÖ, TERMATOLOJİ, TERMOTERAPİ, TERMOSTABİL, TERMİNOLOJİ
TERMİNATOR, TERMOPLAST, TERMİNALİS, TERMONASTİ, TERMİNASYO, TERMOMETRİ, TERMOMETRE, TERMOLİZİS, TERMOLABİL, TERMOKİMYA, TERMOKAPIL, TERMOJENİN, TERMOGRAFİ, TERMOPLEJİ, TERMOFOBİK, TERMOTAKSİ, TERMOSİLİN, TERMOSİFON, TERMOFİLİK, TERMODURİK
TERMOGRAF, TERMOÇİFT, TERMİTLER, TERMOSFER, TERMOSTAT, TERMOKUPL, TERMOKLİN
TERMOSET, TERMİNAL, TERMOPİL, TERMOFOR, TERMOFOB, TERMOFİL, TERMİTİN
TERMİYE
TERMAŞ, TERMAL, TERMOS, TERMEM, TERMİT, TERMİK, TERMİN
TERME, TERMO
TERM
TERM
Özellikle ABD'nde yemlerin enerjilerinin belirtilmesinde kullanılan 1000 kcal'yi belirten bir ölçü birimi, 0.424 nişasta birimi.
TERMİKLEŞTİRME
Termikleştirmek işi.
TERMAROTERAPİ
Sıcak hava tedavisi.
TERMİNALİZASYON
Mayozun diploten safhasında kiyazmanın, kromozomun ucuna doğru hareketi.
TERMOBİYOLOJİ
Termal enerjinin her türlü canlı organizma ve biyolojik molekül üzerindeki etkisini inceleyen bilim dalı.
TERMONÖROZİS
Sinir menşeli vücut sıcaklığının yükselmesi.
TERMOELEKTRİKLİK
Isı etkisiyle elektrik oluşması.
TERMOREGÜLASYON
Vücut ısısının metabolizma ya da davranış vasıtası ile kontrolü ile sabit vücut ısısı sağlanması. Er bezlerinin sıcaklığının vücut sıcaklığından 1-2 oC düşük olması, yani er bezlerinin sıcaklığının bu derecede korunması.
TERMOJENEZİS
Organizmaların ısı oluşumu.
TERMONÜKLEER
Ancak çok yüksek sıcaklıklarda, hafif elementler arasında doğan (çekirdeksel tepkime).
TERMAKOGENEZİS
İlaç etkisiyle vücut sıcaklığının yükselmesi.
TERMOTOLERANT
Sıcaklık değişimlerine uyum gösterebilen.
TERMİKLEŞTİRMEK
Yüksek enerji nötronlarını termik nötron durumuna getirmek için yavaşlatmak.
TERMOELEKTRİK
Isı enerjisi ile elektrik enerjisi arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu.
TERMOMETRİKAL
Termometrik.
TERMOGRAVİMETRİ
Kontrollü ısıtma programına tabi tutulan bir numunenin kütlesinin sıcaklıkla değişiminin ölçüldüğü ve grafiğe geçirildiği bir teknik.
Bu bölümde tanımı içerisinde TERM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞERMEK
Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.
AKKARINCA
Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ARTİSTLİK
Artistin işi. Olduğundan başka türlü görünme, kendini başka türlü gösterme. Artist olma durumu.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AŞIRMAK
Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.
ARIZALANMAK
Arıza yapmak, aksaklık göstermek, bozulmak.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
AKKARINCALAR
Ağız parçaları iyi gelişmiş, iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu, termitler.
AŞAĞILAMAK
Değerinden düşük göstermek. Küçültücü davranışlarda bulunmak, hor görmek.
ACEMİLEŞMEK
Beceriksizlik göstermek.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
APOLET
Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AŞAĞISAMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.
ASABİLEŞMEK
Kızmak, öfkelenmek, sinirlilik belirtileri göstermek, sinirlenmek.