Kelimeler arşivi içinde; başında "sıklı" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. sıklı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sıklı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sıklı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SIKLI
Kilitli.
SIKLIKOLÇER
Bir elektriksel salıngaçın ya da bir dalgalı akımın sıklığını ölçen aygıt.
SIKLIK
Sık olma durumu. Ses, dalga vb.nin birim zamandaki titreşim sayısı, frekans. Sıkça geçme, kullanımı sık olma.
Bu bölümde tanımı içerisinde SIKLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYIKLAYICI
Veri tutanaklarını taşıyan delikli kart destelerini ayaklayan elektro-mekanik aygıt. Sıklık ya da evre kiplenimini genlik kiplenimine dönüştüren eksiciksel bir aygıt.
ÇOKEVRELİ
Evreleri birbirine göre kaymış, aynı sıklıkla iki ya da daha çok dalgalı (gerilim).
KESAFET
Çokluk, sıklık. Saydam olmama durumu, bulanıklık. Yoğunluk.
GLİKOZÜRİ
Sıklıkla şeker hastalığında görülen, idrarda glikozun bulunması durumu.
DİSGERMİNOM
Yaşlı köpeklerde ve kimi kurt ırklarında daha sıklıkla ve çoğunlukla tek taraflı görülen, lenf yumruları ve komşu organlara sıklıkla metastaz oluşturan yumurtalık tümörü. Erkeklerdeki testis seminomlarının dişilerdeki karşılığıdır.
ÇİZELGELEME
Sayılara dönüştürülmüş ya da nicelleştirilmiş olan gözlemleri bir dizi ya da sıklık dağılımı oluşturacak biçimde anlamlı kesimler ya da kümeler içinde topluca gösterme.
FREKANS
Sıklık.
ALTGEÇİRİM
Belli bir sınırın altındaki bütün sıklıkların geçirilerek bu sınırın üstündekilerin yok edilmesi.
AYRIBASIKLIK
İki değişkenli sıklık dağılımında değişkenlere ilişkin sıklık dağılımlarının aynı basıklıkta olmaması.
AYIRTAÇ
Bir dalga biçimindeki sıklık veya evre değişmelerini genlik değişmeleri olarak ortaya çıkaran alet.
MODÜLASYON
Bir sesin yayılmasında ortaya çıkan yeğinlik, vurgu, ton değişimlerinden her biri. Bir dalganın genlik, evre ve sıklığının bir yasaya göre zaman içinde farklılaşması. Bir müzik eserinde esas tondan başka bir tona geçiş.
KABIZ
Dışkılama sıklığının azalması veya zor ve ağrılı dışkılama, peklik, kabızlık, ishal karşıtı. Alma. Azrail tarafından ruh teslim alınma, ölme. Kavrama, el ile tutma.
CEPHE
Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.
PAMUKÇUK
Genellikle bebeklerde ağızda, sıklıkla yanak içinde veya dilde görülen bir çeşit mantar hastalığı, beyaz yara.
ANJİYOMİYOLİPOM
Kan damarı, yağ doku ve düz kas dokusunun üremesiyle oluşan, sıklıkla böbreklerde görülen iyicil tümör, anjiyolipoleyomiyom.
AYRILGANLIK
Bir ortamda yayılan çeşitli sıklıkta dalga karışımını oluşturan birleşenlerin yayılma hızları (kırılım imleçleri) değişik olduğu için birbirlerinden ayrılmaları.
BEAGLEKÖPEĞİ
İngiltere'den köken alan, muhtemelen Harrier ile İngiltere'deki diğer tazıların birleştirilmesi sonucu geliştirilmiş, gruplar hâlinde, tek tek veya çiftler hâlinde tavşan, sülün ve bıldırcın avlamak için kullanılmış, ufak yapılı, sağlam bünyeli, vücut hatları köşeli ve çok hareketli, kürkü kısa tüylü, kaygan ve bakımı kolay, rengi kızıl ve beyaz, turuncu ve beyaz, sarı ve beyaz olmak üzere üç renk olabilen, düz ve karışık tüylü olmak üzere tüylerinden ayırt edilebilen iki alt tipi bulunan, gözleri kahverengi ve karakteristik bir yalvaran bakışı olan, nazik, tatlı, hayat dolu, meraklı, sosyal, cesur ve akıllı bir yapıda, en popüler koku alan tazılardan olan, av köpeği ve bekçi köpeği olarak yetiştirilen ayrıca mükemmel bir narkotik arama köpeği ve harika bir aile dostu da olabilen, kimi doğuştan ve kalıtsal hastalıkların sıklıkla görüldüğü ve ufak olduğu için tıbbi deneylerde kullanılan köpek ırkı.
GÜMRAHLIK
Gümrah olma durumu, bolluk, sıklık, gürlük.
DİKLEM
Sıklıkları kümeler ya da değer aralıkları içinde düzenleyen bir dağılımı göstermek üzere kullanılan ve küme sıklıklarını bitişik düşey dikdörtgenlerin alanlarıyla simgeleyen çift eksenli dizge. bk. çubukçizim.
ÜSTÜNE
İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.