Kelimeler arşivi içinde; başında "teks" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. teks ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu teks ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde teks olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEKSTİLCİLİK
TEKSENMEK, TEKSERMEK, TEKSTİLCİ, TEKSİVRİK
TEKSAKAL, TEKSIRMA
TEKSTÜR, TEKSTİL
TEKSİR, TEKSİM, TEKSOY, TEKSİF, TEKSES, TEKSEN
TEKST
TEKS
TEKS
Bin metre uzunluğundaki tek kat ipliğin kaç gram geldiğini tanımlayan bir ölçü birimi.
TEKSTİLCİ
Tekstil işiyle uğraşan kimse.
TEKSTİLCİLİK
Tekstilci olma durumu.
TEKSİVRİK
1.Cılız (gelişmemiş (ekin için): Sizin arpa teksivrik kalmış. 2.Ekinin yeni bitmiş, yeşermiş durumu : Buğday tarlada teksivrik kalmış. Topraktan yeni çıkan ekin.
TEKSOY
Eşsiz bir soydan gelen kimse.
TEKSTİL
Dokuma. Dokumacılık.
TEKSTÜR
Herhangi bir dokuyu belirleyen kendine özgü yapı, doku örgüsü. Gıda maddelerinde koku, yumuşaklık, kıvam ve benzerleri fiziksel özelliklerin tamamı.
TEKSENMEK
Küsmek, darılmak.
TEKSIRMA
Yazma kenarlarında görülen düz boncuk örgü. (Uluğbeğ Senirkent Isparta).
TEKSİM
Ölünün eşyaları.
TEKSEN
"Sen teksin, eşsizsin" anlamında kullanılan bir isim". Kocaeli kenti, Akçaova bucağına bağlı bir yer.
TEKSİR
Çoğaltma.
TEKSAKAL
Kırlarda yetişen, ince uzun püskül yapraklı, yenilebilir bir çeşit ot.
TEKSES
Tek sıklıklı yalın ses titreşimi.
TEKSİF
Yoğunlaştırma, sıklaştırma, koyulaştırma.
TEKSERMEK
Önermek, öne sürmek. Uygun görmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEKS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇOĞALTMA
Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılmış olan taklidi, reprodüksiyon.
KARTOTEK
Kartlar üstüne işlenmiş bilgilerin düzenli bir dizgeye göre derlenmesi. Bu biçimde derlenmiş kartların saklandığı kutu, dolap vb., kartoteks.
FRİJİDİTE
Kadında cinsel isteksizlik.
KALPLIK
Düzmelik, sahtelik. İş yapma isteksizliği.
DOKUMA
Dokumak işi, tekstil. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Yapı, oluşum. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.
GÜCÜMSEMEK
Bir şeyin yapılmasını güç görmek, bir işi isteksiz yapmak.
GÖNÜLSÜZ
Gönlü olmadan, isteksiz yapılan. Gönlü olmaksızın, istemeyerek.
DESTEKSİZLİK
Desteksiz olma durumu.
ÇOĞALTMAK
Miktarını, sayısını, ölçüsünü artırmak, fazlalaştırmak, ziyadeleştirmek. Çoğaltma makinesi kullanılarak sayısını artırmak, teksir etmek.
KAÇINGANLIK
Geri durma, isteksiz davranma. Kaçıngan olma durumu.
BAĞLAM
Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
DOKUMACILIK
Dokumacının yaptığı iş, dokuyuculuk, tekstil.
ÇEKTİRİCİ
Tekstil imalatında dokunmuş malzemeyi istenilen boy ve ene göre çektiren aracı çalıştıran işçi.
İŞTAHSIZ
Yemek yeme isteği olmayan, boğazsız. İsteksiz.
KIRIKLIK
Kırık olma durumu. Kırgınlık. İsteksizlik, güceniklik, kırgınlık.
ÇEVRE
Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.
İSTEKSİZ
Bir işi yapmaya isteği olmayan, gönülsüz. İsteksizce.
İSTEKSİZLİK
İsteksiz olma durumu.
GÖNÜLSÜZLÜK
Bir işi istemeyerek yapma, isteksizlik.
DİPLOMAT
Dış politikayla uğraşan ve ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kimse. İlişkilerinde kurnaz, becerikli olan. Teksir yapmak için kullanılan bir mumlu kâğıt türü.