SİN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sin" olan, toplam 360 adet kelime bulunmaktadır. sin ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sin ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

SİNDİRİLEBİLİRLİK

16 harfli kelimeler

SİNEKKAPANGİLLER

15 harfli kelimeler

SİNDİRİLEBİLMEK, SİNEMALAŞTIRMAK, SİNİRKANATLILAR, SİNİRLENEBİLMEK, SİNİRSEKYAPRAĞI

14 harfli kelimeler

SİNANLIBİLALLİ, SİNDİRİLEBİLME, SİNEMALAŞTIRMA, SİNEMASEVERLİK, SİNEMATOGRAFİK, SİNENSEFALOSEL, SİNERADYOGRAFİ, SİNİRLENDİRMEK, SİNİRLENEBİLME, SİNTERLEŞTİRME

13 harfli kelimeler

SİNAPTOBREVİN, SİNCABIMSILAR, SİNDİREBİLMEK, SİNEMATOGRAFİ, SİNİRLENDİRME, SİNİRLİYAPRAK, SİNİRSİLENMEK, SİNSEKYAPRAĞI, SİNYALİZASYON

12 harfli kelimeler

SİNAMALDEHİT, SİNANTROPİZM, SİNAPTOFİZİN, SİNCANSARNIÇ, SİNCAPGİLLER, SİNDAKTİLİZM, SİNDESMOLOJİ, SİNDİREBİLME, SİNEKAĞIRLIK, SİNEKBİTLERİ, SİNEMATOGRAF, SİNERGASİLOZ, SİNERGASİLUS, SİNEYİMİLLET, SİNGİRLENMEK, SİNKONDROZİS

11 harfli kelimeler

SİNDELHÜYÜK, SİNDESMOZİS, SİNDİRİLMEK, SİNEKÇADIRI, SİNEKKANADI, SİNEKLENMEK, SİNEKOLOJİK, SİNEMABİLİM, SİNEMACILIK, SİNEMASEVER, SİNGİLDEMEK, SİNGİRDEMEK, SİNGİRLEMEK, SİNĞİRSİMEK, SİNİLDETMEK, SİNİRLENMEK, SİNİRSİZLİK, SİNKOPASYON, SİNKOROLOJİ, SİNOFTALMUS, SİNORŞİDİZM, SİNSARKOZİS, SİNSİLEŞMEK, SİNTİLASYON, SİNÜZOİTLER

10 harfli kelimeler

SİNANCILAR, SİNANTEKKE, SİNÇİLEMEK, SİNDAKTİLİ, SİNDİRİLME, SİNDİRMEYH, SİNECENLİK, SİNEKÇİLER, SİNEKKAPAN, SİNEKKAYDI, SİNEKKIRAN, SİNEKLEMEK, SİNEKLENME, SİNEKOLOJİ, SİNEKSAVAR, SİNEKYUTAN, SİNEMADIŞI, SİNEMASKOP, SİNEMBİTTİ, SİNGİLEMEK, SİNGULARİS, SİNİEKMEĞİ, SİNİGALINI, SİNİRBİLİM, SİNİRİLMEK, SİNİRLEMEK, SİNİRLENİŞ, SİNİRLENME, SİNİRLİLİK, SİNİRSEMEK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

SİNANDEDE, SİNANGİLİ, SİNANHOCA, SİNANOĞLU, SİNANPAŞA, SİNARTROZ, SİNCAFOLO, SİNÇETMEK, SİNDERLER, SİNDİRMEK, SİNEBİDİK, SİNEKROMİ, SİNEMATEK, SİNEMATİK, SİNERGİZM, SİNERJİST, SİNERJİZM, SİNEROMAN, SİNESTEZİ, SİNGENEİK, SİNGİNLİK, SİNGİNMEK, SİNGULTUS, SİNĞİRMEK, SİNİFENER, SİNİLEMEK, SİNİRLEME, SİNİRLİOT, SİNİRTMEK, SİNLENBEÇ, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

SİNAGRİT, SİNAMEKİ, SİNANGİN, SİNANGÜL, SİNANKÖY, SİNANMAK, SİNANÖZÜ, SİNAPSİN, SİNAPSİS, SİNAPTİK, SİNAVRİT, SİNCİLİP, SİNCİSİZ, SİNCİSÜZ, SİNÇESİZ, SİNÇİSİZ, SİNDELLİ, SİNDİRİM, SİNDİRİŞ, SİNDİRME, SİNEKÇİL, SİNEKÇİN, SİNEKKÖY, SİNEKLER, SİNEKLİK, SİNEMACI, SİNENBEÇ, SİNENMEK, SİNERAMA, SİNEREUS, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

