Kelimeler arşivi içinde; başında "sure" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. sure ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sure ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sure olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SURETİYLE
SURETBAZ
SURETA
SUREL, SURET
SURE
SURE
Kur'an'ın yüz on dört bölümünden her biri.
SURETİYLE
Yoluyla, biçimiyle.
SUREL
Yaklaşık bir dönümlük arazi, bir duvarlık taraça arazi.
SURET
Görünüş, biçim. Yüz, çehre. Resim, fotoğraf. Yazı ya da resim kopyası, nüsha. İslam felsefesinde, varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü. Biçim, yol, tarz.
SURETA
Görünüşe göre, görünüşte. Yalandan.
SURETBAZ
Eski Türklerde kukla oynatıcısına verilen ad. (Kuk) Eski Türklerde Kukla oynatıcı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SURE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TEFSİR
Yorumlama. Kur'an'ın surelerini açıklayan eser. Yorum. Kur'an'ın surelerini açıklayarak görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama bilimi. Kur'an'ın surelerini açıklayarak görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama.
REZEKSİYON
Sağlam kısımları korumak ve gerekiyorsa o kısımların bağlantısını yeniden kurmak suretiyle bir organın bir parçasını kesip çıkarmak için yapılmış olan cerrahi müdahale.
KOPYA
Bir sanat eserinin veya yazılı bir metnin taklidi, asıl karşıtı. Taklit edilmiş olan. Suret çıkarma işi. Yazılı sınavda gizlice bakmak için hazırlanmış kâğıt. Aynı canlıdan eşeysiz olarak üreyen canlı, klon. Bir sınavda soruları cevaplamak için başka birinden veya yerden gizlice yararlanma.
ABSİDİATÜRLERİ
Çürümüş bitkisel materyalde çoğalmak suretiyle insan, sığır ve laboratuvar hayvanlarında enfeksiyon oluşturan, Mucoraceae ailesinden, doğada yaygın bulunabilen bir cins mantar.
ALUŞGA
Nohutlu et veya tavuk suyuna kuşbaşı büyüklüğünde, yumurta ile yoğrulmuş hamur parçaları konulmak suretiyle yapılan yemek.
OCAK
Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.
ANİSAKİOZİS
Anisakis cinsi nematodların insan ve hayvanlarda neden olduğu enfeksiyon. İnsanlar enfeksiyona parazit larvalarıyla enfekte salmon ve ringa gibi deniz balıkların çiğ veya az pişmiş olarak yemek suretiyle yakalanırlar.
AKIT
Sidik. Çoğu kaynatmak suretiyle akideleşmiş şeker, pekmez, koyu pekmez. Salça. Taş kemer, kubbemsi taş tavan: Tavanları akıt evler soğuk olur.
İHLAS
Temiz sevgi ve yürekten bağlılık. Kur'an surelerinden biri. İbadetlerdeki içtenlik.
NAMAZLIK
Seccade. Namazda okunan kısa sureler. Namaz süresi kadar olan.
ENAM
Yaratılmış bütün canlılar. Halk. İçinde Kur'an'dan bazı ayet ve surelerin bulunduğu dua kitabı.
RADYATÖR
Hava, su veya buharı ısıtmak veya soğutmak suretiyle meydana gelen sıcaklığı veya soğukluğu yayan, böylece ısıtma ve soğutmada kullanılan cihaz. Bağlı bulunduğu motordaki ısı derecesinin yükselmesini önleyen soğutucu.
FRİSA
Tütsüleme suretiyle kurutulmuş ringa balığı.
MEZAMİR
Düdükler. Makamla okunan Zebur sureleri.
FATİHA
Kur'an'ın ilk suresi.
ALASLAMA
Halk dilinde İnsan ve hayvanların çevresinde ateş dolaştırmak suretiyle hastalıklardan korunmasını sağlamak için yapılan işlem.
AĞILA
Gece, kırda yatırılan koyun sürüsünü korumak için yapılan çitle çevrili yer, açık ağıl. Daldırma suretile dikilen bağ çubuğu.
AYET
Kur'an surelerini oluşturan kısımlardan her biri.
YASİN
Kur'an surelerinden biri.
YALANDAN
Gerçek olmayarak, yapmacık bir biçimde, oyun olsun diye, yalancıktan, sureta. Gösteriş olsun diye, özen göstermeden, önem vermeyerek, üstünkörü.