TEKS ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "teks" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. teks ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu teks ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde teks olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TEKSTİLCİLİK

9 harfli kelimeler

TEKSENMEK, TEKSERMEK, TEKSTİLCİ, TEKSİVRİK

8 harfli kelimeler

TEKSAKAL, TEKSIRMA

7 harfli kelimeler

TEKSTÜR, TEKSTİL

6 harfli kelimeler

TEKSİR, TEKSİM, TEKSOY, TEKSİF, TEKSES, TEKSEN

5 harfli kelimeler

TEKST

4 harfli kelimeler

TEKS

Bazı kelimelerin anlamları

TEKS

Bin metre uzunluğundaki tek kat ipliğin kaç gram geldiğini tanımlayan bir ölçü birimi.

TEKSTİLCİ

Tekstil işiyle uğraşan kimse.

TEKSTİLCİLİK

Tekstilci olma durumu.

TEKSİVRİK

1.Cılız (gelişmemiş (ekin için): Sizin arpa teksivrik kalmış. 2.Ekinin yeni bitmiş, yeşermiş durumu : Buğday tarlada teksivrik kalmış. Topraktan yeni çıkan ekin.

TEKSOY

Eşsiz bir soydan gelen kimse.

TEKSTİL

Dokuma. Dokumacılık.

TEKSTÜR

Herhangi bir dokuyu belirleyen kendine özgü yapı, doku örgüsü. Gıda maddelerinde koku, yumuşaklık, kıvam ve benzerleri fiziksel özelliklerin tamamı.

TEKSENMEK

Küsmek, darılmak.

TEKSIRMA

Yazma kenarlarında görülen düz boncuk örgü. (Uluğbeğ Senirkent Isparta).

TEKSİM

Ölünün eşyaları.

TEKSEN

"Sen teksin, eşsizsin" anlamında kullanılan bir isim". Kocaeli kenti, Akçaova bucağına bağlı bir yer.

TEKSİR

Çoğaltma.

TEKSAKAL

Kırlarda yetişen, ince uzun püskül yapraklı, yenilebilir bir çeşit ot.

TEKSES

Tek sıklıklı yalın ses titreşimi.

TEKSİF

Yoğunlaştırma, sıklaştırma, koyulaştırma.

TEKSERMEK

Önermek, öne sürmek. Uygun görmek.

  -   -   -  

Anlamında TEKS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEKS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇOĞALTMA

Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılmış olan taklidi, reprodüksiyon.

KARTOTEK

Kartlar üstüne işlenmiş bilgilerin düzenli bir dizgeye göre derlenmesi. Bu biçimde derlenmiş kartların saklandığı kutu, dolap vb., kartoteks.

FRİJİDİTE

Kadında cinsel isteksizlik.

KALPLIK

Düzmelik, sahtelik. İş yapma isteksizliği.

DOKUMA

Dokumak işi, tekstil. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Yapı, oluşum. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.

GÜCÜMSEMEK

Bir şeyin yapılmasını güç görmek, bir işi isteksiz yapmak.

GÖNÜLSÜZ

Gönlü olmadan, isteksiz yapılan. Gönlü olmaksızın, istemeyerek.

DESTEKSİZLİK

Desteksiz olma durumu.

ÇOĞALTMAK

Miktarını, sayısını, ölçüsünü artırmak, fazlalaştırmak, ziyadeleştirmek. Çoğaltma makinesi kullanılarak sayısını artırmak, teksir etmek.

KAÇINGANLIK

Geri durma, isteksiz davranma. Kaçıngan olma durumu.

BAĞLAM

Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

DOKUMACILIK

Dokumacının yaptığı iş, dokuyuculuk, tekstil.

ÇEKTİRİCİ

Tekstil imalatında dokunmuş malzemeyi istenilen boy ve ene göre çektiren aracı çalıştıran işçi.

İŞTAHSIZ

Yemek yeme isteği olmayan, boğazsız. İsteksiz.

KIRIKLIK

Kırık olma durumu. Kırgınlık. İsteksizlik, güceniklik, kırgınlık.

ÇEVRE

Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

İSTEKSİZ

Bir işi yapmaya isteği olmayan, gönülsüz. İsteksizce.

İSTEKSİZLİK

İsteksiz olma durumu.

GÖNÜLSÜZLÜK

Bir işi istemeyerek yapma, isteksizlik.

DİPLOMAT

Dış politikayla uğraşan ve ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kimse. İlişkilerinde kurnaz, becerikli olan. Teksir yapmak için kullanılan bir mumlu kâğıt türü.