SİNABAR, SİNABAT, SİNAGOG, SİNALJİ, SİNALTI, SİNANLI, SİNAPİN, SİNARİT, SİNBİNÇ, SİNCABİ, SİNEBİT, SİNECAN, SİNECEK, SİNECEN, SİNEKÇİ, SİNEKLİ, SİNELCE, SİNEMİN, SİNERJİ, SİNESİZ, SİNGAMİ, SİNGECE, SİNGEÇE, SİNIHCI, SİNİBAZ, SİNİCEN, SİNİİŞİ, SİNİKLİ, SİNİRCE, SİNİRCİ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

SİNAMA, SİNAPS, SİNARA, SİNARİ, SİNAUC, SİNBİL, SİNCAF, SİNCAN, SİNCAP, SİNCİK, SİNCÜK, SİNÇLİ, SİNDEL, SİNDİK, SİNDİN, SİNECE, SİNEMA, SİNEOL, SİNEŞİ, SİNGEL, SİNGİL, SİNGİN, SİNGİR, SİNĞEK, SİNİCİ, SİNİLE, SİNİZM, SİNKAF, SİNKOP, SİNLİK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

SİNAN, SİNAP, SİNAR, SİNCİ, SİNÇE, SİNÇİ, SİNÇU, SİNDİ, SİNEÇ, SİNEG, SİNEK, SİNEM, SİNER, SİNEŞ, SİNİK, SİNİL, SİNİR, SİNİŞ, SİNİT, SİNLE, SİNME, SİNNE, SİNNİ, SİNOP, SİNOR, SİNSE, SİNSİ, SİNUR, SİNUS, SİNÜS

4 harfli kelimeler

SİNA, SİNÇ, SİNE, SİNİ

3 harfli kelimeler

SİN

Bazı kelimelerin anlamları

SİN

Ölü gömülen yer, gömüt, mezar, kabir, metfen, makber. Yaş (I).

SİNDİRİLEBİLİRLİK

Gübre miktarının tüketilen yem miktarına bölünmesiyle bulunan, bir yemin veya besin maddesinin tüketildikten sonra vücutta tutulan kısmı, hazmolabilirlik, hazmolma oranı, sindirim derecesi.

SİNEMATOGRAFİK

Sinemaya ilişkin, sinemayla ilgili.

SİNİRLENDİRMEK

Sinirlenmesine sebep olmak.

SİNDİRİLEBİLMEK

Sindirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SİNİRSEKYAPRAĞI

Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.

SİNİRLENEBİLMEK

Sinirlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SİNANLIBİLALLİ

Kocaeli kenti, Kaymaz nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

SİNENSEFALOSEL

Etrafındaki doku kısımlarına yapışık olan ensefalosel.

SİNERADYOGRAFİ

Fluoresan ekrandaki görüntünün sinema şeridi gibi seri halde fotoğraflarının alınması.

SİNEMALAŞTIRMA

Sinemalaştırmak işi.

SİNİRKANATLILAR

İki çift ve zarsı kanatları incecik sinir telleriyle örülmüş, yumuşak vücutlu böcekler topluluğu. (Karıncaaslanı, bu dizinin pek bilinen türlerindendir.). (Neuroptera), iyi bilinen türüdür.

SİNEMALAŞTIRMAK

Sinema durumuna getirmek.

SİNDİRİLEBİLME

Sindirilebilmek işi.

SİNEMASEVERLİK

Sinemasever olma durumu.

SİNEKKAPANGİLLER

Sıcak ve ılıman bölgelerde, özellikle bataklıklarda böcekle beslenen bitkileri içine alan bir bitki familyası. Omurgalı hayvanlardan çeşitli ötücü kuşları içine alan bir kuş familyası.

  -   -   -  

Anlamında SİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

ADİLEŞTİRMEK

Adileşmesine yol açmak.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

ADAMCIK

Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.

ADAMCAĞIZ

Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

ADCI

Adcılık öğretisine bağlı (kimse), isimci.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

ACEMİCE

Toyca, beceriksizce, acemicesine.

ADLANMAK

Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.