Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sel" olan, toplam 269 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KOLANJİYOHÜCRESEL
RADYOELEKTRİKSEL, MENİNGOMİYELOSEL, MİYELOMENİNGOSEL
FİBRİNOHÜCRESEL, HİDROMENİNGOSEL, IŞIKELEKTRİKSEL
DİYAFRAMATOSEL, HEPATOHÜCRESEL, SİNENSEFALOSEL
IŞIMÜRETİMSEL, İSTATİSTİKSEL, METALBİLİMSEL, TEKÖZDECİKSEL
ARİTMETİKSEL, MATEMATİKSEL, MECAZIMÜRSEL, DESKEMETOSEL, EĞİTBİLİMSEL, YARIDENEMSEL
ÇEKİRDEKSEL, SİLİNDİRSEL, CİNSGÜDÜSEL, ELEŞTİRİSEL, ENSEFALOSEL, KERAFİLOSEL, RUHDEVİMSEL, SÖZLEŞİMSEL, SPERMATOSEL, YERÇEKİMSEL
DARBIMESEL, EYTİŞİMSEL, GELENEKSEL, GİRİŞİMSEL, GÖRENEKSEL, KARAMÜRSEL, VİYOLONSEL, YÖNETİMSEL, İRADIMESEL, SAĞTÖRESEL, AKADEMİSEL, BİREŞİMSEL, DENEYİMSEL, DERMATOSEL, GALAKTOSEL, GÖRÜNGÜSEL, GÖRÜNTÜSEL, HİSTEROSEL, İŞLETİMSEL, İŞLEYİMSEL, KADIMÜRSEL, KARDİYOSEL, MENİNGOSEL, ÖZDEVİMSEL, PİTYALOSEL, PNÖMOTOSEL, ÜRETEROSEL
ÇEVRİMSEL, DÜZLEMSEL, EĞİTİMSEL, İÇGÜDÜSEL, İLİNEKSEL, MESLEKSEL, MEVSİMSEL, ÜRETİMSEL, AKTÖRESEL, ANTEROSEL, BELLEKSEL, BLASTOSEL, DÜŞLEMSEL, EPİPLOSEL, HEMATOSEL, HEPYÜKSEL, KERATOSEL, KRANYOSEL, MİYELOSEL, ODONTOSEL, OMFALOSEL, SİYALOSEL, SKROTOSEL, TEZGENSEL, VAJİNOSEL, VARİKOSEL
ABECESEL, BEDENSEL, BELGESEL, BETİMSEL, BEYİNSEL, BİÇİMSEL, BİLİMSEL, BİLİŞSEL, BİREYSEL, BİTKİSEL, BÖLGESEL, BÖLÜMSEL, BÜTÜNSEL, CEBİRSEL, ÇEVRESEL, ÇİZGİSEL, ÇÖZÜMSEL, DAİRESEL, DENEYSEL, DEVİMSEL, DİRİKSEL, DİRİMSEL, DİZGESEL, DÜŞÜNSEL, DÜZGÜSEL, EŞLEKSEL, EVRENSEL, FİZİKSEL, GİZEMSEL, GÖREVSEL, Devamını Oku »»
BÜYÜSEL, DİŞİSEL, EDİMSEL, EĞİTSEL, EREKSEL, EŞEYSEL, EZGİSEL, HELİSEL, İLKESEL, İMGESEL, İŞİTSEL, KENTSEL, KİŞİSEL, KÜRESEL, ŞİİRSEL, TÖRESEL, ÜLKESEL, ÜLKÜSEL, ÜREMSEL, YÖRESEL, AKARSEL, DİNÇSEL, DURUSEL, EDİNSEL, ESKİSEL, FİLMSEL, FOTOSEL, GONOSEL, HURİSEL, İNCİSEL, Devamını Oku »»
CİNSEL, DİLSEL, DİNSEL, DÜŞSEL, GÖKSEL, GÖRSEL, KÖKSEL, PARSEL, TİNSEL, YERSEL, BESSEL, BİRSEL, BİSSEL, CANSEL, EGESEL, GENSEL, GÜÇSEL, GÜLSEL, GÜNSEL, GÜRSEL, HIRSEL, HOŞSEL, HÜRSEL, İLKSEL, KARSEL, KAYSEL, KEBSEL, KEPSEL, MAHSEL, MÜRSEL, Devamını Oku »»
İÇSEL, KESEL, MESEL, MİSEL, ÖNSEL, ÖZSEL, AKSEL, AYSEL, BİSEL, EFSEL, EMSEL, ENSEL, ERSEL, ETSEL, EVSEL, NESEL, ÖRSEL, PİSEL, UYSEL, ÜNSEL
SEL
SEL
Sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını. Etki ve iz bırakan güçlü durum veya davranış. Yoğunluk. Hareket hâlindeki büyük kalabalık, yığın.
SİNENSEFALOSEL
Etrafındaki doku kısımlarına yapışık olan ensefalosel.
İSTATİSTİKSEL
İstatistiğe dayanan, sayımlamalı, istatistiki.
ARİTMETİKSEL
Aritmetik ile ilgili.
MENİNGOMİYELOSEL
Omurilik ve zarlarının bir kese içerisinde bulunması.
IŞIKELEKTRİKSEL
Işıkelektrik özelliği taşıyan.
HEPATOHÜCRESEL
Karaciğer hücrelerini etkileyen veya karaciğer hücrelerine ait, hepatosellüler.
RADYOELEKTRİKSEL
Radyoelektriğe ilişkin.
METALBİLİMSEL
Metalbilime özgü olan.
IŞIMÜRETİMSEL
Işımetkin parçalanma sanıucu oluşan (ışınımlar).
MİYELOMENİNGOSEL
Omuriliğin ve onu çevreleyen zarların omurgadaki bir kusurdan dışarıya doğru fıtıklaşması.
FİBRİNOHÜCRESEL
Fibrin ve hücrelerden yapılmış.
TEKÖZDECİKSEL
Bir tepkimenin, özdecik çarpışmaları olmadan tek bir özdeciğin ayrışması, dönüşmesi biçiminde oluşuyla ilgili.
DİYAFRAMATOSEL
Diyafram fıtkı ve diyaframdaki yırtık nedeniyle karın boşluğundaki organların göğüs boşluğuna geçmesi.
HİDROMENİNGOSEL
Kafatası üzerindeki bir açıklıktan beyin zarlarının veya omurga üzerindeki bir açıklıktan omurilik zarlarının beyin-omurilik sıvısıyla dolu kese biçiminde dışarı taşması.
KOLANJİYOHÜCRESEL
Safra kanallarına ait, onlarla ilişkili veya ilişkin.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKICILIK
Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.
AHLAKİ
Ahlaka uygun, ahlakla ilgili, aktöresel, sağtöresel.
AKLISELİMLİK
Aklıselim olma durumu.
ALOTROPİ
Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
AKADEMİK
Akademi ile ilgili olan. Bilimsel niteliği olan.
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
AKTÜEL
Güncel. Edimsel.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
ALFABETİK
Alfabe sırasına göre dizilmiş, abecesel.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
ALÇAKÇA
Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.
AĞMAK
Sarkmak, aşağıya inmek. Yük vb. şeyler bir yana eğilmek. Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.
AKTÜALİZM
Edimselcilik. Kuvveden fiile geçmiş olan hâl.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.